Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Mart, 2022 11:40 tarihinde yayınlandı
0

KTSO’da Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi Kurulacak

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği UYUM Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi tarafından 3-4 Mart 2022 tarihlerinde TOBB Sosyal Tesislerde işbirliği yapılan oda/borsaların Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezlerinde görev yapan ve yapacak oda personellerine yönelik eğitim gerçekleşti.

Eğitimde; Arabuluculuk, Arabuluculuk Kanunu, Müzakere, MED-ARB, TOBBUYUM Arabuluculuk-Tahkim Yazılımı ve Sekretaryanın Çalışma Prensipleri konuları anlatıldı.

TOBB UYUM Yönetim Kurulu Başkanı ve TBMM Eski Meclis Başkanı Cemil Çiçek katılımcılarla arabuluculuk ve uyuşmazlık konusundaki görüşlerini paylaştı ve soruları yanıtladı. Çiçek, “Arabuluculuk bizim kültürümüzde var olan, büyüklerin, akil kişilerin insanların arasındaki sorunlara hakemlik ederek tatlıya bağladığı yakından tanıdığımız bir yöntemdir, yalnız hukuk ve sosyal yaşam içinde kurumsallaşması yeni adımlardır” yorumunda bulundu.

Türkiye’deki akredite merkezler tüm dünyaya arabuluculuk desteği sağlayacak

TOBB Uyum Genel Müdürü Dr. Onur Yüksel ise uluslararası arabuluculuk alanında Türkiye’nin bir merkeze dönüşeceğini ve Singapur Konvansiyonu kapsamında dünyanın dört yanından şirketlerin arabuluculuk çözümleri için Türkiye’deki akredite merkezlere geleceğini belirtti.

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası  Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mescier, Karabük TSO Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi’nin kurulması için sözleşme imzalandığını belirterek şu sözlere yer verdi,

‘’Üyelerimizin ticari uyuşmazlıklarını, işçi-işveren sorunlarını, uzman hakemler ile tahkim çözümlerini sağlamak ve dava açılmasına gerek kalmadan hızlı, güven tesis eden, etkili kurumsal çözümler için Karabük TSO Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi’ni kurmaya karar verdik. Çalışma arkadaşlarımız gereken ön bilgilendirme seminerlerine TOBB UYUM Merkezi’nde katıldılar ve açılacak eğitimler için hazırlıklarına başladılar. Yeni binamıza geçer geçmez merkezimiz için gereken fiziksel ortam oluşturulacak ve gereken detaylı çalışmalar başlayacak.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin