Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
02 Nisan, 2019 13:54 tarihinde yayınlandı
0

KTSO Başkanı Mescier, seçilen Başkanları kutladı

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mescier 31 Mart Yerel seçimlerinde sonrasında seçimi kazanan tüm Başkan adaylarını kutladı.

Türk demokrasi tarihi açısından önemli bir adımı daha, başarılı bir şekilde geri bırakmanın haklı onurunu yaşamaktayız diyen Mescier “Her zaman olduğu gibi, bu güzel seçim atmosferinin yine kazananı milletimiz ve demokrasimiz olmuştur. Bu vesileyle başta Sayın Rafet Vergili olmak üzere seçimleri kazanarak belediye başkanlığı görevine gelen başkanlarımızı ayrı ayrı tebrik ederim.

Tüm başkanlarımızın Karabük’ümüze güzel hizmetlerde bulunacaklarına dair inancım tamdır. İl ve belediye meclis üyeliklerini kazanan kıymetli hemşerilerimi de ayrıca tebrik eder, görevlerinde başarılar dilerim. Köy ve mahalle yönetimlerine seçilen değerli muhtar ve azalarımızı da tebrik eder, onlara da yeni görevlerinde muvaffakiyetler temenni ederim. İş dünyası olarak istikrardan ve büyüyen Türkiye’den yana olmak bizim için vazgeçilmez bir düsturdur.

Bu nedenle yeni seçim sonuçlarıyla birlikte Türkiye’nin istikrarlı bir şekilde büyümeye devam edeceğine ve milli gelirini de sürekli arttıracağına dair şüphemiz yoktur. Belirsizlik ortamının dağılması ve piyasaların rahatlamasıyla birlikte ülke ekonomisinin hızlı bir şekilde canlanacağını ümit ekmekteyiz. Bu ümit ve arzuyla seçim sonuçlarının aziz milletimize, ülkemize ve şehrimize hayırlar getirmesini temenni ederim” dedi

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin