Reklam
Reklam

Köse’den Sarı’ya Sert Cevap

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Ekim, 2021 12:28 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, AK Parti Safranbolu İlçe Başkanı Av. Mehmet Sarı’nın açıklamasına sert cevap verdi.

Hayırsever iş insanı Recep Özçelik tarafından Fen Lisesi yapılması konusuna “Safranbolu Belediyesi olarak biz talibiz” açıklaması yapan Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’ye AK Parti Safranbolu İlçe Başkanı Mehmet Sarı, sosyal medya hesabından “Samimiysen Safranbolu’ya özürlüler için Anaokulu yaptırmak isteyen Safranbolulu hayır sever iş insanına belediyenin arsasını tahsis etmeni bekliyoruz” şeklinde açıklama yapmıştı.

Başkan Elif Köse AK Parti Safranbolu İlçe Başkanı Mehmet Sarı’nın bu açıklamasına sert bir dille cevap vererek, “Biz kimseyi, ötekileştirmeden, siyasi hizipçilik yapmadan hizmetimize devam ediyoruz.” dedi.

Başkan Köse, şunları söyledi:

“Geçtiğimiz günlerde hayırsever iş insanı Sayın Recep Özçelik’in, fen lisesi yaptırma isteğine karşı, belediye olarak alternatif bir yaklaşım getirdik. Buradaki amacımız, siyasetin dışında elbirliğiyle bu hizmeti şehrimize kazandırma düşüncesiydi. Ancak bir siyasi partinin, anlam veremediğimiz ithamlarıyla karşılaştık. Meseleyi polemik haline getirmek istemediğimiz için, konuyu son kez açıklama gereği duyduk.

Öncelikle, mevzuat gereği; Karabük il merkezinde ikinci bir fen lisesinin yapılması güç olduğu için, en yakınımızdaki Kastamonu örneğinden de yola çıkarak fen lisesinin Safranbolu’da yapılması için öneride bulunduk. Bu öneride bulunurken, milletvekillerimizin desteği, bakanlığın izni ve yatırımcımızın da kabul etmesi durumunda ilimizdeki ikinci fen lisesinin kurulması için Safranbolu Belediyesi olarak her türlü fedakârlığı yapmaya hazır olduğumuzu belirttik. Bu önerimizi yineliyoruz. Bunu söylerken de hiçbir siyasi maksat gütmeden, milletvekillerimiz ve Safranbolu Kaymakamlığı ile birlikte paydaş olmak istiyoruz. Mümkün olur da proje gerçekleşirse, hem ilimiz ve ilçemiz bir fen lisesi kazanmış olur hem de hayırsever vatandaşımızın dileği gerçek olur diye düşünmekteyiz.

Gerçeğin saptırılması suretiyle yansıtılan ikinci bir konuya da şu şekilde açıklama getirmek istiyoruz. Safranbolu’daki bir hayırseverin Arslanlar mevkiindeki arsamıza eğitim kurumu yapma projesi. Belediye olarak, bu projenin gerçekleştirilmesine asla karşı değiliz.                   Anlayamadığımız konu ise, yatırımın belediyemiz mülkiyetindeyken de gerçekleşmesi mümkünken (belediyemizce taşınmazın tahsisi de bu yollardan birisidir), taşınmazın ısrarla belediye mülkiyetinden çıkarılması talebidir. Taşınmaz, imar planında Temel Eğitim Öncesi Öğretim Alanı olarak gözükmektedir ve taşınmazın “eğitim binası yapılması için Safranbolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü adına bedelsiz olarak devri” istenmektedir. Üstelik belediyemize gelen talepte; eğitim binasının türü hakkında herhangi bir bilgi olmadığı gibi, mevzuat gereği olması gereken avan projeye de yer verilmemiştir.

Safranbolu Belediyesi’nin de hayırsever vatandaşımızın istediği hizmeti verebilecek bir kamu kurumu olduğu unutulmamalıdır. Bu hizmeti veren pek çok belediye de mevcuttur. Nitelik ve içerik bakımından aynı olacak hizmetin; taşınmazın mülkiyetinin belediyemizde kalarak belediyemiz tarafından sunulmasının yaratacağı farkı anlayamamaktayız. Meclisimiz ve komisyonlarımız konuyu belirttiğimiz açılardan değerlendirmektedir.

Mesele şayet samimi olmaksa, samimiyetimiz açık ve net bir şekilde ortadadır. Eğer mesele Cumhuriyet Halk Partili belediyeyi devre dışı bırakmaksa, kimin samimi olduğunu kimin siyaset yaptığını halkımızın takdirine bırakıyoruz. Yine “Eğitim seviyesi arttıkça maalesef bizim oyumuz azalıyor.” diyen bir partinin, eğitimle alakalı maksatlı eleştirilerini de halkımızın en iyi şekilde değerlendireceğini düşünüyoruz.

Göreve ilk geldiğimiz günden beri vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım yapmadan, kimseyi ötekileştirmeden, siyasi hizipçilik yapmadan, polemiğe girmeden ve mazeret üretmeden vatandaşlarımıza hizmet için çalıştığımızı ve görevimize bu şekilde devam edeceğimizi bilmenizi istiyoruz.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin

Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı

meyvelerin en buyuk dusmanina samsunda savas acildi LA4t5gzX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Haziran, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.

Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.

Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.

Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”

Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.

Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin