Köse: “Bu yıl yarışmalara rekor katılım bekliyoruz”
Safranbolu ilçesinde her yıl ‘Kültürel Miras ve Korumacılık’ ana temasıyla düzenlenen 20. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film ve Fotoğraf Yarışması'na başvurular Temmuz ayında başlıyor.
Festival Komitesi bu yıl ‘safran’ yan temasıyla 25-28 Eylül tarihlerinde Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali kapsamında yapılacak olan festival çerçevesinde, amatör ve profesyonel dallardaki belgesel ve fotoğraf yarışmasının hazırlıklarını hızlı bir şekilde sürdürüyor.
Safranbolu Belediyesi ve Festival Komitesi Başkanı Elif Köse, yaptığı açıklamada, yarışmaya başvuruların temmuz itibarıyla başlayacağını söyledi.
Yarışmaya her yıl ulusal ve uluslararası düzeyde çok değerli yönetmenlerin çok sayıda eserle katıldığını ifade eden Başkan Köse, "Bu yıl da katılımın yoğun olmasını bekliyoruz. Alanında uzman ve çok değerli jüri üyelerimiz gelen eserler çok büyük bir titizlikle değerlendirilecek. Malumunuz, yarışmalarımızı 'Kültürel Miras ve Korumacılık' temasıyla yapıyoruz. Bundaki amacımız özelde Safranbolu, genelde Türkiye'de bulunan kültürel değerlerin geleceğe miras olarak taşınması” dedi.
Köse, Safranbolu’da 20 yıldır yapılan yarışmalar sayesinde ülke için çok değerli bir arşiv oluştuğunu ifade ederken, "Özellikle bu yıl yarışmalara rekor katılım bekliyoruz. Yarışmaya katılmak isteyenler resmi internet sitemizi takip edebilirler. Buradan gerekli duyuruları yapacağız. Her festivalde olduğu gibi bu festivalde de hem ilçemiz hem de ülkemiz kültürel değer açısından büyük kazanımlar elde edecek." değerlendirmesinde bulundu.
İğneada ve Gürcistan açıklarındaki hamsi avı beklentileri karşılamayınca balıkçılar erken paydos etti
Türkiye’nin İğneada açıklarında ve Gürcistan sularındaki hamsi avından beklenen verimi alamayan tekneler yavaş yavaş balık av sezonuna veda ediyor.
Balıkçılar, bu bölgelerde görülen hamsinin de umut verici olmadığını belirtirken, genel tabloya bakıldığında Karadeniz’in birçok noktasında durumun benzer olduğunu vurguluyor.
Balıkçılar, günlük 100-150 kasa civarında bir av yapılabilmesi hâlinde balık av sezonunun biteceği 15 Nisan 2026 tarihine kadar denizde kalabileceklerini ancak bu miktarın maliyeti karşılamaması durumunda avlanmanın sürdürülebilir olmadığını dile getiriyor. Şu anda tekneler ağırlıklı olarak istavrit avına yönelirken, bazı teknelerde şimdiden karaya çekerek bir sonraki balık sezonu için hazırlıklarına başladı.
Tekne sahiplerinden Bilal Bozoklu şu an ağırlıklı olarak istavrit avladıklarını belirterek "Hamsi yok diyebiliriz. İğneada taraflarında kendini gösterdi ancak orada da çok iç açıcı bir durum yok. Olan hamsi Gürcistan’da; orada da durum pek parlak değil. Dolayısıyla Gürcistan taraflarında da yoğun bir hamsi avı söz konusu değil. Kısacası her yer aynı durumda. Bundan sonra günlük 100-150 kasa civarında av yapabilirsek sezon sonuna kadar denizde kalabiliriz ancak maliyeti kurtarmadığı sürece denize açılmamız mümkün değil. Şu anda ağırlıklı olarak istavrit avlıyoruz. Eskilerin deyimiyle, denizde zaman zaman kısır dönemler yaşandığına dair söylemler olurdu. Nitekim iyi geçen sezonlar da oldu. Örneğin bir önceki sezonda palamut çoktu, bu sezon ise hamsi vardı ancak değerini bulmadı. Hamsi kış sezonunda olsaydı ve 300-500 kasa avlayabilseydik belki bir şeyler kazanabilirdik. Ancak herkes aynı anda avladığında hamsi ucuz fiyata gidiyor. Piyasaya fazla hamsi girmesi, tekne açısından pek kurtarıcı olmuyor. Şu anda tekneler genellikle İğneada ve Marmara Denizi’nde avlanıyor. Doğu Karadeniz’de ise çok fazla tekne yok; olanlar da bizim gibi günü kurtarmaya çalışıyor. 1,5-2 ay sonra tekneler karaya çekilmeye başlar. Şu an itibarıyla karaya çekilen tekneler de var" diye konuştu.
Deniz dibindeki kirlilik ağları parçalıyor
Deniz dibindeki demir parçaları ve çöplerin ağlara zarar verdiğini belirten Bozoklu, "Denize ağ attığımızda dipteki bir cisim nedeniyle ağlarımız yırtıldı. Balıkçı deyimiyle iki, iki buçuk boy (Yaklaşık 275 metre) kadar ağımız zarar gördü. Denizin güzelliği olduğu kadar çilesi de var. Bu durum sadece dipteki cisimlerden değil, akıntıdan da kaynaklanabiliyor. Denizde çöp var, denizin altında ciddi miktarda atık bulunuyor. Özellikle Trabzon çevresinde bu sorun daha fazla görülüyor" dedi.
Kaptan yardımcısı Harun Yılmaz ise yırtılan ağları tamir ettiklerini kaydederek "Sezon, hamsi açısından verimli geçti ancak fiyatlar oldukça düşük kaldı. Bu nedenle bolluk yaşanmasına rağmen ekonomik anlamda beklentiyi karşılamadı. Şu sıralar ağırlıklı olarak istavrit avcılığı yapıyoruz. Genellikle Eynesil ile Of arasındaki bölgede avlanıyoruz. Şu anda hamsi avı yok; İğneada’da zaman zaman görülüyor ancak orada da süreklilik göstermiyor. Şu an ağ tamiriyle uğraşıyoruz. Ağlarımızın büyük gemilerin çapaları nedeniyle yırtıldığını düşünüyoruz. İki boy ağımız zarar gördü. Ayrıca denizden çöp de çıkıyor; özellikle Beşirli tarafında bu durum daha fazla görülüyor" diye konuştu.