Reklam
Reklam
1111
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Mart, 2025 13:42 tarihinde yayınlandı
0

“Korumanın başkenti” Safranbolu’daki otellerde doluluk yüzde 100’e ulaştı

UNESCO Dünya Miras Listesi ile Cittaslow kategorisinde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesindeki otellerin doluluk oranı Ramazan Bayramında yüzde 100’e ulaştı.

“Korumanın başkenti” gibi unvanlarla anılan Safranbolu, 18. ve 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl başlarında yapılan evleri ve Arnavut kaldırımlarıyla misafirlerine tarihte yolculuğa çıkaracak.

Türkiye’deki yaklaşık 50 bin kültür ve tabiat varlığının bin 125’ini bünyesinde barındıran Osmanlı kenti, Cinci Han ve Hamam, Kent Tarihi Müzesi, Saat Kulesi, İzzet Mehmet Paşa ve Köprülü Mehmet Paşa camileri, Hıdırlık Tepesi, Cem Seyir Terası, İncekaya Su Kemeri ve kanyonu gibi yapılarıyla misafirlerine keyifli bir Ramazan Bayramı tatili sunacak.

Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği (SAFTİD) Başkanı Şebnem Urgancıoğlu, İhlas Haber Ajansı(İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, tarihi ilçedeki otellerde doluluk oranının Ramazan Bayramında yüzde 100’e ulaştığını belirtti.

“Bildiğiniz gibi ilkbahar ve sonbahar zaten bizim yüksek sezonumuz” diyen Urgancıoğlu, “Dolayısıyla dolu olması da çok normal. Çünkü bayramla birlikte Safranbolu’da da sezonun başlangıcı olmuş oluyor. Dolayısıyla güzel ve yoğun bir bayram bizleri bekliyor inşallah” ifadelerini kullandı.

Bayramların uzun periyotlarda olmamasının Safranbolu için önemli olduğunun altını çizen Urgancıoğlu, “Çünkü uzun periyotlarda periyodu bölmek birazcık daha zor oluyor. Arada boşluklar kalabiliyor fakat bu tip bayramlar her zaman Safranbolu için çok faydalı bayramlar. Aynı zamanda dediğim gibi ilkbahar olması yani daha deniz sezonu açılmadı. Dolayısıyla hareketin biz gibi noktalara her yerden kolay ulaşılabilir tarihi kentlere ve kültür turizme kayması da tabii ki son derece normal. Dolayısıyla biz yüzde yüz dolulukla bir bayram daha geçireceğiz. Bu bayramla birlikte sezonumuzu da açmış olacağız” diye konuştu.
Safranbolu Belediyesi’nin karşılama merkezinin bayramda ilk kez hizmet vereceğini ifade eden Urgancıoğlu, “Bu anlamda otobüsler tarihi çarşıya girmeyecek ve o kaosu inşallah yaşamayacağız Konuklarımızı, işletmecilerimizi yapılan bu düzenlemelerle ilgili de bilgilendireceğiz ki bir karışıklık ve sorun yaşamayalım. Ben sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum. Çünkü oldukça güzel bir düzenleme yapıldı. Aynı zamanda tarihi çarşıda yine işgaliyeler noktasında bir takım düzenlemeler yapıldı. Güvenlikle ilgili de tüm önlemler ve denetimler tamamlandı”
dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin