Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Ağustos, 2023 11:21 tarihinde yayınlandı
0

“Konut satışlarını kredi oranı engelliyor”

Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 16,1’e kadar geriledi. Ev alamayan tüketiciler kiralık konuta yöneldi. Kiralık konutta hem talep hem de fiyatlar artmaya devam ediyor” dedi.

Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 16,1’e kadar geriledi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, “3 yıl önce toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 57 iken, artık kredi ile ev almak hayal oldu. Konut satışları Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,1 azalırken, aynı dönemde de ipotekli konut satışları yüzde 28,6 azaldı. Gerçek ihtiyacı olanlara yönelik konut kredileri erişim seviyeye tekrar çekilmeli, hatta kur korumalı mevduatlardan konuta dönüşümlere ek destekler sağlanmalı” dedi.

“3 milyona 90 bin TL aylık taksit”
Özelmacıklı, “Örneğin 1. el bir konut almak isteyen tüketici değeri 5 milyonu geçen bir taşınmaz için azami 3 milyon kredi kullanabiliyor. Lakin bu kişinin aylık yüzde 2.9 faiz oranı ile 120 ay kredi için aylık yaklaşık 90 bin TL taksit ödemesi gerekiyor. Bu ödemelerin artık orta gelirliler için de mümkün olamadığını görüyoruz. Bizlerin daha kalıcı mortgage sistemlerine ihtiyacımız var. İlk evini alanlar için artan ödeme modelli daha uzun vadeli kalıcı finansal modeller kurgulamamız gerekiyor” dedi.

“Kiralar tutulamıyor”
Yoğunlaşan evlilikler, deprem sonrası güvenli konut ihtiyacı, kentsel dönüşüm gibi birçok nedenle kiralık daire ihtiyacının artmaya devam ettiğini ifade eden Özelmacıklı, “Kiralık konutlar birçok ilimizde yüzde 100 ile yüzde 200 oranında artış gösterdi. Mal sahiplerinin birçoğu da özellikle kira sınırlaması nedeniyle taşınmazlarını kiraya vermek istemiyor. Zaten eski kiracılar ile yeni kiracılar arasındaki fark o kadar arttı ki bazı bölgelerde 5-6 kat kira farkı oluştu. Kira sınırlaması piyasaları alt üst etti” dedi.

“Arsa ve arazi yatırımcının tercihi”
Konut alamayan gayrimenkul yatırımcısının arsa ve araziye yöneldiğini ifade eden Özelmacıklı, “2023 yılının ilk 7 ayında toplam satışlar 1 milyon 600 bin seviyesine ulaştı. Bunun yaklaşık 700 binin konut olduğunu değerlendirirsek, 900 bine yakın satış ise konut dışı gayrimenkul türlerinde gerçekleşti. Bu kapsamda vatandaş pandemi ve deprem gibi afetler sonrasında alternatif bir yaşam alanı aramaya devam ediyor. Temsilcilerimizde yoğun bir şekilde arsa ve arazi talebi alıyoruz” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
yegitek genel muduru canli yapay zeka ogretmenlerin yerini almayacak ama rolleri degisecek cr9zhZW5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

YEĞİTEK Genel Müdürü Canlı: “Yapay zeka öğretmenlerin yerini almayacak ama rolleri değişecek”

Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Genel Müdürü Mustafa Canlı, yapay zekanın dünyada ve Türkiye’de öğretmenlerin yerini almayacağını fakat öğretmenlerin rolünün rehberliğe doğru evrileceğini belirterek, “Bakanlık olarak yapay zeka araçlarını geliştirdik ve bir kaç tanesini öğretmelerimize önümüzdeki aylarda açacağız” dedi.

Kastamonu Valiliği, Kastamonu Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde “Eğitimde Dijital Dönüşüm ve Gelecek Dijital Yetkinlik” çalıştayı düzenlendi. KUZKA Konferans Salonundaki çalıştayda konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü (YEĞİTEK) Genel Müdürü Mustafa Canlı, Kahramanmaraş’ta yaşanan olayın bu konuyla ilişkili olduğunu anlattı.

Eğitim tüm dünyada dönüşürken Türkiye’nin bunun en yakın takipçilerinden olduğunu kaydeden Canlı, “Bizim lise çağındaki çocuklarımızın bir kısmı liseyi bırakıyor, yüksek öğretime kayıtlar azaldı. Artık dünya genelinde bir diplomanın bir işe, bir mesleğe, bir gelire eşit olmadığı bir dönemdeyiz. Kişiler burada bireysel gelişimleri için her tür konuyu, kapıyı zorluyor” dedi.

Merkezi eğitim sisteminin çok önemli bir avantaj olduğunu söyleyen Canlı, “Bütün okullar merkeze bağlı. Bütün öğretmenlerimiz merkezi platformları kullanabiliyor. Bütün teknolojiler merkezden sağlanıyor. Bunu biz Türkiye’de çok ağır hissetmedik ama dünyaya gittiğimizde anlattığımızda öyle bir başarı hikayesi oluyor. Pandemide bizimle beraber tüm dünyada okullar kapandı. Biz, 2 ay içerisinde EBA’dan canlı ders kabiliyetini geliştirdik. Günde 3 milyon canlı ders sunum kapasitesine çıktık. TRT’de 3 kanal açtık. Günde 24 saat yayın akışında öğretmenlerimiz ders işleme videolarını stüdyolarda çekip yayınlamaya başladı. İşin doğrusu pandemi sürecinde öğrenme kayıpları en az olan bir kaç ülke arasındayız. Çünkü diğer ülkelerde okullar belediyeye, valiliğe, eyalete bağlı. Müfredatları farklı, alt yapıları yok. Öğretmenlerin kullanacağı dijital araçlara yönelik merkezi bir öğretim alt yapı sistemleri yok, veri tabanları yok. Hepsi farklı teknoloji kullanıyor. Pandemi dönemini dünyada öncü olarak götürdük. Burada dijital teknolojileri, eğitimde etkin, faydalı kullanılabildiğini de daha net görmüş olduk” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka öğretmenlerin yerini almayacak ama rolleri değişecek”

Yapay zekanın eğitimde kullanımına değinen Canlı, “Biz de bakanlık olarak yapay zeka araçlarını geliştirdik, geliştiriyoruz ve önümüzdeki aylarda öğretmenlerimize bir kaç tanesini duyuracağız, açacağız ve kullanımına vereceğiz. Ama yapay zeka ile ilgili en temel tartışma öğretmenin yerini alacak mı, sorusu. Dünyada da Türkiye’de de herkes diyor ki ‘hayır’ ama öğretmenin rolü bir rehber rolüne doğru evrilecek. Öğrencinin, öğrenme sürecinin bireyselleşebildiği bir alanda öğretmenin rolü, öğrencinin o teknolojiyi, o araçları doğru, etik bir şekilde kullanması, risklerini bilmesi, oradan gelen sonuçları eleştirel yaklaşabilmesi, oradan aldığı bilgilerle sadece bir işin gerçekleştirmesi değil, orada zihinsel tembelleşme sürecine engel olarak bu araçları öğrenme süreçlerinde etkin ve doğru bir şekilde kullanabilmesidir. Öğretmenlerimizin bu becerileri kazanabilmesi için bizim iki senedir yürüttüğümüz ve geçen hafta kapanış konferansını yaptığımız Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistemi Projesi. Biz, ilk olarak dijital öğretmen yeterliklerini belirledik. Şimdi yetkinlik dediğimizde bu tür beceri çerçevelerinde Türkiye’de genel bir kullanımımız var. Üç kademeye ayırıyoruz. Farkındalık, işlevsellik, eylemsellik. Örneğin böyle bir şeyin olduğunu biliyor ve bunu aktif kullanıyor ya da bunu kullanıyor ama artık bununla katma değerini üretiyor. Bunu diğer araçlarla birleştiriyor ve öğrenme süreçlerine entegre ediyor. Bununla ilgili ayrıca üretim yapabiliyor. Şimdi dijital yetkinlik çerçevesinde biz, öğretmenlerimizin on temel başlıkta dijital yetkinlik çerçevesini tanımladık. Bu çerçeveye yönelik eğitim içerikleri hazırlandı. Biz, 10 yetkinlik başlığına dair farkındalık ve işlevsellik düzeyinde hem çevrim içi etkileşim ve öğretim içerikleri hazırladık hem de bunlara yönelik uygulama rehberleri, kılavuzları ve buradaki dijital araçlara yönelik örnek materyaller hazırladık. Buradaki öğretmenlerimizin hemen hemen hepsi Kasım ayında ara tatil seminer döneminde hazırlık 1. ve 2. modülü aldı. Bu, öğretmen eğitiminde ciddi bir dönüşümün ilk adımıydı. Daha önce de etkileşim içerik hazırladık ama bu kapsamda bir öğretmen eğitim dijital içeriğini için öğretmenler tarafında mevcut durum tespitini yapan bir ön değerlendirme modülüyle süreç boyunca pek çok 380 parametreyle o öğrenme etkinliğini sizler yaparken sizin öğrenme sürecinizi takip ettiğimiz bir veri analiziyle ve öğrenme sürecinin sonunda bu eğitimin gerçekten alınıp da bir beceriye dönüştüğünü ölçtüğümüz bir portföy değerlendirmesiyle, bir proje değerlendirmesiyle ve bu proje değerlendirmesinin bizim geliştirdiğimiz, eğittiğimiz öğretmenlerimiz eliyle yapılmasıyla Türkiye’de aslında alanında ilk bir dijital öğretmen eğitim içeriğini hazırladık ve sunduk. 940 bin öğretmenimiz o seminer döneminde bu eğitimi aldı” ifadelerini kullandı.

Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, dijitalleşmenin eğitimde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bilgiye ulaşan değil yöneten, teknolojiyi kullanan değil üretenlerin başta olduğu ve toplumları yönlendirdiğini hep birlikte şahit oluyoruz. Bizlerde istiyoruz ki bu değişim ve dönüşüm içerisinde geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin bu değişim ve dönüşüme ayak uydurarak ülkemizin Türkiye yüzyılı vizyonu doğrultusunda hedeflerini, ideallerini, hayallerini gerçekleştirmesini istiyoruz. Onun için sadece bilgiye ulaşan değil, sadece ezberleyen değil, düşünen, sorgulayan, araştıran, üreten bireyler yetiştirmek istiyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından Eğitim Teknolojileri Uzmanı Ebru Karayel Çınar ve Gazi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretimi Teknolojileri öğretim üyesi Prof. Dr. Selçuk Özdemir, sunumlarını gerçekleştirdi.

Çalıştayda konunun uzmanlarınca eğitimde dijital dönüşüm ve gelecek teması, Türkiye yüzyılı maarif modelinin öngördüğü sistem okuryazarlığı yaklaşımı, 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesi ve eğitimde güçlü bir dijital ekosistemin oluşturulması konuları ele alınacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin