Reklam
Reklam
678f687e3a6b1
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Ocak, 2025 12:27 tarihinde yayınlandı
0

Komşuları İzin Vermedi, Evine Doğalgaz Bağlatamadı

Karabük’ün Safranbolu ilçesinde yaşayan 7 kişilik Turan ailesi, komşularının arsalarından doğalgaz bağlantısına geçiş izni vermemesi nedeniyle evine doğalgaz bağlatamadı.

Barış Mahallesi’nde iki katlı evde çocuklarıyla birlikte oturan 81 yaşındaki Yılmaz ve 77 yaşındaki Hamide Turan, 10 yıl önce mahalleye gelen doğalgaz bağlantısını komşularının arsalarından bağlantıya geçiş izni vermemesi nedeniyle evlerine ulaştıramadı. Doğalgazın bağlatılması için Karabük Valiliğine başvuran Yılmaz Turan, ikamete gelen Kargaz yetkililerinin “komşularının arsalarından doğalgaz hattı geçişine izin vermesi durumunda” bağlantıyı yapabileceklerini iletti. Turan ailesi, komşularının bu çözüme yanaşmadığını ifade etti.

“Soba ile ısınıyoruz”

İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Yılmaz Turan, mahalleye 10 sene önce doğalgaz geldiğini belirtti. Evin alt tarafından geçen kısma Karayollarının müsaade etmediğini, üst kısımdan da ev sahiplerinin izin vermeyince doğalgaz hattının bağlanmadığını ifade eden Turan, “Doğalgaz şirketine gittik, muhtara gittik, muhtar da aynısını söyledi. Muhtar, ‘Orada yol var, yol gelene kadar bekleyeceksin’ dedi. Valiliğe müracaat ettik, valiliğe müracaat edince buraya geldiler. ‘Sizin orada komşu var, bağlantı yapılmasını istemiyor, izin verirlerse hemen gelir bağlarız’ dediler. Alt tarafı da ‘Karayollarına ait’ dediler. Biz de ‘yolun kenarından geçer’ diyoruz. Herkesin doğalgazı var, 10 yıldır benim yok. Soba ile ısınıyoruz, odun kırıyorum, çekiyorum yakıp ısınıyoruz. Zor oluyor ama ne yapalım, donalım mı? Sadece sobanın ısındığı yer yanıyor, diğer yerler hep buz gibi. Banyo, mutfak diğer odalar… Sıcak su yok. Yetkililerden doğalgazın bağlatılmasını istiyorum” dedi.

Hamide Turan da, odaların soğuk olduğunu, sadece soba yanan odanın sıcak olduğunu belirtti. Turan, “Misafir gelse oturacak yer yok. Hepimiz bir yerde, sobanın yanında yatıyoruz. Mutfakta iş yaparken üşüyorum” diye konuştu.
Turan ailesi, soruna bir çözüm bekliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin