Reklam
Reklam

‘KOAH, yılda yaklaşık 3 milyon kişinin ölümüne neden oluyor’

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Kasım, 2024 00:15 tarihinde yayınlandı
0

Kronik obstrüktif akciğer hastalığının (KOAH) yaygın, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir akciğer hastalığı olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Adem Dirican, “Dünyada 300 milyonu aşkın KOAH hastası olduğu öngörülmektedir. Yılda yaklaşık 3 milyon kişinin ölümüne neden olan KOAH, tüm dünyada ölüm nedenleri arasında 3. sırada yer almaktadır” dedi.

VM Medical Park Samsun Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Adem Dirican, KOAH hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Dirican, “Solunum sisteminde, hava yollarında kalıcı daralma sonucu gelişen nefes darlığı, öksürük, balgam gibi yakınmalarla seyreden KOAH, yaygın, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir akciğer hastalığıdır. Dünyada 300 milyonu aşkın KOAH hastası olduğu öngörülmektedir. Yılda yaklaşık 3 milyon kişinin ölümüne neden olan KOAH tüm dünyada ölüm nedenleri arasında 3. sırada yer almaktadır” şeklinde konuştu.

“Hava kirliliği de risk faktörleri arasındadır”

KOAH oluşumunda başlıca risk faktörünün tütün ve tütün ürünleri kullanımı olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Dirican, “Bununla birlikte, hava kirliliği, özellikle evlerde kullanılan odun, tezek gibi yakıtlardan çıkan duman, çeşitli gaz ve tozlara çevresel veya mesleki maruziyet de önemli risk faktörleridir. KOAH, erken teşhis edilerek risk faktörlerinden uzaklaşılmaz ise sinsi ilerleyen ve sakat bırakan bir hastalıktır” diye konuştu.

“Erken teşhis önemli”

KOAH’ta erken tanının hastalığa bağlı yaşanacak sorunları aza indirgeyerek, ölüm oranını azalttığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Dirican, “Bu nedenle 40 yaş üstü, sigara içmiş veya içen; çevresel veya mesleki maruziyet yaşayan kişilerde başta efor ile gelişen nefes darlığı, öksürük ya da balgam yakınmalarından birinin olması KOAH varlığının habercisi olarak akla gelmelidir. Bu tanımlamaya uyan kişilerin zaman kaybetmeden Göğüs hastalıkları hekimine başvurması ve KOAH açısından araştırılması gerekmektedir” dedi.

“Küresel bir sağlık sorunu haline gelmiştir”

KOAH’ın, özellikle gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere dünya genelinde önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Dirican, “Ülkelere ağır ekonomik ve sosyal yük getirmektedir. KOAH önemli bir küresel halk sağlığı sorunu olmasına rağmen toplumların hastalık hakkındaki bilgileri yetersizdir. Hastalığın önemine vurgu yapmak, farkındalığı artırmak ve kamuoyunu bilinçlendirmek amacıyla Türkiye’nin de üyesi bulunduğu uluslararası bir organizasyon olan GOLD (Obstrüktif Akciğer Hastalıklarına Karşı Küresel Girişim) önderliğinde 2002 yılından bu yana her yıl Kasım ayının üçüncü çarşamba günü, KOAH günü etkinlikleri düzenlenmektedir. Çeşitli kuruluşlar tarafından 50’den fazla ülkede düzenlenen etkinlikler bugün, dünyanın en önemli KOAH farkındalık ve eğitim etkinliklerinden biri haline geldi” ifadelerini kullandı.

KOAH tanısında erken müdahale ve tedavi yöntemleri

KOAH’ta tanı koyma sürecinden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Dirican, “Hastanın öyküsü, fizik muayene ve akciğer grafisi yanında basit bir şekilde kısa sürede gerçekleştirilebilecek bir test olan “solunum fonksiyon testi” (SFT) ile tanı konulabilir. KOAH tanısı alan bir kişide ilk yapılması gereken sigaranın bırakılmasının yanı sıra maruz kalınan zararlı toz ve gaz gibi risk faktörlerinden de uzaklaşmaktır. Ayrıca dengeli ve sağlıklı beslenmek, düzenli günlük fiziksel aktivite yapmak KOAH hastaları için yapılması gereken davranışlar arasında yer almaktadır” dedi.

Tedavi seçeneklerini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Dirican, “KOAH tedavisinde hekim tarafından hastaya başlanılan nefes açıcı ‘inhaler’ tedavi, hava yollarındaki daralmayı azaltıp hastanın rahat nefes alıp vermesine yardımcı olur. Hastaya başlanılan inhaler tedavinin doğru kullanılması çok önemli olup, hastaların hekimlerinden cihazın kullanımını ayrıntılı şekilde öğrenmeleri tedaviden elde edilecek faydayı artıracaktır KOAH tedavisinde, ilaçların yanı sıra, doğru nefes alma tekniklerini öğrenmek, solunum kaslarını geliştirmek için pulmoner rehabilitasyon da yardımcı tedavi seçenekleri olarak önerilir” şeklinde konuştu.

“Vücut direnci artırılmalı”

KOAH tanısı konulduğunda genellikle kalp hastalıkları, tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı gibi ek hastalıkların da ortaya çıkabileceğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Dirican, şu bilgileri paylaştı:

“KOAH’ın seyrini kötüleştiren, ölümlere neden olabilen durum alevlenme gelişmesidir. Ek hastalıkları olan kişilerde KOAH alevlenmesi daha ciddi seyretmektedir. Enfeksiyona bağlı alevlenmelerin önüne geçebilmek için, vücut direncinin artırılması, kalabalık ortamlardan uzak durulması, gerektiğinde maske takılması, grip ve zatürre aşılarının olunması önerilmektedir.”

“Tütün ürünlerinden uzak durulmalı”

Sigara içmenin KOAH’ta en önemli faktör olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Dirican, açıklamasını şöyle tamamladı:

“KOAH yükünü azaltmak için sigara satışlarının kısıtlanması, fiyatının artırılması, nikotin içeriğinin düşürülmesi, kamusal alanlarda sigara içmenin yasaklanması gibi hükümet nezdinde tedbirler uygulanmaktadır. Akciğerlerinizi sağlıklı tutabilmeniz ve sağlıklı nefes alabilmeniz için tütün ve tütün ürünlerini kullanmayın, soluduğunuz ortam havasını temiz tutun, düzenli ve dengeli beslenin, düzenli egzersiz yapın, yaş grubunuza uygun aşınızı olun, iklim değişimine duyarsız kalmayın.”

Bizi sosyal medyadan takip edin

Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı

amasyada 65 kiraz tesvik yarismasi yapildi pxHFc3zK
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 00:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.

Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.

Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser

Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.

“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”

Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.

Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor

Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.

“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”

Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”

Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin