Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
03 Ekim, 2023 12:40 tarihinde yayınlandı
0

Kira sözleşmelerinde yeni dönem

Konut sahibi ile kiracı arasındaki uyuşmazlıkların, tarafların uzun süren mahkeme süreçleri yerine arabuluculuk sistemiyle uzlaşması halinde iki-üç haftada sonuçlanacağını belirten Avukat Semanur Erdem, sistemin yargının yükünü de hafifleteceğini ifade etti.

Konut kira artışı oranının üst sınırının yüzde 25 olarak bir yıl uzatılacağının açıklanmasının ardından daire sahipleri ile kiracılar arasında yaşanabilecek uyuşmazlıklar yeniden gündeme geldi. İki taraf sorunun çözümü için mahkemeye başvururken, dava süreci 2 yıl kadar sürebiliyor. Uyuşmazlıklar sebebiyle mahkemelerde yoğunluk oluşturan kira davalarında, taraflara hızlı çözümü ise arabuluculuk sistemi sunacak. Ankara Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Semanur Erdem, kira anlaşmazlıklarında yeni dönem olan arabuluculuk üzerine İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Avukat Erdem, arabuluculuk sisteminde sonuç almanın daha da hızlandığını belirtirken, son zamanlarda taraflar arasındaki uyuşmazlıkların daha da arttığını ifade etti.

 

“Dosya sayısı 90 bini aştı”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un açıklamalarını hatırlatan avukat Erdem, “Sayın Bakanımızın açıklamasına göre geçen sene toplamda 40 bin küsur dosya varken, bu sene Ağustos ayı itibarıyla 90 bin küsur dosyayı geçtiğini öğrenmiş bulunmaktayız. Bu çok ciddi bir artış. Bunun en büyük sebebi de aslında yüzde 25’lik sınır. Bundan dolayı da 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren sektördeki uyuşmazlıkların sayısını azaltmak anlamında sektöre arabuluculuk getirildi” ifadelerine yer verdi.

 

“Arabuluculuğa gitmeden dava açmak mümkün değil”

Taraflar arasında yaşanan kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuğa gidileceğini ifade eden Erdem, “Kira uyuşmazlıkları bakımından dava açmak isteyen taraflar önce arabuluculuğa başvurmak zorunda. Sulh Hukuk Mahkemesinde görev alanına giren bu konularla arabuluculuğa gitmeden dava açılması artık mümkün değil. 1 Eylül tarihinden itibaren çok fazla başvuru da var, arabuluculuk başvurusu. Sektöre olumlu yansıyacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

 

“Arabuluculuk başvuruları ücretsiz”

Arabuluculuk süreci hakkında da bilgi veren avukat Semanur Erdem, arabuluculuk başvurularında hiçbir ücret ödenmeyeceğini hatırlattı. Taraflar arasında bir anlaşma sağlanırsa çok cüzi bir miktar ödeneceğini söyleyen Erdem, “Eğer ki bir taraf dava açmak istiyorsa, bu kiracı olur, kiraya veren olur, Burada tabii ki de kiraya verene dava açma ihtimalleri çok daha yüksek. Dava açmak istediğinde arabuluculuğa başvurmadan önce dava açamayacak. Tüm adliyelerde şu anda arabuluculuk büroları var, bürolara gidip başvuru yapacaklar ve hiçbir harç masraf ödemeyecekler. En güzel yanı da bu. Aslında baktığınızda dava açıldığında bir dava açmak istediklerini çok fazla çok yüksek miktarlarda, her şeye masraf yatırmak kalıyordu vatandaş. Ama arabuluculuğa başvuru konusunda bu harç söz konusu değil. Hiçbir ücret ödemeden başvuru yapıyorlar. Anlaşamaması, anlaşamama durumunda da yine bir ücret ödemiyorlar. Anlaşma sağlanırsa şayet asgari tarifeye göre bir ücret ödeniyor cüzi bir miktar” açıklamasında bulundu.

 

“Arabuluculuk süreci 3 haftada tamamlanıyor”

Taraf uyuşmazlıklarındaki açılan davaların yaklaşık olarak 2-3 yılı bulabildiğini, oysaki arabuluculuk sisteminin 2 haftada sonuç verdiğini anlatan Erdem, “Arabuluculuk süreci aslında uzun süre uzun sürecek yargılamaları çok daha kısa sürede sonuçlandıracak. Bir daha bir dava açtığınızda baktığınızda iki üç yıl sürebiliyor. İşte ilk dereceden çıkıyor. Sonra bir üst mahkemeye gidiyor. Üst mahkemede diğerine gittiğinde iki üç seneyi bulabiliyor. Ama ara buluculuk süreci üç hafta bir süreç. Bir haftalık sadece bir uzatma süreci olabiliyor. Maksimum dört haftalık süreçte uyuşmazlıklar çözüme kavuşabiliyor. Bu bakımdan uyuşmazlıkların sayısını çok aza indirecek” ifadelerine yer verdi.

 

Avukat Erdem açıklamalarına şu şekilde son verdi:

“Aslında o arabuluculuk tutanağı ilan niteliğinde bir belge. Hem ilan niteliğinde hem de icrai bir niteliği var. Şayet bu taraflardan birisi o ara buluculuk tutanağında kararlaştırılan hususlara uymazsa icrai kabiliyeti olduğundan icrai bir yola başvurabilecek taraflar. O yüzden de mahkeme kararı niteliğinde diyebiliriz.” (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu
19 Mayıs, 2026 14:09 tarihinde yayınlandı
0

3 NİSAN-3 MAYIS…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

3 Nisan 1937; Cumhuriyetin kurulmasının ardından Türkiye’de başlayan sosyo-ekonomik kalkınmayla birlikte, Karabük köyünde, Atatürk’ün talimatıyla, dönemin başbakanı İsmet İnönü tarafından, Demir-Çelik Fabrikasının temelinin atılması…

3 Mayıs 2026; Seçme haklarına, cumhurbaşkanı adaylarına sandığa, demokrasiye sahip çıkmak ve mücadeleyi büyütmek için gerçekleştirdikleri eylemlerinin 107’ncisini Karabük’te yaptıklarını hatırlatan CHP Genel Başkanı Özel, Karabük’te 1977’den beri birinci parti olmadıklarını ifade etti.

CHP’nin, Adalet, demokrasi ve Türkiye’nin geleceği için “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin 107’ncisini, Karabük’ün kuruluş günü 3 Nisan yerine, 3 Mayıs’ta Karabük’te yaptı…

Aslında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibi, 3 Nisan Demir-Çelik Fabrikasının temel atılması ve Karabük’ün kuruluş gününde Karabük’te olmalı ve 107’nci mitingi Karabük’te yapmalıydı…

3 Nisan yerine, 3 Mayıs tarihinde, CHP’nin Karabük’te mitingi düzenlemesi kararında, Karabük CHP teşkilatlarının etkisi önemli…

Eğer CHP Karabük teşkilatları da Genel Başkan Özgür Özel’in 3 Mayıs günü Karabük’te miting düzenlenmesi kararına itiraz etmemişlerse yanlış yapmışlar…

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin Karabük ayağı için 3 Nisan tarihi, Karabük teşkilatları tarafından genel merkeze iletilmeli ve bu tarih dışında yapılacak mitingin, etkili olamayacağının altı çizilerek belirtilmeliydi…

Bugüne kadar hiçbir CHP genel başkanının katılmadığı, temelini Cumhuriyetin Kurucusu Atatürk’ün talimatıyla, dönemin başbakanı İsmet İnönü tarafından atılan, ekonomi lokomotifi Karabük, demir-çelik fabrikasıyla, Türkiye’de Sanayi Günü olması gereken, 3 Nisan tarihinin önemi de bugüne kadar CHP tarafından idrak edilememiş…

CHP bugüne kadar, Karabük politikasına gerekli ilgiyi gösteremediğinden, istediği siyasi desteği bulamamış…

Aslında Karabük, CHP için çok önemli olmalı, çünkü demir-çelik temeliyle birlikte kurulan Karabük, bu kuruluş ve doğuş Atatürk, İsmet İnönü dolayısıyla CHP tarafından gerçekleştirildiği için, Karabük ve CHP adına ayrı ayrı önemleri olduğu muhakkak…

Bir şehrin kuruluşuna öncülük eden siyasetin, kuruluş günü yerine, bir ay sonra aynı gün şehirde miting düzenlemesi, siyasette akıl tutulması olarak görülebilir…

Ülkedeki siyasi ve sosyo-ekonomik krize rağmen, dünyada ve bölgede savaşlar hızla alevlenerek yayılmakta…

Ana muhalefet CHP, krizi siyasi ranta çevireceği yerde, muhalefeti ve parti içi iktidarını zedelemekle meşgul olarak, iktidara soluk alma fırsatı vermekte…

Ama bunu bugüne kadar siyaseten göremeyen, siyasete yansıtamayan CHP, Karabük ve ülke siyasetinde etkili olamamış…

Bununda, 3 Nisan’da yapılması gereken mitingin, bir ay sonra 3 Mayıs’ta yapılması, CHP’nin Karabük ve Genel merkezi arasındaki koordinasyon eksikliğine bağlanmalı…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…