Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen konferansta savunma sanayinden kimyasal bileşenlere kadar geniş bir kullanım alanına sahip “Nanokompozitler” hakkında bilgi verildi.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından “Üniversite Konferansları” kapsamında düzenlenen etkinlik Bartın Üniversitesi (BARÜ) Kutlubey Yerleşkesi Kütüphane Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Erciyes Üniversitesi Fen Fakültesi Analitik Kimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, TÜBA Assosiye Üyesi, 2020 TÜBİTAK Bilim Teşvik Ödülü, 2021 İlim Yayma Temel Bilimler ve Mühendislik Kategorisi Bilim Ödülü sahibi ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Mustafa Soylak’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansa akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.
Konferansın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zahmakıran, nanokompozitlerin öneminden ve geniş kullanım alanına sahip olduğundan bahsederek alanın önde gelen isimlerinden biri olan Prof. Dr. Mustafa Soylak’ın vereceği bilgilerin oldukça değerli olduğunu vurguladı.
Ardından geçilen konferansta Soylak, “Yeni Nanokompozitler ve Analtik Kimyada Kullanımı” başlıklı konuşmasını yaptı. Soylak, kimyada Nanomalzeme Hazırlama yöntemlerinden olan; Katı Hal Yöntemleri, Öğütme, Frezeleme, Mekanik Alaşımlama Teknikleri, Buhar Yöntemleri, Kimyasal Sentez / Çözelti Yöntemler, Sol-jel Yöntemi, Kolloid Kimyası, Gaz Fazda Sentez Yöntemleri ile örnekler verdiği konuşmasında nanokompozitlerin kullanım alanlarından bahsetti.
2016 ve 2017 yıllarında Clarivate Analytics (Thomson Reuters) tarafından hazırlanan “Dünyanın En Nüfuzlu Bilim İnsanları” listesinde yer alan Prof. Dr. Mustafa Soylak, Türkiye’deki nanoteknoloji araştırmalarına değinerek, bu alanın TÜBİTAK tarafından öncelikli alanlardan biri olduğuna vurgu yaptı.
Soylak, konuşmasında BARÜ’deki çalışmalara da atıf yaparak, üniversitenin ‘Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları’ ihtisaslaşma alanı başta olmak üzere bilim ve teknoloji noktasında elde ettiği başarılardan övgüyle bahsetti.
Soru ve cevapların alındığı konferansta Soylak’a BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun tarafından verilen teşekkür belgesi ve günün anısına çekilen fotoğrafın ardından son buldu. (İHA)


Kimyasal Bileşenlerle ilgili konferans verildi
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

