Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Mayıs, 2023 10:09 tarihinde yayınlandı
0

Kimyasal Bileşenlerle ilgili konferans verildi

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen konferansta savunma sanayinden kimyasal bileşenlere kadar geniş bir kullanım alanına sahip “Nanokompozitler” hakkında bilgi verildi.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından “Üniversite Konferansları” kapsamında düzenlenen etkinlik Bartın Üniversitesi (BARÜ) Kutlubey Yerleşkesi Kütüphane Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Erciyes Üniversitesi Fen Fakültesi Analitik Kimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, TÜBA Assosiye Üyesi, 2020 TÜBİTAK Bilim Teşvik Ödülü, 2021 İlim Yayma Temel Bilimler ve Mühendislik Kategorisi Bilim Ödülü sahibi ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Mustafa Soylak’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansa akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.
Konferansın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zahmakıran, nanokompozitlerin öneminden ve geniş kullanım alanına sahip olduğundan bahsederek alanın önde gelen isimlerinden biri olan Prof. Dr. Mustafa Soylak’ın vereceği bilgilerin oldukça değerli olduğunu vurguladı.
Ardından geçilen konferansta Soylak, “Yeni Nanokompozitler ve Analtik Kimyada Kullanımı” başlıklı konuşmasını yaptı. Soylak, kimyada Nanomalzeme Hazırlama yöntemlerinden olan; Katı Hal Yöntemleri, Öğütme, Frezeleme, Mekanik Alaşımlama Teknikleri, Buhar Yöntemleri, Kimyasal Sentez / Çözelti Yöntemler, Sol-jel Yöntemi, Kolloid Kimyası, Gaz Fazda Sentez Yöntemleri ile örnekler verdiği konuşmasında nanokompozitlerin kullanım alanlarından bahsetti.
2016 ve 2017 yıllarında Clarivate Analytics (Thomson Reuters) tarafından hazırlanan “Dünyanın En Nüfuzlu Bilim İnsanları” listesinde yer alan Prof. Dr. Mustafa Soylak, Türkiye’deki nanoteknoloji araştırmalarına değinerek, bu alanın TÜBİTAK tarafından öncelikli alanlardan biri olduğuna vurgu yaptı.
Soylak, konuşmasında BARÜ’deki çalışmalara da atıf yaparak, üniversitenin ‘Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları’ ihtisaslaşma alanı başta olmak üzere bilim ve teknoloji noktasında elde ettiği başarılardan övgüyle bahsetti.
Soru ve cevapların alındığı konferansta Soylak’a BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun tarafından verilen teşekkür belgesi ve günün anısına çekilen fotoğrafın ardından son buldu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay