Kılıçdaroğlu: “Arkasında Dayısı olmayan bir Türkiye inşa edeceğim” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Mayıs, 2015 17:08 tarihinde yayınlandı
0
0

Kılıçdaroğlu: “Arkasında Dayısı olmayan bir Türkiye inşa edeceğim”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Partisinin Karabük Teşkilatı tarafından Kent Meydanında düzenlenen mitinge katıldı. Miting alanını dolduran vatandaşlara hitap eden Kılıçdaroğlu; “Siyasetin hizmet aracı olduğunu belirterek, “Siyaseti hiçbir zaman zenginleşme aracı olarak görmedim. Fakirin, garibanın dostu biziz. Siyaset dürüst insanların işi olacak. Ben size dürüst siyaset sözü veriyorum. Ben size namuslu siyaset sözü veriyorum. Ben size sizden topladığım her kuruşun hesabını verme sözü veriyorum” dedi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim ziyaretleri kapsamında Karabük’te halka hitap etti. Kılıçdaroğlu, “Ben siyaseti zenginleşme aracı olarak görmüyorum. Siyaset hizmet aracıdır. Refahı tabana yayacağız. Bir avuç insan zengin olurken binlerce insan fakir olmamalıdır. Herkesin huzur içinde yaşaması için refahın tabana yayılması lazım gelir” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak olan Genel Seçimler öncesinde Partisinin Karabük Teşkilatı tarafından Kent Meydanında düzenlenen mitinge katıldı. Alanı dolduran vatandaşlara hitap eden Kılıçdaroğlu, siyaseti hiçbir zaman zenginleşme aracı olarak görmediğini söyledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu eleştiren Kılıçdaroğlu, “Başbakan’ın ağzından ‘İşsizliği şöyle önleyeceğiz’ diye cümle duydunuz mu?” dedi. Taşeron sistemini de kaldıracağını ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, “Ben 7 çocukla bir ailenin evladıyım. Kardeşlerimin hiç birisinin geliri yok. Gemisi yok, ayakkabı kutusu yok. Devlet bütçesinden sonra en büyük bütçeyi yönettim. Ama kimse bana ‘Sen aileni, amcanı dayını zengin ettin’ diyemez. Bizimle onların arasında Ağrı dağı kadar fark var. CHP iktidarında onlara kurs açacağım. Devlet nasıl yönetilir, kul hakkı nasıl yenmez. Ben sizin için çalışırım. Başbakan Davutoğlu Erdoğan ve onun ailesi için çalışır. Ağzından ‘İşsizliği, yoksulluğu şöyle önleyeceğiz’ diye bir cümle duydunuz mu? Halk için çalışmazlar onlar. Halk için çalışacak olan kişi halk gibi yaşayacak. Vatandaşın derdini bilecek. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Politikacının cebi değil vatandaşın cebi önemlidir. Vatandaş siftah yapıyor mu? Emekli huzur içinde yaşıyor mu?” diye konuştu.
“MAĞDUR EDEBİYATI YAPIYORLAR”
Hükumetin mağdur edebiyatı yaptığını öne süren Kemal Kılıçdaroğlu, “Onlar şimdi mağdur edebiyatı yapıyorlar. Kaynak nereden bulacaksın diyorlar. Göreceksin iktidara geldiğimde yapacağım. Mağdur edebiyatı yapıyorlar. ‘Efendim kefenimizi giydik’ diyorlar. Kefeni niye giydin kardeşim. İdam yok bir şey yok. Sonra kaldı ki zaten idamlara karşıyız. Siyasi idamlardan bu ülke çok çekti. Yazık günah, böyle bir şey yok. Ama millete ‘Efendim ben kefeni giydim. Bana sahip çık’ diyorlar. Malı götürürken bir şey yok. Sen Cumhurbaşkanı oldun. Araban var, uçağın var, sarayın var, koruman var, ordun var. Kardeşim ne mağduru? Mağdur olan vatandaş emin olun” dedi.
“17 MİLYON YOKSUL ATATÜRK’ÜN TÜRKİYESİ’NE YAKIŞMIYOR”
Türkiye’de 6 milyon 200 bin işsiz olduğunu ve 17 milyon yoksul bulunduğunu ifade eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Sandığa giderken yanınızda bir kişiyi daha CHP’ye oy vermesi için getireceksiniz. Eğer itiraz ederse ‘Bu güne kadar CHP’ye oy vermedim’ derse siz de ona şöyle söyleyin, “13 yıl kredi açtık. 13 yılın sonunda 6 milyon 200 bin işsizimiz var. Meydanlarda söylemiyorlar. Sadece Kılıçdaroğlu nasıl yapacak diyorlar. Yapacağım siz de göreceksiniz. 17 milyon yoksul var. Çocuklar açlıktan öldü. Hep beraber gidelim. CHP için oy kullanalım.’ Diyeceksiniz. 17 milyon yoksul, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiyesi’ne yakışmıyor. Çocuklarımız var, üniversiteyi bitirdiler. Öğretmen olacaklar. 350 bin öğretmen bekliyor. Onların çocukları KPSS sınavına girmeden doğrudan memur oluyorlar. Bizim çocuklarımız atama bekliyorlar. 8 milyon emekli ayda bin liranın altında maaş alıyor. Sözüm söz Ramazan ve Kurban Bayramı’nda birer maaş ikramiye vereceğim. Belki o vatandaşımızı ikna konusunda kaynak konusunda soru sorabilir. Ona şunu söyleyin, ‘Kılıçdaroğlu Karabük’e geldi ve söz verdi. Kaçak Saray ve ona giden bütün paraları kesip emekliye vereceğim. 6 milyon 200 bin işsizimiz var. Anne baba bekler çocuk ne zaman işe girecek diye. İşsizliğin ne olduğunu bilirim. O beylerin çocukları KPSS sınavına bile girmezler. Çünkü arkalarında dayıları var. Ben arkasında dayısı olmayan bir Türkiye inşa edeceğim.”
GENÇLER “YUH ÇEKMEYİN” UYARISI
TBMM’ye “Yabancıların Çalıştırılması Hakkında Kanun Tasarısı”nın gönderildiğini söyleyen CHP Lideri, gençlerin yuhalaması üzerine uyarıda bulundu. Kılıçdaroğlu, “Bu gün TBMM’ye yazılan bir yazı var. Başbakanlık yazıyor. Ne diyor ‘Yabancıların Çalıştırılması Hakkında Kanun Tasarısı.’ Yuh çekmeyin gençler, gidin gerekeni sandıkta gösterin. Türkiye’de 6 milyon 200 bin işsiz var. Benim derdim bizim çocuklarımız. Bizim çocuklarımız üretecek. Bizim çocuklarımızın alın terine önem vereceğim. Düne kadar bizim Suriye ile ne derdimiz vardı? Bir sabah kalktın Suriye’yi bize düşman ettin. Müslümanı Müslümana kırdırdın. Elbette biz konuksever bir ülkeyiz. Sen 2.5 milyon Suriyeli’ye 5.5 milyon buluyorsun da bizim emeklimize, işsizimize gelince mi kaynak yok” şeklinde konuştu.
“SİYASET DÜRÜST İNSANLARIN İŞİ OLACAK”
İnsanların huzur ve iyi bir ortamda yaşamak istediğini söyleyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Karabük’ten kimse kusura bakmasın. Size sitemim de olacak. Madem ki ben sizden birisiyim. Madem ki ben sizin için çalışıyorum. O zaman sizden sitemim olacak. Karabük’te binlerce emekli var. Hiçbir emeklinin fire vermesini istemiyorum. Ben emekli için çalışacağım, emekli ‘beyler’ için çalışacak. Bu olmaz. Şapkayı önümüze koyup düşüneceğiz. Yandaşa var, sana gelince kaynak yok. Sandıktan da benden sana oy yok. Karabük’ün Karabük olmasının temelinde CHP var. O zaman Karabüklü kardeşlerimden ricam olacak. Oturup konuşacağız. Siz kul hakkı yemeyen bir yönetim istiyor musunuz? O zaman tek adres var. Bütün Türkiye’de söylüyorum. Fakirin, garibanın dostu biziz. Siyaset dürüst insanların işi olacak. Ne olacak bu ülkenin hali diye kendi kendimize soruyoruz. Türkiye büyük bir ülke, kendi sorunlarını aşabilecek kapasiteye sahip bir ülke. Bu ülkede tek eksiğimiz namuslu, dürüst siyaset. Ben size dürüst siyaset sözü veriyorum. Ben size namuslu siyaset sözü veriyorum. Ben size sizden topladığım her kuruşun hesabını verme sözü veriyorum. Beraber çalışacağız, beraber mücadele edeceğiz. Hayatımda hiçbir vatandaşa ‘Niye şu partiye oy vermedin?’ diye sitemim olmadı. Görüşü, inancı, kimliği, yaşam tarzı ne olursa olsun bütün vatandaşlarımın başımın üstünde yeri vardır. Ben siyaseti zenginleşme aracı olarak görmüyorum. Siyaset hizmet aracıdır. Refahı tabana yayacağız. Bir avuç insan zengin olurken binlerce insan fakir olmamalıdır. Herkesin huzur içinde yaşaması için refahın tabana yayılması lazım gelir. Emekliye vermeyi düşündüğümüz iki maaşın temelinde bu yatıyor. O emekli bu yolları yaptı. Fabrikaları kurdu, dükkanında çalıştı. Emekli kardeşlerimden bir tek fire istemiyorum. Hepsinin oyunu istiyorum. CHP iktidarında çıkaracağımız ilk kanun, ilk dört ay içerisinde emekliye ikramiyenin verilmesi kanunudur. Burada herkes üç aşağı beş yukarı bir şekliyle çalışıyor. Asgari ücret 949 lira, 1500 yapacağım dedim. Kıyameti koparıyorlar. Maliye Bakanı ‘İşçiye asgari ücreti yapmak işçi için zulümdür’ diyor. Ben de o beyefendiye diyorum ki ‘Sevgili Bakan kardeşim; sen ayda 14 bin lira alırken zulüm değil de işçiye ayda 1500 lira verince mi zulüm oluyor.’ Bizim anlayışımızla onların anlayışını soruyorum. Bizim vatandaşı nasıl düşündüğümüzü siz bilin. Onlar vatandaşı nasıl düşünüyor, vatandaşı yolunacak kaz gibi görüyorlar. Vatandaş şanlı bayrağın altında işsiz kalmayacak. Onurlu bir yurttaş gibi kendi ülkesinde yaşayacak.”
CHP Lideri konuşmasında taşeron sistemini de kaldıracağını sözlerine ekledi. Karabük Mitingi, milletvekili adaylarının tanıtımı ise son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gw 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Nisan, 2026 13:19 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞİRKET İFLASLARINDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ

Dun & Bradstreet (D&B), işletmeler için ticari veri, analitik ve iş zekası çözümleri sunan küresel bir Amerikan şirketidir.
Şirketin açık ismi, Data Universal Numbering System (Veri Evrensel Numaralandırma Sistemi).
Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan bu şirket, dünya genelindeki yüz milyonlarca işletmeye dair devasa bir veri tabanını yönetiyor.
Dun & Bradstreet’in Türkiye’deki faaliyetleri CRIF grubu tarafından yürütülüyor.

Dun & Bradstreet geçtiğimiz hafta Küresel İflas Raporunu açıkladı. Rapor, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bir önceki yıla göre; küresel ölçekteki ortalama iflas yüzde 7 iken, bu oran Türkiye % 29

Türkiye’de 2024 yılında toplam 465 şirket iflas etmişti.
Şirket iflasları bir önceki yıla (2023) göre %23 oranında artış göstermişti. İflaslardaki artış artarak devam ediyor.

2025 yılında iflas sayısı biraz daha arttı, 573 şirkete ulaştı. Yıllık artış hızı ise %29 oldu
İflas kararlarının yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre 2025 yılında toplam 33 bin 270 şirket kapanmış, esnaf tarafında ise günde ortalama 330 iş yeri faaliyetlerini sonlandırmış.

Türkiye’de iflaslardaki artışın nedenleri; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı olarak görülüyor.

Sayıları az da olsa, şirket iflaslarında bizden daha kötü ülkeler de var.
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28’inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya çıktı. Rapora göre, 2025 yılında Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede, 627 bin 575 şirket iflas etti.
2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında,
Arjantin, yüzde 65 artışla ilk sırada.
Yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong’u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41’lik artışla İsviçre takip etti. 2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD’de ise, geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alması,
İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının artırdı
Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”, iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu. Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Türkiyede durum bunun tam tersi. Bizde gıda ve enerji fiyatları düşmediği için şirket iflasları daha da artacaktır

Raporda ayrıca, sektörel anlamda şu analize yer verildi: “Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor.

Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.

Jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edecektir.

Şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor.
Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.

Enerji fiyatlarındaki anormal artış, kontrolden çıkan ve artmaya devam eden enflasyon, dövizdeki dalgalanmalar ve piyasalardaki belirsizlik Türkiye’de şirket iflaslarının 2026 yılında da artmasına neden olacaktır.

İlyas Erbay