blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Eylül, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kıbrıs gazisi 50 yıl sonra göğsünde mermi olduğunu öğrendi, mermiyle mezara gidecek

Kıbrıs gazisi ve Muharip Gaziler Derneği Trabzon Şube Başkanı Seyyah Sağıroğlu, Kıbrıs Barış Harekatı’ndan 50 yıl sonra geçtiğimiz yıl muayene için gittiği hastanede göğsünde mermi çekirdeğinin olduğunu öğrendi.
Göğsündeki merminin Yunan askerlerinin silahından çıktığını belirten 71 yaşındaki Sağıroğlu, “Mermiyi çıkarttırmayı düşünmüyorum. Bunun bana zararı yok. Arada bir ağrı yapıyor ama onlar ufak ağrılar. Böyle devam etsin. O madalyayı toprağa getireceğim kimseye bırakmam” dedi.

Göğsündeki mermiyle 50 yıl sonra hastanede yüzleşti
Muharip Gaziler Derneği Trabzon Şube Başkanı Seyyah Sağıroğlu’nun şaşırtıcı olayı duyanları hayrete düşürdü. 1973 yılında Kıbrıs Barış Harekatı’na katılan Seyyah Sağıroğlu, gazi olarak memleketi Trabzon’a döndü. Aynı zamanda Muharip Gaziler Derneği Trabzon Şube Başkanı olarakta görev yapan Seyyah Sağıroğlu, geçtiğimiz yıl muayene olmak için hastaneye gitti. Kontrol amaçlı gittiği hastanede MR cihazına giren Sağıroğlu, sorumlunun "Sizin vücudunuzda metal var, cihaz çekmiyor" ifadeleriyle 50 yıl sonra gerçeği öğrendi.
MR cihazında öğrenilemeyen gerçek doktorun muayenesi sonrası gün yüzüne çıkarken, Kıbrıs Gazisi Sağıroğlu’nun göğsünde Yunan mermisi olduğu tespit edildi. Şaşırtıcı olay karşısına G3 mermisi parçasının vücudundan çıkartmak istemeyen Sağıroğlu, “O madalyayı toprağa getireceğim kimseye bırakmam” dedi.

“Mermiyi çıkartmayı düşünmüyorum, benimle mezara gelecek”
50 yıl sonra vücudunda mermi olduğu öğrenen Sağıroğlu, “Geçen sene devletimiz şeref aylığını verince biz de parayı bulduk, ’Gidelim muayene olalım’ dedik. Doktor beni MR’a sevk etti. MR cihazına girince makine makineli tüfek gibi ses çıkarmaya başladı. Sağlık çalışanı bir kadın, ‘Sizi okumuyor, vücudunuzda metal var’ dedi. Yok öyle bir şey dedim. Bir cihazla baktığında göğsümde bir mermi olduğunu fark etti. Kıbrıs savaşından kalma Yunan mermisi; G3 mermisi. İnce bir çekirdek. Yaşlanınca geriye doğru çıkıyor. Savaşta nasıl oldu hatırlamıyorum. Güzel bir şey ama postu da deldirdik. Deldirmesek daha iyi olurdu. Mermiyi çıkartmayı düşünmüyorum. Bunun bana zararı yok. Arada bir ağrı yapıyor ama onlar ufak ağrılar. Böyle devam etsin. O madalyayı toprağa getireceğim kimseye bırakmam. Madalyanın aslı burada. O benimle gitsin” ifadelerini kullandı.

"Arkadaşımızın göğsündeki madalyalara teneke parçası dediler; üzüldük"
Seyyah Sağıroğlu, 19 Eylül Gaziler Günü’nde silah arkadaşları ile birlikte 15 Temmuz Şehitleri ve Hürriyet Parkı’nda düzenlenen Gaziler Günü programına katıldı. Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan Sağıroğlu, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüze, Türkiye Büyük Millet Meclisinden Gazilik unvanının verilişinin yıldönümü. Aynı zamanda Muharip Gaziler Derneği’nin de kuruluş yıldönümü. Çünkü Gazi Kemal’de muharip gazidir. Bizler Kıbrıs’a 19-20 yaşlarında intikal ettik. 1973 yılında Kıbrıs’a gitmiştim. Sağ kalan biriyim. Silah arkadaşlarımız bir gün daha gelmeseydi biz yoktuk. Dün bir gazi arkadaşımıza birisi ‘Bu teneke parçalarını nereden aldın’ dedi. O da çok güzel cevap verdi ‘Baban reisti o taktı’ üzülüyoruz” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
21 Şubat, 2026 13:53 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

KBÜ’de “Nübüvvetin İspatı” Söyleşisi Düzenlendi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda “Nübüvvetin İspatı” konulu söyleşi programı gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt katıldı.

Çok sayıda öğrencinin yanı sıra akademik ve idari personelin de ilgi gösterdiği programda, İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri farklı başlıklar altında ele alındı.

Açılış konuşmasında bu tür programların dini meseleleri anlama ve sorgulama açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Yeşilyurt, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatının tarihi ve ahlaki yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi olmadığını vurgulayan Yeşilyurt, bunun aynı zamanda insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına geldiğini söyledi.

Mağara hadisesine de değinen Yeşilyurt, zorlu şartlar altında gösterilen teslimiyet ve kararlılığa dikkat çekerek, “Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ.” sözünü hatırlattı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını belirten Yeşilyurt, toplum tarafından “El-Emin” olarak nitelendirildiğini dile getirdi. Hz. Aişe’nin “O’nun ahlakı Kur’an’dı.” sözünü paylaşan Yeşilyurt, peygamberlik anlayışının ahlaki temellerine vurgu yaptı.

Konuşmasında iman kavramına da değinen Yeşilyurt, “Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır.” ifadelerini kullandı.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin