Karabük Postası tarafından
19 Şubat, 2016 15:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

KESK’ten Ankara’daki Saldıraya Tepki

KESK şubeler platformu Dönem Sözcüsü Ahmet Avdancı, son günlerde meydana gelen terör olaylarını kınayarak "Ankara’da Gerçekleştirilen Saldırıyı ve Arkasındaki Güçleri Lanetliyoruz!" dedi. Avdancı yaptığı açıklamada,"Önceki gün Ankara’nın merkezinde yer alan Devlet Mahallesi’nde gerçekleştirilen acımasız saldırı sonucunda resmi rakamlara göre 28 kişi hayatını kaybetmiş, 61 kişi yaralanmıştır. K.E.S.K olarak Ankara’da gerçekleştirilen bu katliamı lanetliyor, yakınlarını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Ülkemiz tarihinde olmadığı kadar zor günlerden geçiyor. Ülkemizde son bir yıl içerisinde yaşanan katliamlar, hepimizi derinden yaralıyor. 10 Ekim katliamı benzeri bir katliamı 17 Şubat 2016 tarihinde bir kez daha yaşadık. Ülkemizin tarihine bir karanlık sayfa daha eklendi. Katliamın ülkemizin en güvenli bölgesi olması gereken bir alanda gerçekleşmesi biz yurttaşları da can güvenliği anlamında endişeye sevk etmektedir. Büyük şehirlerde insanlar evlerinden çıkarken tedirgin çıkmaktadırlar. Daha önce olduğu gibi, son Ankara saldırısı sonrasında da “jet hızıyla” yayın yasağı getirilmesi dikkat çekicidir. Geçmişte yaşanan benzer saldırı ve katliamlar dikkate alındığında, bu saldırının neden, nasıl ve kimler tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması gerekmektedir. Ankara’da yaşanan saldırının üzerindeki sis perdesi henüz net bir şekilde aralanmamışken, iktidarın 10 Ekim Ankara katliamı sonrasında yaptığı gibi yaşananları iç ve dış politikada yeni saldırı hazırlıklarının gerekçesi yapması şaşırtıcı olmayacaktır. Saldırıyla ilgili gerçekler tüm açıklığıyla ortaya çıkarılmalı, sorumlular, saldırının arkasındaki güçler ve bu saldırıya neden olanlar hesap vermelidir. 10 Ekim’de Ankara’nın orta yerinde göz göre göre gerçekleşen katliam ve sonrasında yaşananlar dikkate alındığında, önce İstanbul Sultanahmet’te, son olarak 17 Şubat tarihinde Ankara’da yaşanan saldırının arkasında yatan nedenlerin ve gerçek faillerin belirlenmesinin ne kadar mümkün olacağı tartışmalıdır. Bu ve benzeri saldırıların sonuçları kadar, nedenleri de sorgulanmalıdır. Siyasi iktidarın “Ya başkanlık ya kaos” anlayışı doğrultusunda başlatmış olduğu “İçeride savaş, dışarıda savaş” politikası, Türkiye’yi böylesi saldırı ve katliamların hedefi haline getirmektedir. Ülkemizde ve Orta Doğu’da yaşanılan süreçler ülkemizi gün geçtikçe Orta Doğu bataklığına çekmektedir. Gün geçmiyor ki Ülkemizde ve özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bu tür olaylarla sarsılmayalım. Her gün gelen şehit haberleri yüreklerdeki yangını giderek arttırmaktadır. AKP hükümetinin Orta Doğu’da izlediği yanlış dış politikanın ülkemize yansıması olan bu tür saldırı ve katliamlar ancak Ülkemizde ve Dünyada barış politikasıyla ve komşu ülkelerle girilecek dostluk ilişkileriyle engellenebilir. Yapılması gereken, iç ve dış politikada ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı söylem ve uygulamalardan uzak durmaktır. Biz eşitlik, adalet, özgürlük, emek, demokrasi ve bağımsızlık mücadelesi veren Kamu emekçileri olarak ülkemizde yaşanan bu katliamları yapanları nefretle kınıyoruz. Kamu Emekçileri Sendikaları Karabük Şubeler Platformu olarak Diyarbakır’da şehit olan askerlerimizin ailelerine ve 17 Şubat’ta Ankara’da yaşanan katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Ustaoğlu’ndan bağımlılıkla mücadelede toplumsal mücadele çağrısı

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu, basının bağımlılıkla mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı.

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu ve ekibi basın mensupları ile kahvaltı programında bir araya geldi.

Programda konuşan Ustaoğlu, demokratik cumhuriyet rejimlerinde medyanın toplumun şekillenmesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Bugün dördüncü kuvvet olarak tanımlanan medyayı, hatta birinci kuvvet olarak nitelendirebiliriz. Çünkü medya, toplumun yönlendirilmesinde bir numaralı rolü oynamaktadır" dedi.

Yeşilay'ın milletin ve özellikle gençliğin sağlığı için her alanda faaliyet gösterdiğini ifade eden Ustaoğlu, anaokulundan üniversiteye kadar toplumun her kademesinde yer aldıklarını söyledi.

Yeşilay'ın 1920 yılında kurulduğunu hatırlatan Ustaoğlu, "Kurulduğu günden bugüne ülkemizin maddi ve manevi sağlığı için çok büyük hizmetler ortaya koymuştur. Bugün bu hizmetlerin bir karşılığı olarak Dünya Yeşilay Teşkilatları Genel Başkanlığı görevini de üstlenmiş bulunuyoruz" diye konuştu.

Karabük'ün bağımlılıklardan arındırılması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Ustaoğlu, bağımlılıkların şehirde ciddi sosyal sorunlara yol açtığını belirtti.

Trafik kazalarından aile içi geçimsizliklere, toplumsal huzursuzluklardan bireyler arası çatışmalara kadar birçok problemin temelinde bağımlılıkların bulunduğunu dile getiren Ustaoğlu, "Bu sorunların yüzde 90'ından fazlası bağımlılığa düşmüş bireylerin sosyolojik problemlerinin bir yansımasıdır. Dengeli, düzenli bireyler yetiştirebilirsek, huzursuzluk şehrimizden kendiliğinden kaybolacaktır" ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarını toplumun gözü, kulağı ve sesi olarak nitelendiren Ustaoğlu, medyanın önem verdiği konuların toplum tarafından da önemsendiğine dikkat çekti. Bu nedenle basın mensuplarını birer Yeşilay gönüllüsü olarak görmek istediklerini aktaran Ustaoğlu, Yeşilay'ın beş bağımlılıkla mücadele ettiğini söyledi.

Amaçlarının önce Karabük'te, ardından Türkiye'de ve dünyada insanlığın huzur ve mutluluğuna hizmet etmek olduğunu dile getiren Ustaoğlu, bağımlılıktan kurtulmak isteyen herkesin yanında olduklarını belirtti. Ustaoğlu, "Sigara, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığından kurtulmak isteyen, çocuğu için yardım talep eden herkese yol göstermek istiyoruz. Basın mensuplarımızdan da bu noktada vatandaşlarımızı doğru şekilde yönlendirmelerini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin