Ahmet
•Kul hakkı kul hakkı diye bagirirlar onlar kul hakkı yerken kul hakkı olmaz hakkımız haram olsun bedava gelen eti tavuğu ürünleri parayla satar cemaatler


Cemaatler tarafından her yıl belirli dönemlerde geniş alanlarda kurulan adeta semt pazarlarını andıran Kermeslere esnaflar tepki gösterdi. 100. Yıl Mahallesinde bir Tarikat tarafından açılan ve döner ekmekten gözlemeye kadar her tür yiyecek, içecek ve giyimin satışa sunulduğu Kermes esnafların işini olumsuz etkilerken, esnaflar “bu kermeslerin takipçisi kim diyerek” tepkilerini dile getirdiler.
Öğrencilerin yoğun bulunduğu 100. Yıl Mahallesinde öğrencilere yönelik iş yapan ve sadece öğrencilerin yoğun olduğu sezonda iş yapan esnaflar, tarikatların amaçları dışına çıkarak kermeslerle rant sağladıklarını, esnafın hakkına girdiklerini ifade ettiler.
Görüşlerini aktaran esnaflar, “Biz kira veriyoruz, vergi veriyoruz. Her şeyin yasal prosüdürdlere uyması için çabalıyoruz. İşlerin hayli durduğu bu dönemde nafakamızı çıkarmaya çalışıyoruz. Ama bu kermesler önce üç günlüğüne açılıyor, sonra 10 gün 15 gün kalkmıyor. Vergi vb giderleri olmadığı için döner ekmek başta olmak üzere her şeyi maliyetinin çok altında satıyorlar. Kaç gündür iş yapamıyoruz, sinek avlıyoruz. Bu kul hakkı değil mi? Bizim çocuklarımızın nafkasından çalmıyorlar mı? Burada her tür yiyecek satılıyor, bunları kim denetliyor. Kermeslerde eskiden el emeği göz nuru ürünler satılırdı. Şimdi amacını aştı. Kermeslere karşı değiliz. Ama bunları maksadını aştı lokanta ve halk pazarı gibiler. Bunlara bir denetim ve statü getirilmeli. Karabük’te birçok cemaat var. Yaz boyu kermes yaparak esnafın hakkına giriyorlar kimsenin sesi çıkmıyor.” diye konuştular.
Diğer yandan Karabük Kent meydanında da açılacak olan kermes için hazırlıklar sürüyor.
Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.
Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.
Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”
Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.
Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.
Ahmet
•Kul hakkı kul hakkı diye bagirirlar onlar kul hakkı yerken kul hakkı olmaz hakkımız haram olsun bedava gelen eti tavuğu ürünleri parayla satar cemaatler