Karabük’ün Soğuksu Mahallesinde kentsel dönüşüm projesinin üçüncü etap çalışmaları çerçevesinde 383 evin yıkım çalışmaları sürüyor.
Karabük Belediyesi tarafından Soğuksu Mahallesinde başlatılan kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde çalışmalar sürüyor. Bölgede, tahliye edilen binaların yıkımına devam edilirken evini tam olarak boşaltmayan vatandaşlarda ihtiyacı olan eşyalarını taşımaya başladı. Yerinde dönüşüm modeliyle yaşama geçirilecek proje sayesinde hak sahipleri, eski ve depreme dayanıksız yapılar yerine, güvenilir ve çevreyle uyumlu evlere kavuşacak.
Mahalle Muhtarı Hüseyin Yavuz Karagöz, “Soğuksu Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi 3. Etap çalışmaları başladı. Yıkımlarımız devam ediyor amacımız hızlı bir şekilde yıkıp hemen ihalesini yapıp, yeni projemiz olan 530 konutlu projemize başlamak. Buraya başlarken öncelik insanların yaşam kalitesini artırmak dedik. Evler çok eski yeni evler var ama yüzde 85’i eski. Tek tek anlaştık, istemeyen de oluyor ancak isteyen kısım çok olduğu için bu işe başladık. Mahalle sakinlerimizle uzun istişareler yaptık” dedi.
İkinci etap çerçevesinde mahalleye 720 konutun yapıldığını belirten Karagöz, “Herkes oturuyor. Burada da her gün konuştuğum insanlarla fikir uyuşmazlığı oluyor. Ama tartışarak orta yolu buluyoruz. Ben buradaki evleri ne kadar uyguna yaptırıp mahalle sakinlerimi yormayacak bir şekilde ödeme planı çıkarırsak bu bizim için çok iyi olur. Buradaki insanları ev sahibi yapmak için mücadeleyi vereceğiz. Hepsinin bir değeri var, geriye kalan borçlarını da 15 yıla bölüyoruz. Şuanda evlerin fiyatı açıklanmadı, ama ortalama maliyeti belli, 750 ile 1 milyon arasında görünüyor. Adamın içeride 450 bin lira parası varsa geriye kalan 550 bin lirayı da 15 yılda aylara bölerek ödeyecek” diye konuştu.
Karagöz, üçüncü etapta 383 evin yıkılacağını ifade ederek şunları söyledi: “Burada 383 tane ev yıkılacak, yerine 530 tane konut yapılacak. 5 katlı altlarında dükkan yok her blokta 20 daire olacak. Burada evi yıkılan insanlar yarın istedikleri binayı seçebiliyor. Giriş, 1. ve 5. kat kuraya girmiyor. Ara katlar kuraya giriyor. Artan binalar da TOKİ aracılığıyla kura ile satıyoruz.”
Yıkım gerçekleşmeden önce evlerde gerekli kontrolleri yaptıklarını anlatan Karagöz, “İnsanlar köylerine arsalarına gelip burada ucuz malzeme almak istiyor. Bunu da hiçbir tedbir almadan buradan söküyor. Boşaltılan evin üzerinde x harfi ve y harfi yazıyoruz. Y harfi yık demek o aşamaya geldiğinde binanın içerisini 15 dakika dolaşıyoruz. Dolaşmazsak içerisinden insan çıkıyor. Burada can güvenliği her şeyden önemli” ifadelerine yer verdi. (İHA)


Kentsel Dönüşüm Projesi İçin Yıkımlar Sürüyor
Karabüklü lise öğrencilerinden Türkçe pop müziğe dilbilimsel analiz
Karabük’te lise öğrencileri tarafından hazırlanan ve son 50 yıldaki Türkçe pop şarkılarının zaman kipleri açısından incelendiği araştırma, İstanbul’da düzenlenecek 8. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde sözlü bildiri olarak sunulacak.
Karabük Alparslan Gazi Anadolu Lisesi’nde Öğretmen Nur Kabave Kutlu danışmanlığında yürütülen çalışmada öğrenciler, 1975’lerden günümüze kadar farklı dönemlerde öne çıkan Türkçe pop şarkılarının sözlerini analiz etti.
Araştırmada, şarkı sözlerinde kullanılan geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman kiplerinin eserlerin kalıcılığı üzerindeki etkisi incelendi.
Python tabanlı veri analiziyle gerçekleştirilen çalışmada toplam 12 bin 397 fiil değerlendirildi.
9. sınıf öğrencisi Esmanur Ergin, daha önce şarkı sözleri üzerine sosyolojik araştırmalar yapıldığını ancak konunun dilbilimsel yönünün yeterince incelenmediğini düşündüklerini belirterek, “Müzik toplumu yansıtıyor ama aynı zamanda etkiliyor. Biz bunu bilimsel verilerle ortaya koymak istedik” dedi.
Projede yazılım kısmında görev alan Emir Demirer ise yüzlerce şarkı sözünü Python kodlarıyla analiz ettiğini ifade ederek, “Normal şartlarda elle yapılması yıllar sürebilecek bir çalışmayı, yazdığım kodlar sayesinde çok daha kısa sürede tamamladım. Şarkı sözlerinde kullanılan zaman kiplerini tek tek ortaya çıkardım” diye konuştu.
Demirer, araştırmanın kendisine hem yazılım hem de proje geliştirme açısından önemli katkılar sağladığını söyledi.
Araştırma kapsamında şarkı sözlerini derleyen Defne Dursun da eski şarkıların hala dinlenmeye devam ettiğini, yeni şarkıların ise kısa sürede gündemden düştüğünü fark ettiğini dile getirdi.
Dursun, “Bu farkın şarkı sözlerinin içinde saklı olabileceğini düşündüm. Yaptığımız analizler sonucunda değişimin özellikle kullanılan zaman kiplerinden kaynaklandığını fark ettik” ifadelerini kullandı.
“Dijitalleşme, hızlı tüketim kültürü ve sosyal medyanın anlık vurgusu şarkı sözlerine de yansıdı”
Çalışmanın danışman öğretmeni Nur Kabave Kutlu ise dilin toplumsal değişimin en hassas göstergelerinden biri olduğunu kaydederek, “Bu değişimi en beklenmedik yer olan şarkı sözlerinde aradık. Eski şarkılar neden hâlâ dinleniyor, yeniler neden bu kadar çabuk tüketiliyor sorusundan yola çıktık. Elde ettiğimiz veriler, şimdiki zaman kipi kullanımının son 50 yılda iki kattan fazla arttığını gösterdi” ifadelerine yer verdi.
Türkçe pop müziğinin evrensel anlatımdan anlık anlatıma doğru belirgin bir geçiş yaşadığını ifade eden Kutlu, dijitalleşme, hızlı tüketim kültürü ve sosyal medyanın anlık vurgusunun şarkı sözlerine de yansıdığını söyledi.
Kutlu, “Türk toplumunun kolektivist yapıdan bireyselleşen bir yapıya dönüşümünü dilbilimsel olarak ortaya koyduk. Biz artık sadece şarkı sözlerini dinleyen değil, onların dilini çözen bir nesil yetiştiriyoruz” diye konuştu.
Araştırmada Türkçe pop müziğinin son 50 yıllık süreç içerisinde iki ayrı dönem halinde incelendiğini kaydeden Kutlu, ilk dönemde daha çok geniş zaman kullanımının öne çıktığını, son yılları kapsayan ikinci dönemde ise şimdiki zaman kullanımının belirgin şekilde arttığını ifade etti.
Çalışma sırasında en büyük zorluğun eski şarkı sözlerini derlemek olduğunun altını çizen Kutlu, “1975’ten 2000 arasındaki en çok dinlenen ve güçlü sözlere sahip şarkıları doğru kaynaklardan elde etmekte zorlandık” dedi.
Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde kabul alan çalışma, öğrenciler tarafından İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sözlü bildiri olarak sunulacak.


