Karabük Üniversitesi ve Karabük Belediyesi, 78 kültür ve sanat projesiyle kentin kültürel zenginliklerini ön plana çıkarmaya hazırlanıyor.
Karabük Üniversitesi, üniversite – kent buluşmasını hayata geçirmek için kültür sanat alanlarında da çalışmalarına sürat kesmeden devam ediyor. Bu çerçevede Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık ile Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya üniversitede gerçekleştirilen toplantıda bir ortaya geldi.
Rektörlüğün senato salonunda yapılan toplantıya Rektör Kırışık ve Lider Çetinkaya’nın yanı sıra Karabük Üniversitesi Kültür Sanat Çalışma Takımı’nda misyon alan akademisyenler ile Karabük Belediyesi yöneticileri de katıldı.
Toplantıda konuşan Rektör Kırışık, herkesin katılabileceği projelerle, kültür ve sanatın kente yayılmasını amaçladıklarını belirtti.
Kırışık, projelerin tasarım ve uygulama kademelerinde belediye ile yakın iş birliği içinde çalışacaklarını söz ederek, “Şehrimize bedel katmak istiyoruz, üniversite-şehir buluşmasını hayata geçirmek istiyoruz. Biz bunu önemsiyoruz. Bilimle toplumun buluşmasını sağlamak, kültür ve sanatla toplumun bütün kesitlerinin bir ortaya gelmesini sağlamak hedefimiz” dedi.
Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, da yaptığı değerlendirmede kültür ve sanat alanlarında atılacak adımların Karabük’ün gelişimi açısından büyük değer taşıdığına vurgu yaptı. Çetinkaya, kente paha katacak her türlü proje için başkanlığın üniversite ile çalışmaya hazır olduğunu kaydederek, “Eksiksiz bir sunum oldu, kültür-sanat çok fazla istikametiyle ele alındı. İnşallah sanat merkezini ihya edip, bu projeleri hayata geçirebiliriz” diye konuştu.
Karabük Üniversitesi Kültür Sanat Çalışma Grubu Lideri Öğr. Gör. Mesut Doğan da projeyle ilgili yaptığı açıklamada, Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın önderliğinde “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna uygun olarak Karabük’te yeni bir sürece adım attıklarını aktararak şunları söyledi: “Bu proje üniversite ile belediye iş birliği içerisinde olacak. Karabük Üniversitesinin bu alandaki birikimleri, Karabük Belediyesi ile birleşerek Karabük halkına ulaşacak.”
Doğan, projelerin geniş bir yelpazeye yayılacağını ve her yaştan beşere hitap eden kültür-sanat ve eğitim alanlarını içereceğini de tabir etti.


Kentin kültürel zenginlikleri ön plana çıkarılacak
BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.
Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.
Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.
Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.
Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.
Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;
1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.
2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.
3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.
4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.
Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.
Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!
İlyas Erbay


