Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Nisan, 2019 14:28 tarihinde yayınlandı
0

Keneye Karşı Dikkat

KKKA Vakaların görülmeye başlaması ile Tarım İl Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü tüm tedbirleri aldı

                        

           

Konuyla ilgili vatandaşları uyarmak ve alınacak tedbirler ile ilgili açıklama yapıldı. Açıklama şöyle: “Hava sıcaklığının artmasıyla birlikte İlimizde KKKA vakalarının görülmeye başlaması ve iki vatandaşımızın bu sebeple hayatını kaybetmesi nedeniyle daha önce yapılan bilgilendirmelerin tekrar hatırlatılması ihtiyacı doğmuştur.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ülkemizde ve dünyada bu hastalığı taşıyan hyalomma marginatum    cinsi kenelerden bulaşan viral bir hastalıktır.

Hastalık; virüsü taşıyan kenelerin ısırması, bu keneleri çıkarırken çıplak elle kenenin patlatılması, hastalık taşıyan kenelerin yapışmış olduğu hayvanların kan ve idrar gibi vücut sıvılarıyla direkt temas sonucu bulaşır. Ayrıca hasta kişilerin kanıyla veya vücut sıvılarıyla temas edilmesi sonucu da bulaşır. Hastalık hava yolu ile bulaşmaz.

Hastalıktan korunmak için;

Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli,

Pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renk kıyafetler tercih edilmeli,

Hayvanların üzerindeki keneye, hayvanların kan ve idrarına çıplak elle dokunulmamalı,

Riskli alanlardan döndükten sonra kene olup olmadığını görmek için vücudun ve elbiselerin her yerine dikkatlice bakılmalı,

Vücudun özellikle diz arkası, koltuk altları, kulak arkası, ense, saç dipleri ve kasıklar dahil kontrol edilmeli veya ettirilmeli,

Çocukların vücutları da mutlaka kene yönünden kontrol edilmeli,

Vücuda tutulan keneyi çıplak elle dokunmadan; eldiven, bez ya da poşet ile çıkarılmalı, çıkartılamıyorsa hemen en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir.

Tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın yukarıda belirtilen hususlara daha fazla dikkat etmeleri gereklidir.

Bilinmelidir ki vücuda tutunan kene ne kadar kısa sürede fark edilir ve erken dönemde çıkartılırsa hastalık riski de o kadar azalır. Üzerinden kene çıkartılmış olan vatandaşlarımızın en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak tam kan sayımı yaptırmaları, 10 gün süreyle kendilerini takip etmeleri; ateş, halsizlik, yaygın vücut ağrısı, eklem ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve kanama gibi şikayetlerden herhangi birinin görülmesi halinde tekrar en yakın sağlık kuruluşuna ya da bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmaları gerekmektedir.İlimizde Sağlık Müdürlüğü ve Tarım Orman İl Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili eğitim ve yayım çalışmaları yapılmaktadır.  Ayrıca Tarım Orman İl Müdürlüğü tarafından il genelinde büyükbaş ve küçükbaş hayvanların ektoparaziter ilaçlar ile ilaçlanması tamamlanmış ve süreç takip edilmektedir”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin