Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Ağustos, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Kelkit’te buğday hasadı başladı, yağışlar rekolteyi olumsuz etkiledi

Gümüşhane’de buğday hasadı başladı. Bu yıl Haziran ayı sonu ve Temmuz ayı boyunca etkisini gösteren yağışlar nedeniyle rekoltenin düşük olması bekleniyor.
Geniş arazilere ve verimli toprağa sahip Kelkit ilçesinde buğday hasadı başladı. İlçede 80 bin dekarlık alan üzerine çiftçiler tarafından binbir emekle ekilen buğday rekoltesinin bu yıl 5 bin ton olması bekleniyor. Dereyüzü köyünde arazilerine buğday eken çiftçiler ise Mayıs ayında meydana gelen aşırı sıcak havanın ve Haziran sonu ile Temmuz boyunca yaşanan aşırı yağış ve akabinde meydana gelen seller nedeniyle ürünlerinin olumsuz etkilendiğini, bu nedenle rekoltelerinin yarı yarıya düşebileceğini söyledi. Tarım İlçe Müdürlüğü’nün destekleriyle birlikte çalışmalarını yürüten çiftçiler, sulak arazilerde bulunan tarım ürünlerinin ise rekoltesinin yüksek olacağını dile getirdi.

“Mevsimsiz yağmurlar ürünlerimizi olumsuz etkiledi”
Kelkit’in Dereyüzü köyünde çiftçilik yapan Hüseyin Algül, “Hasadımız normal ilerliyor, yağışlar ve yaşanan sel nedeniyle bu sene verim biraz düşük. Biz burada arpa ekiyoruz, buğday ekiyoruz bu sene bir de nohut çıktı. Temmuz ayının sonlarında başlıyoruz hasada. Mevsimsiz yağmur yağınca buğday ince oluyor, bize yağmur Nisan ayında lazım. Haziran’da yağınca yağmur verim düşük oldu biraz” dedi.

“Rekolte yarı yarıya düştü”
Dereyüzü köyü muhtarı Aslan Güney ise, “Köyümüzde 3 bin dönüme yakın buğday ekim alanımız var, bin dönüm de arpa ekiliyor. Bu sene rekoltemiz zamansız yağan yağmurlar nedeniyle düşük oldu. Normalde Nisan-Mayıs aylarında yağış alan bölgemiz bu sene Haziran ayında yağış aldı rekolte yarı yarıya düştü. Su altındaki mahsulümüz iyi ama hububatta sıkıntımız büyük” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
30 Ocak, 2026 15:05 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yangın tüpü atan firmalara uyarı

Karabük’te yangın söndürücü cihazlar, tüpler ve asansörler başta olmak üzere birçok sanayi ürününün piyasa gözetimi ve denetimi, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde Karabük İl Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

Yangın söndürme cihazları ve yangın söndürme tüpleri, piyasaya ilk arz edildikten sonra Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te belirtilen periyotlarla muayene, bakım ve yeniden dolum süreçlerine tabi tutuluyor. Bu kapsamda bakım ve muayene işlemlerinin yılda en az bir kez (altı aydan az olmamak kaydıyla), yeniden dolum işlemlerinin ise dört yılda bir yapılması gerekiyor.

Söz konusu işlemlerin, 19 Nisan 2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ÖSG-2011/09 numaralı Mecburi Standart Tebliği’nin 3. maddesi uyarınca, TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi (HYB) bulunan firmalar tarafından gerçekleştirilmesi zorunlu. Firmaların ayrıca TSE 11827 zorunlu standardında belirtilen tüm şartları yerine getirmesi gerekiyor.

Üreticiler, yangın söndürücüleri TS EN3-8, TS EN1866-2 ve TS EN1866-3 standartlarına uygun olarak üretmek ve TS 862-7, TS EN3-7, TS EN3-8, TS EN3-9 ve TS EN3-10 standartları kapsamında gerekli belgelendirmeleri tamamlamak zorunda. Ürünler üzerinde yapılacak işaretleme ve etiketlendirmelerle, yangın söndürücülerin insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından güvenli olduğu gösterilerek CE işaretinin iliştirilmesi gerekiyor.

Periyodik muayene, bakım ve yeniden dolum hizmetini sunan firmalar ise, bu işlemlere ilişkin etiketleri, ürünün piyasaya ilk arzında yer alan etiketleri kapatmayacak şekilde ilave etmekle yükümlü. Dağıtıcılar ve satıcılar da, yalnızca teknik mevzuata uygun ve CE işaretli ürünlerin satışını yapmak zorunda bulunuyor.

Yetkililer, Karabük’teki kamu kurum ve kuruluşlarının, yangın söndürücü satışı ve dolumu yapan firmaların TSE Hizmet Yeterlilik Belgelerini dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor. Belgelerde firma adresinin güncel olması ve belgenin geçerlilik süresinin dolmamış olması büyük önem taşıyor. Ayrıca kamu kurumlarının, kendi bünyeleri ile ilişkili özel sektör kuruluşlarında bulunan yangın söndürücü cihazların düzenli olarak kontrol edilmesini, bakım ve muayenelerinin zamanında yapılmasını ve cihazların çalışır durumda olmasının teyit edilmesini sağlamaları gerektiği ifade ediliyor. Bu uygulamaların, can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından hayati önem taşıdığı belirtiliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin