ZONGULDAK ’ın Ereğli ilçesinde 2007 yılında kurulan Kaşi Seramik Atölyesi’nde çini ve seramik sanatı kurslarında öğrenciler yetiştiriliyor. Kdz. Ereğli’de 2007 yılında 250 metrekare alanda kurulan seramik atölyesinde seramik ve çini sanatı yaşatılmaya çalıyor. Çini İşleme Ustası Sümeyra Bilgin Gündoğdu, 3,5 yıldır çalıştığı atölyede kurslar düzenleyerek yeni öğrenciler yetiştirmeye çalıştıklarını söyledi. İznik Meslek Yüksek Okulu Çini İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra Kdz. Ereğli’de 2007 yılında kurulan Kaşi Seramik Atölyesi’nde çalışmaya başladığını anlatan Sümeyra Bilgin Gündoğdu, ilçeye böyle bir atölye kazandıran firma sahipleri İş Adamı Semih Çolak ile Hasan Ali Teberoğlu’na teşekkür etti. BÖLGENİN TEK SERAMİK VE ÇİNİ ATÖLYESİ Kaşi Seramik’in bölgede ki tek seramik ve çini işleme atölyesi olduğunu belirten Gündoğdu “ Kaşi Seramik 2007 yılında kuruldu. Atölye de seramikçi, alçı işi yapan ve toprakla uğraşan birçok kişi çalışmış. 3,5 yıl önce benimle tanıştılar ve burada çalışmaya başladım. Ben kendim çini işleme ustasıyım. İznik Meslek Yüksek Okulu Çini İşleme Bölümü mezunuyum. Benimle tanıştılar. Birlikte 3,5 senedir çalışıyoruz. Hem seramik çalışmalarımız hem de çini çalışmalarımız söz konusu. Ama son dönemde daha çok çiniye ağırlık verdik. Çünkü çini son zamanlarda yükselişe geçmiş geleneksel el sanatlarından bir tanesi. Kdz. Ereğli’de bu faaliyeti sürdürüyoruz. Bölgemizin tek seramik atölyesi. 250 metre karelik bir atölyemiz var. İçerisinde fırınımız, çamur karma makinelerimiz, alçı tezgâhlarımız bulunuyor” dedi. “DEKORATİF PARÇALAR YAPIYORUZ” Ofis olarak kullandıkları alanda bir aydır kurs vermeye başladıklarını ve kurslara talebin fazla olmasına rağmen yerin darlığı sebebiyle şu anda 3 öğrenci ile devam ettiklerini dile getiren Çini İşleme Ustası Sümeyra Bilgin Gündoğdu, kurslarda öğrencilere çini sanatının nasıl yapıldığına yönelik bilgiler verip çiniler üzerine çalışma yaptırdığını ifade etti. Kurslarda çıkarttıkları formlar üzerinde daha çok öğrencilerin ellerinin sitiline yada zevkine göre modeller üzerinde pratik çalışmalar yaptıklarını anlatan Gündoğdu, ortaya çıkarttıkları eserlerin tabaklar, vazolar, küpler, kül tabloları, duvar panoları gibi daha çok dekoratif amaçlı süs eşyaları olduğunu söyledi. Ortaya çıkarttıkları seramik ve çini eserlerini İstanbul ve İznik’teki mağazalar ile bölgede kendilerini tanıyan insanlara sattıklarını belirten Gündoğdu, ayrıca Kaşi Seramik firmasına ait internet sitesi üzerinden de satış yaptıklarını belirtti.
KDZ. Ereğli’de Çini Ve Seramik Sanatı Yaşatılmaya Çalışılıyor
İtfaiyecilerin mesleki sağlık riskleri bilimsel verilerle ortaya koyulacak
Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan ve itfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje desteklenmeye hak kazandı.
Kastamonu Üniversitesi Bozkurt Meslek Yüksekokulu Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Nuray Demiralp’in yürütücülüğünde “İtfaiyecilerde Mesleki Per- ve Polifloroalkil Madde (PFAS) Maruziyetinin Allostatik Yük Üzerindeki Etkisinde Kardiyorespiratuar Uygunluğun Moderatör Rolü” isimli proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Proje ekibinde araştırmacı olarak Kocaeli Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Tayfun Şahin, Doç. Dr. Serpil Gerdan ve Öğretim Görevlisi Dr. İnci Özdemir ile Ankara Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Dr. Ayşe Ütük yer alıyor. Projenin danışmanlığını ise Prof. Dr. Hürmüz Koç üstleniyor.
İtfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje, çevresel kimyasalların insan fizyolojisi üzerindeki etkilerine odaklanıyor.
12 ay sürecek ve 100 bin TL bütçeyle yürütülecek proje kapsamında, başlıklı çalışma, itfaiyecilerin görev sırasında maruz kaldıkları Per- ve Polifloroalkil Maddelerin (PFAS) uzun vadeli sağlık sonuçlarını inceleyecek.
Araştırmanın temelinde yer alan Fizyolojik Tampon Hipotezi, yüksek VOmax düzeyine sahip bireylerde PFAS maruziyeti ile artan fizyolojik stres arasındaki ilişkinin zayıflayabileceği varsayımına dayanıyor. Proje, fiziksel uygunluğun çevresel risk faktörlerine karşı koruyucu bir mekanizma olup olmadığını ortaya koymayı hedefliyor.
Araştırma sonucunda elde edilecek verilerin, özellikle yüksek riskli meslek gruplarında çalışan bireylerin sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması ve mesleki koruyucu önlemlerin bilimsel temelde yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.


