Reklam
Reklam

KBÜ’lü Yeni Öğrencilerden Üniversite ve Şehirle İlgili İlk İzlenimler

66eea9f136797 jpg
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
21 Eylül, 2024 14:11 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Üniversitesine 2024-2025 Akademik yılında yerleşen yeni kayıtlı öğrenciler, Üniversite ve Karabük ile ilgili ilk izlenimlerini KBÜ Medya ile paylaştı.

2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından yüzde 96,6 doluluk oranıyla en çok tercih edilen üniversiteler arasında yerini alan Karabük Üniversitesi lisans bölümlerine 3 bin 277, ön lisans bölümlerine ise 2 bin 656, yüksek lisansa 640 ve doktoraya ise 74 kişi kayıt yaptırdı. Karabük Üniversitesini yeni kazanan 6 bin 647 öğrenci, üniversiteli olmanın heyecanını yaşayarak yeni bir döneme adım attı.

Karabük Üniversitesine yeni adım atan öğrenciler, üniversitenin sunduğu imkanlar ve eğitim süreçleri hakkında ilk izlenimlerini KBÜ Medya ile paylaştı.

Karabük’e Alanya’dan gelen Sinan Şirin, “Ispartalıyım, Alanya’dan geliyorum. Üniversiteyi, ilk tanıştığım arkadaşlarla biraz gezdim. Böyle  sosyal medyadan kalan bir ön yargı vardı. Şu an öyle bir şey yok, fakülte güzel, şehirde güzel. İlk derslere giren hocaların anlatmaları olsun, konuşmaları olsun, ön yargımızı kırdı” şeklinde konuştu.

Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümünü kazanan Elif Küçük, “Ben zaten Karadeniz kısmını çok seviyordum. Safranbolu’nun evleri çok dikkatimi çekti. Sevdiğim için tercih ettim” dedi.

Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik  Bölümünü kazanan Timiçun Şentürk, “Bursa’dan geliyorum. Arkadaşlarla gezme fırsatım oldu. Mühendislik Fakültesinde bir gezi yaptık; orada araba müzesini gezdik. Kütüphaneyi de bir gezme fırsatımız oldu; iç tarafı güzeldi. Sessiz ortam, çalışılabilir bir ortam” diye konuştu.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümünü kazanan İlayda Topal, “Zonguldak’tan geliyorum. Kampüsü geniş ve güzel buldum küçük bir yer bekliyordum, iyi beğendim” dedi.

Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümünü kazanan Nazmi Yılmaz, “Sosyal Yaşam Merkezi, yemek yerleri ve araba müzesi var. Memleketim Karabük olduğu için burayı tercih ettim, bildiğim bir yer olsun istedim” dedi.

Samsun’dan gelen Sıla Sarı, “Büyük bir kampüs, beklediğimden daha iyi” ifadelerini kullandı. (Karabük Üniversitesi Bülteni)

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.