Reklam
Reklam
FEST
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
15 Nisan, 2025 11:10 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’lü Öğrencilerin Belgeseli İngiltere’de Finalde

Karabük Üniversitesi öğrencilerinin imzasını taşıyan “Cam Adam” isimli belgesel film, on binlerce başvuru arasından sıyrılarak uluslararası yarışmada finale kaldı.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından çekilen ve “cam kemik hastalığı” olarak bilinen Osteogenezis Imperfekta ile mücadele eden Zekeriya Ünal’ın yaşam öyküsünü anlatan “Cam Adam” isimli belgesel film, 15. Lift-Off Global Network Film Festivali’nin finalistleri arasına girmeyi başardı.

Radyo, Televizyon ve Sinema bölümü 4. sınıf öğrencisi Ahmet Hakan Kurt’un yönetmenliğinde çekilen belgesel, dünyanın dört bir yanından on binlerce başvurunun yapıldığı festivalin resmi seçkisine girerek önemli bir başarıya imza attı.

Festival boyunca “Cam Adam” belgeseli ünlü yapımcılar, yönetmenler ve film ekipleri tarafından izlenecek. Finalist filmler arasından seçilecek eserler yıl sonunda düzenlenecek törende ödüllerine kavuşacak. Geçmiş yıllarda bu festivalde ödül alan bazı yapımlar, Oscar gibi prestijli ödüllere aday gösterilerek uluslararası dağıtımcılarla anlaşmalar gerçekleştirmişti.

“Cam Adam” filminin yönetmen koltuğuna Ahmet Hakan Kurt otururken, görüntü yönetmenliğini Yusuf Karaaslan yaptı. Film ekibinde ayrıca Kerim Demirtaş, Tolga Yüksel ve Tunahan Mirza Gülen görev aldı. Filmin danışmanlığını ise Doç. Dr. Burak Türten üstlendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin