6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin ardından Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın destekleri ile KBÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Şenol Gürsoy ve Dr. Öğr. Üyesi Zehra Şule Garip, TOBB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Erhan Eren olası depremlerin etkilerine karşı yapıların dayanıklılıklarını değerlendirme çalışmaları kapsamında çalışmalara başladı. Karabük’teki kamu binalarında yürüttükleri tasarım gözetmenliği ve proje danışmanlığı çalışmalarını sürdüren akademisyenler, Karabük Valiliği, İl Özel İdaresi ile Karabük Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri ile birlikte şimdiye kadar 16 okul binasının deprem yeterliliği konusunda hizmeti verdi.
Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri, 6 Şubat depremleri sonrasında, Karabük ilindeki okul binalarının deprem güvenliğini incelemek üzere çalışmalara başladı. Karabük Valiliği İl Özel İdaresi ile Karabük Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün yönlendirmesiyle akademisyenler, Karabük genelindeki okul binalarının deprem performansını değerlendiriyor.
KBÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Gürsoy, okulların deprem güvenliği ve performansının yeterliliği konusunda Karabük Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Yapı Anabilim Dalı olarak proje danışmanlığı ve tasarım hizmeti verdiklerini belirtti. Bugüne kadar 16 okul binasını incelediklerini ifade eden Gürsoy, mevcut durumun bir ön değerlendirmesini yapmak üzere okul binasını da incelediklerini dile getirdi.
Çalışmalarının aşamalarını sıralayan Gürsoy, “Gözlemsel Durum Analizi” ile binanın hasar durumlarını tespit ettiklerini, “Zemin ve Arazi Analizi” ile zemin durumu ve yerleşimine dair incelemelerde bulunduklarını ifade etti. Ayrıca, “Malzeme Yeterliliği Analizi” için beton ve demir gibi malzemelerden numuneler alarak deneyler gerçekleştirdiklerine işaret eden Gürsoy, “Modelleme ve Performans Analizi” ile bilgisayar ortamında binanın performansını değerlendiklerini aktardı.
Gürsoy, binanın güçlendirme ihtiyacı varsa, bu durumu belirleyerek gerekli güçlendirme projelerini tasarlayacaklarını ve bunun ardından uygunluğunu kontrol edeceklerini söyledi. Okul binalarının güvenliği ile ilgili bir seferberlik başlatıldığını belirten Gürsoy, “Deprem gelmeden önce yaşadığımız mekanlar depreme karşı güvenilir mi, değil mi ona mutlaka baktırmamız lazım. Deprem olduktan sonra iş işten geçmiş oluyor” dedi.
Karabük Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Dr. Öğr. Üyesi Zehra Şule Garip, Türkiye’nin deprem bölgesinde yer aldığını ve binaların mevcut yapı stoğunun iyi değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Deprem yönetmeliği kapsamında bu durumun öngörüldüğünü vurgulayan Garip, ekip olarak sadece Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul binalarını değil, genel olarak tüm yapı stoğunu değerlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Garip, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Deprem, Türkiye’nin gerçeği. Bir gün belki de çok kısa bir zamanda karşımıza çıkacak. Yapılarımızın bazıları çok eski, eski deprem yönetmeliklerine bağlı olarak dizayn edilmiş. Güncel hale getirmemiz lazım, gerekiyorsa güçlendirme yapmamız gerekiyor, gerekiyorsa yıkımını gerçekleştirmemiz lazım. Bunun için de incelemelerimizi yapıyoruz. Halkımıza bu konunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etmek istiyorum ve gerekli hassasiyetleri göstererek binalarını inceleme konusunda istekli olmalarını öneriyorum. Vatandaşlarımız Karabük Üniversitesi Döner Sermaye Müdürlüğüne başvurabilir, gerekli bilgiyi alarak bizlerle irtibat kurabilir. Her konuda halkımıza yardımcı olma konusunda istekliyiz.”
Garip, konutlarda Deprem Yönetmeliğine uygun taşıyıcı sistem seçimlerinin yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Deprem bölgelerinde tercih edilmeyen döşeme sistemlerinden uzak durulmasının faydalı olacağı kanaatindeyim. Bir de bölgenin yerel zemin koşulları da çok önemli. Yerel zemin koşullarının da sıkıntı yarattığı ortada. Önlemlerin bu yönde alınması gerekli, özellikle temel sisteminin düzgün yapılması önemli. Bu tarz önlemler, yapılarımızın sağlıklı olmasını ve güven içinde yuvalarımızda yaşamayı bize sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. (Yusuf Korkmaz)
Düzce’de Ramazan ayı nedeniyle sahura kadar açık olan Sabiha Ulusoy Kütüphanesi, farklı bir sürprize ev sahipliği yaptı. İki yıldır iftar sonrası kendi aralarında mehter marşı çalarak toplu halde kütüphaneye giren öğrenciler, bu kez karşılarında Düzce Belediyesi Mehteran takımını bulunca hayret ettiler.
Düzce Belediyesi tarafından Sabiha Ulusoy Kütüphanesi’ni kullanan öğrencilere Mehteran takımı ile sürpriz hazırlandı. İftar sonrasında mehter ekibi öğrencilerden önce kütüphane içerisinde konuşlandı. İftarın ardından her zamanki gibi marş açarak coşkulu şekilde kütüphaneye yönelen öğrenciler, içeri girdiklerinde canlı mehter marşıyla karşılandı.
Marşların kütüphane içerisinde yankılanmasıyla öğrenciler büyük sürpriz ve heyecan yaşadı. Alkışlar ve tezahüratlar eşliğinde karşılanan mehter gösterisi, Ramazan akşamına unutulmaz bir atmosfer kattı.
Düzce Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Burçin Sarıcan, gençlerin oluşturduğu bu güzel geleneğe kayıtsız kalmak istemediklerini belirterek, öğrencilerin motivasyonunu artırmak ve Ramazan coşkusunu paylaşmak amacıyla böyle bir sürpriz hazırladıklarını ifade etti.
"Böyle bir sürpriz beklemiyorduk"
Sürpriz karşısında hem şaşıran hem de mutlu olan öğrenciler, etkinlik için Düzce Belediyesi’ne teşekkür ederek; "Biz kütüphaneye mehteran marşı ile giriş yapıyorduk. Bunu bir gelenek haline getirmiştik. Bu akşam böyle bir sürpriz beklemiyorduk. İlk önce hoparlörden mehter marşı çaldığını sandık. Ancak daha sonra Düzce Belediyesi’nin mehteran ekibini görünce çok şaşırdık ve gururlandık. Bize çok güzel bir sürpriz ve anı oldu. Düzce Belediye Başkanımız Dr. Faruk Özlü’ye teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandılar.