Reklam
Reklam

KBÜ’den Yerli ve Milli Çip Tasarımı

676bceb3bb681
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Aralık, 2024 12:22 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Üniversitesi (KBÜ) öğrencilerinden oluşan Teknofest takımı KÜPX, Türkiye’nin çip üretiminde dışa bağımlılığını azaltmak ve bu alanda milli bir altyapı oluşturmak amacıyla yerli çip tasarımı çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

Karabük Üniversitesi öğrencilerinin oluşturduğu Teknofest takımı KÜPX, teknolojide dışa bağımlılığı azaltmak ve Türkiye’nin çip üretimindeki yerini güçlendirmek amacıyla yerli ve milli çip tasarımı üzerinde çalışıyor. Takım, geliştirdikleri yenilikçi tasarımlar ve çalışmalarla, geleceğin teknolojilerine öncülük etmeyi hedefliyor.

Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencilerinden Emre Çoban, Enes Toprak,  Ülkü Karayakalı, Yakup Büyükkaya, Medine Çifci ve Elif Sena Dindar’dan oluşan KÜPX ekibi, çip tasarımı ve mikroelektronik sistemler üzerine yoğunlaşarak, üniversitenin laboratuvar imkanlarından da faydalanıyor. Ekip, çiplerin enerji verimliliği, güvenlik altyapısı ve yüksek performans sunması için ileri mühendislik tekniklerini kullanıyor.

Karabük Üniversitesi Teknofest takımı Küp X’in projeleri, ülkenin dijital altyapısını güçlendirecek ve teknoloji dünyasında önemli bir yer edinmesine katkı sunacak potansiyele sahip. Ekip, çalışmalarını tamamladıktan sonra tasarladıkları çiplerin üretim süreçlerini de yerli imkanlarla gerçekleştirmeyi planlıyor.

Karabük Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi ve KÜPX Takımı kaptanı Emre Çoban, Çip tasarımının önemine dikkat çekerek,  bu teknolojilerin tüm cihazlarda kritik bir rol oynadığını belirtti. Çoban,  “Bütün teknolojik cihazlarda çip bulunuyor. Ama bu çiplerin üretimi çok hassas ve çok zorlu bir süreç. Savunma sanayisinden tutun da telefon, televizyon, kamera, aklınıza gelebilecek bütün teknolojik cihazlarda çip bulunuyor. Ancak bu çiplerin belli başlı merkezleri var: Amerika, Çin, Japonya, Kore gibi ülkeler. Biz de bu alanda yeni gelişmeler yaparak, Türkiye adına güzel bir yerlere gelmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

Çoban, KÜPX Takımının Karabük Üniversitesinin desteğiyle 4 yıl önce kurulduğunu ve bu süreçte üniversitenin akademik kadrosundan büyük destek aldığını belirterek, “Üniversite desteği ve sponsorların katkısıyla büyük bir ilerleme kaydettik. Yaptığımız çalışmalar doğrultusunda alttan yeni gelen arkadaşlarımızı da geliştirmeye çalışıyoruz. Hocalarımızla iş birliği içerisindeyiz ve burada Teknokent bize sponsor oluyor, bize maddi ve manevi destek sağlıyor. Bu şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi.

Bu yılki Teknofest hedeflerini de paylaşan Çoban, “Bizim bu seneki amacımız dereceye girmek. Bu üniversite için de bizim için de çok önemli bir süreç. Çünkü Teknofest’te birinci olmak çok zorlu bir hedef ve sadece bir takıma ait bir şey. İnşallah birinci olacağız.” dedi.

KÜPX TAKIMI, YERLİ ÇİP ÜRETİMİ İÇİN ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR

Karabük Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi ve KÜPX Takımı üyesi Yakup Büyükkaya, takımının Teknofest yolundaki başarılarını ve hedeflerini paylaşarak, “2021 yılında kurulan KÜPX Takımı, 2022 ve 2023 yıllarında büyük başarılar elde etti ve 2024 yılında yeni ekibiyle finale kalarak 320 takım arasında 8. oldu. 2024’teki bu büyük başarıyı, ülkeye katkı sağlama hedefiyle elde ettiklerini belirten Büyükkaya, “İnşallah gelecekte de belirlediğimiz mefkûre ve ülkü doğrultusunda birinci olmayı ve vatanımızı en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz.” dedi

BAĞIMSIZLIK VE TEKNOLOJİ İHRACATI HEDEFİ
KÜPX Takımı, 2022 yılında dünya çapındaki bazı ülkelerin uyguladığı ambargolar ve kısıtlamalar üzerine bağımsız bir teknoloji altyapısı kurma kararı aldığını belirten Büyükkaya, “Biz de tam bağımsız bir ülke inşası için, müreffeh yarınlar için ne yapabiliriz diye düşündük ve bu sebeple çalışmalarımıza başladık. Çalışmalarımız esnasında, uykusuz kaldığımız geceler, rapor yazarken kafamızın karıştığı süreçlerin içerisinden geçerek şu anki konumumuza geldik. Bu nedenle, bu sadece bir senelik başarının arkasında yatan emek değil, uykusuz geceler, azim, arkadaşlık ve dostluğun birleştiği çok güzel bir süreçtir. Bununla beraber, inşallah 90’lardan beri süregelen bir paradigma kırılması var, kablolu iletişimden kablosuz iletişime geçiş var. Bu paradigma kırılmasının öznesi olarak bizler, kablolu, büyük ve yüksek maliyetli sistemlerden ziyade düşük maliyetli, kolay entegrasyon gerektiren ve ücret konusunda da teknoloji ithalatı yerine ihracatı yapabileceğimiz sistemler üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca, ürettiğimiz bir çip mevcut. Gelecek zamanlarda, bu çip ile ülkemize katkı sağlamak istiyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, teknoloji ihracatını nasıl yapabiliriz, bunun üzerine çalışmalar yapıyoruz. Ülkemize katma değerli projeleri nasıl kazandırabiliriz, bunu konuşuyoruz çünkü şunun da bilincindeyiz: Bir paradigma kırılışı var ve bunun öznesi biz gençleriz. Biz gençlerin azimli çalışması gerekiyor. Bu çalışmaların nihai hedefi ise, inşallah güzel yarınlara merhaba demek.” ifadelerini kullandı.

ÇİP TASARIMI VE YENİLİKÇİ PROJELER
KÜPX Takımı, özellikle batarya güç sistemlerinde büyük bir yenilik geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Büyükkaya, “Bu batarya güç sistemlerinde herkesin bildiği gibi büyük komponentler kullanılıyor. Biz ise büyük komponentler yerine, tümleşik ve kolay entegrasyonu gerektiren bir çip tasarlamaktayız. Şu anda, ülkemizde halihazırda üretilmiş TÜBİTAK tarafından Çakıl projesi bulunuyor. Bu, 65 nm’de çalışıyor TÜBİTAK laboratuvarlarında. Biz ise 90 nm’de çalışıyoruz. Ayrık elemanları düşündüğümüzde, mikro düzeyde makro değişimi elde etmek için azimle çalışıyoruz. 90 nm’de ile elde ettiğimiz bu projeyle, ülkemizdeki tasarım ekosistemine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bizim gibi tasarım yapan mühendislerin gelişmesine yardımcı oluyoruz ki, gelecek zamanlarda ülkemizde yabancı yatırımları çekip, bir çip tasarım fabrikası kurduğumuzda, Tayvan’dan değil de Türkiye’den çip tedarik etme hevesindeyiz.” dedi.

Büyükkaya, KÜPX Takımı olarak 2025 yılında Kıbrıs’ta düzenlenecek Teknofest’te yer almayı büyük bir heyecanla beklediklerini ifade ederek,  “2025 yılında, ülkemizde ve TEKNOFEST’te büyük yenilikler getirecek çünkü ilk defa Kıbrıs’ta bir TEKNOFEST düzenlenecek. Bu sebeple, bizler bunun heyecanı içerisindeyiz ve Kıbrıs’ta düzenlenecek bu etkinlikte yer almanın gururuyla azimle çalışmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

Büyükkaya, “Karabük Üniversitemiz özelinde Karabük Teknokent’in desteğiyle, 2024 yılında çalışmalarımızı sergiledik. 2025 yılında da aynı düzende, aynı prototip merkezimizde ve arkamızdaki arkadaşlarımızın destek ve himayeleriyle çalışmalarımızı sergileyeceğiz. Karabük Üniversitesinde de tasarım ekosistemine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Ama bunun nasıl geliştirilebileceğini de düşünüyoruz. Rektörümüz Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın hedefleri doğrultusunda eğitimlere önem veriyoruz ve altımızdaki çip tasarım mühendislerini yetiştirmeye çalışıyoruz. Bu sene çok güzel bir tecrübe kazandık, ancak altımızdaki arkadaşlarımızı da geliştirerek birden fazla takımla yarışmalara katılıp, bu ekosistemi onlarla da paylaşmak istiyoruz.” şeklinde konuştu. Büyükkaya, ayrıca 10 yıl içinde yerli çip üretimini hayata geçirmeyi ve Türk mühendislerinin katkısıyla bu alanda öncü olmayı hedeflediklerini belirterek, ülkenin savunma sanayiine katkı sağlama amacını yineledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.