Reklam
Reklam
66d8303e561fd jpg
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
04 Eylül, 2024 14:06 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’den URAP Türkiye Alan Sıralamalarında Büyük Başarı

Karabük Üniversitesi, 2023-2024 URAP (University Ranking by Academic Performance) Türkiye Alan Sıralamalarında Makine Mühendisliği ve Mühendislik alanlarında yükseliş gösterdi.  ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesindeki URAP Araştırma Laboratuarı tarafından hazırlanan bu sıralamalar, Türkiye ve dünya genelinde yükseköğretim kurumlarının akademik performansını değerlendiriyor.

URAP, dünya genelinde 121 farklı ülkeden 3000 üniversiteyi çeşitli bilim alanlarında sıralayarak, makale sayısı, atıf sayısı, toplam doküman sayısı, yayın etkisi ve uluslararası iş birliği gibi kriterler üzerinden üniversiteleri değerlendiriyor. Karabük Üniversitesi, bu değerlendirmede önemli bir başarı elde ederek alanında öne çıkan üniversiteler arasında yer aldı.

MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ ALANINDA BÜYÜK YÜKSELİŞ

Karabük Üniversitesi, Makine Mühendisliği alanında 2022-2023 Dönemi’nde Türkiye genelinde 10. sırada yer alırken, dünya genelinde 974. sırada bulunuyordu. 2023-2024 URAP sıralamalarında ise Türkiye genelinde 5. sıraya, dünya genelinde ise 889. sıraya yükselerek büyük bir ilerleme kaydetti.

MÜHENDİSLİK ALANINDA DA BAŞARI

Üniversite, Mühendislik alanında da önemli bir başarı gösterdi. Türkiye genelinde 24. sıradan 13. sıraya yükselirken, dünya genelinde 1261. sıradan 1118. sıraya çıkarak bu alanda da dikkat çekici bir ilerleme sergiledi.

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, yaptığı değerlendirmede;  “Üniversitemiz,  her geçen yıl akademik başarılarını artırarak, ülkemizin ve dünyanın saygın üniversiteleri arasında yerini sağlamlaştırmaktadır. Bu başarılarımızı daha ileriye taşımak ve üniversitemizi dünya sıralamalarında daha üst sıralara çıkarmak için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin