Reklam
Reklam
676ff451621ae
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Aralık, 2024 15:51 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’den Otizmli Çocuklara İyi Bir Sağlık Hizmeti İçin Çalışma

Karabük Üniversitesi Safranbolu Şefik Yılmaz Dizdar Meslek Yüksekokulu Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü Öğr. Gör. Tuğçe Kolukısa, “Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuğa Sahip Annelerin Çocuklarıyla İlgili Hastane Deneyimleri, Hemşirelerden Beklentileri ve Farklılıklara Duyarlı Hastane Ortamı Hakkındaki Görüşleri: Niteliksel Bir Çalışma” başlıklı projesi, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü Programı çerçevesinde destek almaya hak kazandı.

Projenin temel amacı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuğa sahip annelerin hastane deneyimlerini anlamak, hemşirelerden beklentilerini ortaya koymak ve bu doğrultuda farklılıklara duyarlı hastane ortamı tasarımı için öneriler geliştirmek.


Çalışma, otizmli çocukların ve ailelerinin sağlık hizmetlerinde yaşadığı zorluklara ışık tutmayı ve bu konuda hem sağlık çalışanları hem de hastane yönetimleri için yol gösterici olmayı hedefliyor.


Karabük Üniversitesi Safranbolu Şefik Yılmaz Dizdar Meslek Yüksekokulu Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü Öğr. Gör. Tuğçe Kolukısa, “Danışmanım Prof. Dr. Nursan Çınar ile birlikte yürüttüğümüz ‘Otizm Spektrumu Bozukluğu Olan Çocuğa Sahip Annelerin Çocuklarıyla İlgili Hastane Deneyimleri, Hemşirelerden Beklentileri ve Farklılıklara Duyarlı Hastane Ortamı Hakkındaki Görüşleri’ başlıklı doktora tez projemiz, 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Temel amacımız, otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip annelerin çocuklarıyla ilgili deneyimlerini ve hemşirelerden beklentilerini belirlemek ve farklılıklara duyarlı hastane ortamı hakkındaki görüşlerini almak” dedi.


Otizmli çocukların sağlık hizmetlerinden faydalanma oranlarının yüksek olduğunu, ancak hastanelerin genellikle aydınlık, gürültülü ve yoğun ortamlarının bu çocuklar için duyusal bir yük oluşturduğunu ifade eden Kolukısa, “Otizm Spektrumu Bozukluğu olan çocuklarımızın sağlık hizmetlerini kullanma ihtimalleri, Otizm Spektrumu Bozukluğu olmayan çocuklara göre daha yüksek orandadır. Hastanelerin genel itibariyle aydınlık ve gürültülü olması, tanınmayan birçok kişinin varlığı, insanların hızlı hareket etmesi ve uzun bekleme süreleri düşünüldüğünde, Otizm Spektrumu Bozukluğu olan çocuklarımız için aşırı duyusal bir yük oluşturuyor. Otizm Spektrumu Bozukluğu olan çocukların yaygınlığındaki artış ve yüksek tıbbi komorbidite oranlarını da baz aldığımızda, onların tıbbi ihtiyaçlarını karşılamak giderek daha önemli hale gelmiş durumda” diye konuştu.


“Proje çerçevesinde yapılan çalışmalar, hemşirelerin hasta kabul sürecinde çocuklar hakkında bilgi toplama ve doğrudan bakım sağlama noktasında kilit bir rol oynadığını ortaya koyuyor” diyen Kolukısa, “Otizm Spektrumu Bozukluğu olan çocuklarla ilgili bilgi sağlama noktasında benzersiz bir konumda olan annelerle yaptığımız nitel görüşmeler sonucunda, onların çocuklarımızın daha kaliteli ve konforlu sağlık bakım hizmeti almalarına katkı sunacağını düşünmekteyiz. Hemşireler, hasta alımı sürecinde çocuk hakkında bilgi toplayan ve en çok doğrudan hastanelerde hastalarla vakit geçiren kilit sağlık hizmeti uygulayıcılarıdır. Hemşireler, Otizm Spektrumu Bozukluğu olan çocuklara sağladıkları bakımda, öncesinde kendilerinden beklentiler noktasında bilgi sahibi oldukları takdirde daha iyi bir bakım sunma fırsatına sahip olabileceklerdir. Otizm Spektrumu Bozukluğu olan çocukların hastane ortamında sağlık hizmeti alırken yaşadıkları zorluklara düşündüğümüzde bu proje, hem ülkemizde hem de dünyada otizmli çocukların daha kaliteli ve konforlu sağlık hizmeti almalarına katkı sunacağını düşünmekteyiz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
bosanma asamasindaki esini olduren sahsa agirlastirilmis muebbet hapis cezasi N5ME7jfG
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Mayıs, 2026 00:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Boşanma aşamasındaki eşini öldüren şahsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde boşanma aşamasındaki 2 yıllık eşi Sinem Somun’u tabancayla öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralayan şahıs ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, 31 Temmuz 2025 akşamı Beşikdüzü ilçesi Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanındaki tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine gelen bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi.

Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun Giresun’un Eynesil ilçesinde toprağa verildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tutuklu sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında bugün 3’üncü kez Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı.

“Ben tahliyemi talep etmiyorum, zaten cezalandırılmam gerektiğini düşünüyorum”

Tutuklu olduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılan Somun savunmasında, “Ben tahliyemi talep etmiyorum. Zaten cezalandırılmam gerektiğini düşünüyorum, suçum yok demiyorum. Olay tamamen kazaydı. Tabancamdan çıkan kurşunla eşim öldü. Sakince kendimi savunuyorum. Acılar var, benim de acım var. Ben karıma hiçbir zaman el kaldırmadım. Acımı yaşıyorum. Koğuşta eşimin resmini saklıyorum. O gün Sinem’i öldürmek için yeterli vaktim vardı. Öldürecek olsam kanıt bırakmaz şekilde öldürürdüm. Ailesine gönderdiğim mektupta tehdit yok. Sadece eşim Sinem’i kendi aile mezarlığımıza defnetmek istediğimi söyledim. Adil bir yargılanma istiyorum. Yargılanmamın adil olmadığını düşünüyorum” dedi.

Somun’un konuşması sırasında duruşmada bulunan anneanne Gülizar Topaloğlu ve dede Ali Hayri Topaloğlu, salondan ayrıldı.

Kararını açıklayan mahkeme heyeti Ali Eren Somun’u ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse, bekçi Emrah Erata’ya yönelik eyleminden de kamu görevlisini yaralamaktan 2 yıl 2 ay ve ruhsatsız ateşli silah bulundurmaktan 3 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Bizi sosyal medyadan takip edin