blank
Mustafa Akgün tarafından
29 Aralık, 2025 15:06 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kbü’den Çevreci Malzeme Üretimine Yenilikçi Yaklaşım

KBÜ’lü araştırmacılar, çevresel etkileri azaltan yeni nesil jeopolimer malzemeler üzerine geliştirdikleri yenilikçi üretim modeliyle sürdürülebilir yapı teknolojilerine bilimsel katkı sunuyor.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Yaşın, çevresel etkileri azaltan yeni nesil malzemeler geliştirmeye yönelik araştırmalar yürütüyor.

KARBON AYAK İZİNİ AZALTAN YENİLİKÇİ MALZEME GELİŞTİRME

Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Yaşın, günümüzde en çok kullanılan yapı malzemeleri arasında yer alan Portland çimentosu ve pişmiş kil esaslı seramiklerin üretiminde yüksek sıcaklıklar gerektiğini belirterek, bu süreçte karbonat minerallerinin kimyasal tepkimeleri sonucu karbondioksit salımı gerçekleştiğini ifade etti.

Yeni araştırmalarda, jeopolimerlerin asit aktivasyon sistemiyle de üretilebileceğinin ortaya konduğunu aktaran Yaşın, “Biz de projemizde asit aktive jeopolimerlerin üretim parametrelerini inceleyeceğiz. Bu malzemeler yeni nesil olduğu için başlangıç maddesi, üretim süreci ve son ürün özellikleri arasındaki ilişkiler tam olarak bilinmiyor.” dedi.

Projede hata toleransı düşük bir formülasyon kullanacaklarını belirten Yaşın, bu sayede ölçüm hatalarını ortadan kaldırarak üretim parametrelerini detaylı biçimde analiz edeceklerini söyledi. “Ayrıca bu malzemelerin yüksek sıcaklık dayanımını da araştıracağız. Böylece asit aktive jeopolimerlerin prototip ve üretim aşamasına geçebilmesi için gerekli temel bilgi eksikliğini gidermeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

GENİŞ KULLANIM ALANLARINA SAHİP ÇEVRE DOSTU MALZEMELER

Dr. Yaşın, asit aktive jeopolimerlerin çevre dostu yapı malzemeleri, çimento muadilleri, yüksek sıcaklık dayanımlı refrakter ürünler, fiber takviyeli kompozitler ve ısıl yalıtım sağlayan termal köpükler gibi pek çok alanda kullanılabileceğini vurguladı.

Projede yer alan doktora öğrencisi Selin Pınar ise, “Jeopolimerler alümina-silikat esaslı, alkali veya asit ile aktive edilebilen çevre dostu malzemelerdir. Daha önce yüksek lisans tezimi alkali aktive jeopolimerler üzerine hazırlamıştım. Şimdi ise asit aktivasyonu üzerine yoğunlaşıyorum.” dedi. Asit aktivasyonunun literatürde alkali aktivasyona göre daha üstün özellikler sergilediğini belirten Pınar, “Bu yöntem; yüksek basınç dayanımı, ısı direnci ve dielektrik özellikleriyle öne çıkıyor. Çalışmamızın bu alandaki gelecekteki uygulamalara yön vereceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 20:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Bakan Yumaklı: “Türk somonu ihracatı 500 milyon dolara ulaştı”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’de su ürünleri üretiminin 1 milyon tonu aştığını, Türk somonu ihracatının 500 milyon dolara ulaştığını ve Artvin’in 3 bin tonluk üretimle sektörde önemli bir merkez haline geldiğini vurguladı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Artvin’de Çoruh Nehri üzerine kurulan barajlarda yetiştirilen ve son yıllarda ülke ekonomisine önemli katkı sağlayan Türk somonu çiftliklerinde incelemelerde bulundu. Bakan Yumaklı, Borçka Baraj Gölü’nde Türk somonu üretimi yapılan çiftliği gezerek yetkililerden bilgi aldı. Ziyaret sırasında Artvin Su Ürünleri Birliği Başkanı Önder Alkan, Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde faaliyet gösteren Türk somonu yetiştiriciliği yapan çiftlikler hakkında Bakan Yumaklı’ya bilgi verdi.
İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı’ya, Artvin Valisi Dr. Turan Ergün ve belediye başkanları eşlik etti.
Türkiye’de balıkçılık sektörünün son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Bakan Yumaklı, "Türkiye’de balıkçılık sektörünün özellikle son yıllardaki gelişimi bizi ziyadesiyle memnun ediyor. Son dönemde 1 milyon tonluk üretim barajının aşılmış olması ve bu rekorun kırılması balıkçılık sektörünün potansiyelini üretime çevirdiğini gösteriyor. Türkiye’deki üretimin yüzde 60’ı yetiştiricilikten sağlanıyor ve barajlarımız ile uygun alanlarımız bu alanda büyük bir potansiyel sunuyor. Son 23 yılda yetiştiricilik 10 kat artarak yaklaşık 650 bin ton seviyesine ulaştı. Türk somonu, alabalık, levrek ve çupra gibi ürünler artık dünya pazarlarında marka haline geldi ve bu durum sektörün geleceği adına umut verici. Su ürünleri üretiminde hem yetiştiricilikte hem de avcılıkta 2024 yılından itibaren üretim planlamasına geçtik ve yüzde 95’in üzerinde bir oranda bu uygulamayı hayata geçirdik. Üretim planlaması koruma ve kullanma dengesini gözeterek bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretiminde başarılı sonuçlar verdi. 2025 yılında su ürünleri ihracatımız 2,3 milyar dolara ulaştı ve bunun yaklaşık 500 milyon doları Türk somonundan elde edildi. Son 8 yılda Türk somonu üretimi 15 kat arttı. İç sularda ve denizlerde yetiştiricilikte önemli başarılar elde ettik. İşleme tesisleri, ihracata hazırlık ve iç piyasaya sunum noktasında yeni yatırımları planlamaya devam ediyoruz. Artvin, Türk somonu üretiminin en önemli merkezlerinden biri. Şu anda Borçka Barajı’ndayız ve 2025 yılında burada 3 bin tonluk üretim gerçekleştirildi. Bölgede 11 tesis bulunuyor ve bunun ekonomik karşılığı 765 milyon liradır. Bu rakamlar yalnızca birer sayı değil, aynı zamanda Artvin’e sağlanan ciddi bir ekonomik katkıdır. Artvin’in bu potansiyelini daha da geliştirmeye devam edeceğiz. Üç tarafı denizlerle çevrili ve barajlarla dolu ülkemizde balıkçılık çok daha büyük bir potansiyele sahip ve sektörün gelişmesiyle birlikte hem yetiştiricilikte hem de avcılıkta ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanacaktır" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin