Reklam
Reklam
66f3fc289ea29 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Eylül, 2024 15:04 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’den Bağımlılıkla Mücadeleye Tam Destek

Karabük Üniversitesi (KBÜ), 2024-2025 Akademik Yılı Oryantasyon Programı çerçevesinde yeni eğitim-öğretim dönemine başlayan öğrencilere yönelik bağımlılıkla mücadele seminerleri gerçekleştirildi.

Üniversite birimlerinin konferans salonlarında gerçekleşen seminerlerde, akademisyenler ve birim yöneticileri öğrencilere üniversitenin sosyal, kültürel ve sportif imkanları hakkında bilgi verirken, aynı zamanda bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık seminerleri düzenledi.
Seminerlerde, öğrencilere zararlı alışkanlıklardan korunma yolları, bağımlılığın bireysel ve çevresel etmenleri, bağımlılığa yol açan maddelerin beyne etkisi ve Yeşilay ve Sağlık Bakanlığı bünyesindeki destek mekanizmaları hakkında da kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Karabük İl Sağlık Müdürlüğü Psikoloğu Ersin Ersoy, bağımlılık yapıcı maddelerin etkileri, bu maddelere karşı alınacak önlemler ve sağlıklı yaşamın önemi üzerinde durdu.
KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, öğrencilere sadece akademik anlamda değil, sosyal ve kişisel gelişim açısından da katkı sunmayı amaçladıklarını vurgulayarak, “Gençlerimizin bağımlılıkla mücadele konusunda bilinçlenmesi, sağlıklı bireyler olarak geleceğe güvenle adım atabilmeleri açısından büyük bir öneme sahip. Sağlıklı bir yaşam için atacağınız her adım hem kişisel gelişiminize hem de topluma katkı sunacaktır. Bağımlılıktan uzak durmak ve bilinçli tercihler yapmak, sizi güçlü kılacaktır. Karabük Üniversitesi olarak her zaman öğrencilerimizin yanında olacağız ve onları desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Seminerlerin tamamlanmasıyla, yaklaşık 6 bin öğrenci bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin