Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Haziran, 2022 10:25 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de “UNESCO Kürsüsü” Kuruldu

Karabük Üniversitesi (KBÜ) KBÜ İşletme Fakültesinde Türkiye’de ilk kez ”Gelecek Çalışmaları” ana başlığında ve “Öngörü Çalışmaları, Gelecek Okur Yazarlığı ve Stratejik Tahmin” olmak üzere üç alt başlıkta UNESCO kürsüsü kuruldu. Prof. Dr. Elif Çepni’nin girişimleriyle Türkiye’de ilk kez UNESCO kürsüsü KBÜ İşletme Fakültesinde kurulmuş oldu.

KBÜ İşletme Fakültesi Prof. Dr. Elif Çepni,  “Değerli araştırmacılar, Karabük Üniversitesi İşletme Fakültesinde Gelecek Çalışmaları konusunda UNESCO Kürsüsü kurma girişimimiz başarıyla sonuçlandı. Türkiye’de ilk kez “Öngörü Çalışmaları, Gelecek Okur Yazarlığı ve Stratejik Tahmin” kürsüsü Karabük Üniversitesi İşletme Fakültesinde kurulmuş oldu. Hem bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler hem giderek küreselleşme ve network artması iş hayatını ve günlük hayatımızı dönüştürüyor. Yaratıcı problem çözme tekniklerini daha fazla kullanmamız gerekiyor. Bilgi teknolojilerine ve dijitalleşmeye dayalı yeni bir yaşam biçimi doğuyor. Belirsizlikler, öngörülemeyen olaylar ve insan davranışları karşısında yeni bir stratejik anlayışı ve bu değişimi ülkemizde de yaygınlaştırmak amacıyla gelecek çalışmaları kürsüsü kurmak için çıktığımız yolda bize destek veren kurum ve üniversitelerin bu desteği çok önemliydi. Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat bu projeye ilk paylaştığım günden itibaren gerekli tüm desteği sağladı. UNESCO Foresight Başkanı Dr. Riel Miller son 10 yıldır bu konularda bana mentörlük yaptı, kendisine minnettarım. UNESCO kürsüsü kurmanın ilk ve belki de en önemli basamaklarından birisi kendi ulusal milli komisyonunuzun projenize onay vermesidir. Türkiye UNESCO milli komisyonumuz bize tam destek verdi. Onların desteği olmadan bu projeyi başlatamazdık. Daimî temsilciliğimiz projemizi beğendi ve destek sağladı. Üyesi olmaktan gurur duyduğum “Dünya Sanat ve Bilim Akademisi” Başkanı Gerry Jacobs bizi ilk destekleyenler arasındaydı. Kurumsal Değişim Akademisi, Türkiye Bilişim Vakfı ve birçok uluslararası kuruluş ve üniversite ile yola çıktık. Bu alanda UNESCO Kürsüsü olan İtalya’daki Trento Üniversitesinin destek mektubu da çok önemliydi. Prof. Roberto Poli desteğini esirgemedi. Türkiye’den İstanbul Teknik Üniversitesi de bize destek mektubu sağlayan tek üniversite oldu. Dünyanın birçok gelişmiş ülkesi ve firması tarafından kullanılan senaryo planlaması yöntemlerin kullanım ve bilinirliğini, ülkemizde ve yurt dışında ulusal ve uluslararası ortaklarımızla her yıl düzenleyeceğimiz workshop konferanslar ile değişik başlıklarda yaygınlaştırmayı, ülkemizde hem mikro hem makro düzeyde karar vericilerin bu yöntemlerden faydalanarak gelecek planları yapmalarına destek olmayı, bilinçlenmelerini istiyoruz. Bunun için var gücümüzle çalışacağız.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yuksekten suya atlamak kulak zarinin yirtilmasina neden olabilir u4qgCmVx
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 00:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir

Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçirmiş kişilerin yüksekten suya atlamalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Yüksekten suya atlayış sırasında oluşan basıncın kulak zarına zarar verebileceğini ifade eden Tekat, bu durumun kulak zarında yırtılmaya neden olabileceği uyarısında bulundu.

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte deniz ve havuz sezonu açıldı. Suyla temasta kulakların çok hassas bir dokuya sahip olduğunu ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından KBB Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle yüksekten suya atlamanın kulak zarına zarar verebileceğine dikkat çekti.

“Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir”

Daha önceden kulak enfeksiyonu geçiren kişilerin suya yüksekten atlayış yapmasıyla kulak zarına zarar verebileceğini söyleyen Tekat, “Denize girerken özellikle tramplenden veya yüksek bir yerden atladığımız zaman, daldığımız derinlik 5 metreyi geçiyorsa basınç değişiklikleri kulaklarda hissedilir. Her 10 metrede bir atmosfer basıncı artar. Eğer kulak zarımızda daha önceden geçirilmiş bir enfeksiyona bağlı zayıflık varsa kulak zarının yırtılması bile söz konusu olabilir. Burnunu tutarak atlayanlar olabiliyor. Bunun en büyük sebebi, hızla suyun altına daldığımızda burnumuzun içine giren suyun, paranazal sinüsler dediğimiz boşluklarla temas etmesi ve bazı durumlarda orta kulağa ulaşabilmesidir. Bu nedenle hastalarda kulakta dolgunluk, baş ağrısı ya da denizden çıktıktan sonra eğildiklerinde burundan su gelmesi gibi durumlar görülebilir. Burnu kapatmanın temel nedeni de bu basınç etkisini azaltmaktır” dedi.

“Yapay zekaya inanarak tedavi yapmak doğru değil, hekimin görmesi gerekir”

Bir hekime başvurmadan yapay zekadan elde edilen bilgilerle tedavi yapılmasının doğru olmadığını da hatırlatan Prof. Dr. Tekat, “Yüzücü kulağının başladığı dönemlerde insanlar internetten veya yapay zekadan bilgi almaya çalışabiliyor. Ancak bu belirtiler sadece yüzücü kulağında değil, orta kulak hastalıklarında, dış kulak yolunun diğer hastalıklarında ve hatta bazı tümörlerde bile görülebilir. Burada ayırıcı tanının önemi çok büyüktür. Yapay zekâ size ancak verdiğiniz bilgilere göre cevap verebilir. Ancak hastalığın gerçekten ne olduğunu değerlendirebilmesi mümkün değildir. Çünkü bunun için muayene gerekir. Bu nedenle sadece yapay zekâdan alınan bilgiye güvenerek tedavi uygulamak doğru değildir” diye konuştu.

“Kulağa zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmak ciddi sorunlara yol açabilir”

Ağrı veya herhangi başka bir durumda kulak içine zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmanın doğru olmadığını ifade eden Tekat, ayrıca şunları söyledi:

“Halk arasında kulak ağrılarında, tıkanıklıklarda veya benzeri durumlarda sarımsak suyu, soğan suyu ve benzeri maddelerin kulak yoluna uygulandığını biliyoruz. Bunları yumuşatmak amacıyla zeytinyağı da kullanılabiliyor. Ancak kulak zarını göremiyorsak veya kulak yolu tamamen kapalıysa bu uygulamalardan uzak duruyoruz. Çünkü kulak zarında fark edilmeyen küçük bir delik varsa ve bu maddeler orta kulağa kaçarsa geri dönüşü olmayan daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle kulak zarının durumu bilinmeden bu tür işlemlerin yapılması doğru değildir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin