Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Nisan, 2019 14:31 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de “Siyaset ve Din” konulu konferans düzenlendi

Karabük Üniversitesi Değerler Eğitimi Kulübü tarafından düzenlenen “Siyaset ve Din” konulu konferansta Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yiğitoğlu, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in toplum oluşturma süreci hakkında bilgi verdi.

Karabük Üniversitesi Değerler Eğitimi Kulübü tarafından “Siyaset ve Din” konulu konferans düzenlendi.

İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yiğitoğlu katıldı. Yiğitoğlu, konuşmasında Peygamberimiz Hz. Muhammed’in toplum oluşturma sürecinde neler yaşadığı ve nasıl bir toplum oluşturduğu hakkında bilgiler aktardı.

Hz. Peygamber zamanında dönemde birçok haksızlık ve çirkin olayların yaşandığına değinen Yiğitoğlu şöyle konuştu; “Burada Hz. Peygamber adeta bataklık içerisinde kuruyan bu çiçeklere tekrar can vermeye çalışan bahçıvan gibidir. Kendisi tüm zorluklara rağmen didinmiş, çabalamış ve nice sıkıntılar çekmiştir. Hz. Peygamber bir toplumu oluşturmak için önce plan ve programını yaptı. Bu konuda temkinli bir şekilde fert fert, kalbi İslam’a daha yatkın olabilecek, sır saklayabilecek, özü sözü bir, sağlam karakterli kişilere yönelmiş ve sağlam gönüller bina etmiştir.”

İslam toplumunun inşa edilmesi için ilk mektep olarak Erkam Bin Ebi’l-Erkam’ın evi “Dârü’l-Erkam”ın tercih edildiğini dile getiren Yiğitoğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Burada İslam’ın günümüze kadar ulaşmasını sağlayacak yüksek bireyler oluşturulmuştur. Tabi bu bireyler çok rahat bu nimetlere ulaşmış değillerdir. Hz. Peygamber’e ve onun inşa ettiği bu topluma karşı Müşrikler tarafından alay, hakaret, işkence, boykot ve şiddet gibi zulümler hiç eksik olmamıştır. Buna rağmen Hz. Peygamber ve Müslümanlar yılmadı her geçen gün daha da güçlendi ve hızla bir toplum oluşturmaya doğru devam etti. Böylece o karanlık devir; en aydınlık bir devir oldu. Cahiliye insanı, Sahâbe-i Kirâm oldu ve fazîletler medeniyeti inşa etti.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin