KBÜ’de “Fair-Play Üniversiteler Kervanı” paneli - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Mayıs, 2018 12:02 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ’de “Fair-Play Üniversiteler Kervanı” paneli

Karabük Üniversitesinde, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Fair Play Komisyonu’nun fair play kavramı ve ruhunun ülke genelinde yaygınlaştırılması amaçlı faaliyetleri kapsamında “Fair Play Üniversiteler Kervanı” isimli panel gerçekleştirildi.

Karabük Üniversitesi, Hamit Çepni Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Fair Play Komisyonu Başkanı Erdoğan Arıpınar, Fair Play Komisyonu üyeleri Teoman Güray, Remzi Yılmaz ve milli atlet İsmail Akçay ile Semra Demirer tecrübelerini paylaştı.

Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mert Aydoğmuş’un  moderatörlüğünde gerçekleşen panelde toplumsal fair-play felsefesinin üzerinde duruldu.

“FAİR-PLAY BİR YAŞAM TARZIDIR”

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Fair Play Komisyonu Başkanı ve spor yazarı Erdoğan Arıpınar konuşmasında Fair-Play’ in sadece sporda olmadığını vurgulayarak  şöyle dedi:

“Fair-Play bir yaşam tarzıdır, bir insanlık örneğidir, Fair-Play o anda insanın tanrının sesini duyması demektir. Maddi her şey unutulur, dünyalık her şey unutulur ama insanlık unutulmaz. İnsanlık ön plandadır. Fair-Play sadece sporda olmaz hayatın içinde de olur.”

“GÜLÜMSEYEREK BİLE FAİR-PLAY DAVRANIŞINDA BULUNABİLİRSİNİZ”

Fair Play Komisyonu Üyesi Remzi Yılmaz Fair-Play’in zor olmadığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Fair-Play’in çok zor olduğunu düşünebilirsiniz. Aksine Fair-Play çok basit bir şeydir. Gülümseyerek bile Fair-Play davranışında bulunabilirsiniz.” Konuşmasını video filimle destekleyen Yılmaz, katılımcılara teşekkür ederken Fair Play konusunda çevredekileri de bilinçlendirmek gerektiğini kaydetti.

“BİZ YAŞIYORSAK BAYRAĞIMIZ İÇİN YAŞIYORUZ”

Eski milli atlet İsmail Akçay ise şöyle konuştu: “Ben 8 defa Türkiye şampiyonu 4 sefer Balkan şampiyonu oldum. 2 dünya ikinciliği 1 olimpiyat dördüncülüğü, 8 uluslararasında birincilikle 138 defa milli oldum. Önümde şanlı Türk bayrağıyla ben milyonların önünde koştum. Üstümde Galatasaray, Fenerbahçe forması yok, Ay Yıldızlı forma var. Onun hakkını vermem lazım, bir onu önde götürmek var bir de arkada getirmek var. O yüzden maça çıkarken sevinemiyordum, yarış bitinceye kadar. Benim kanımda Türk kanı var, biz yaşıyorsak ülkemiz için, vatanımız için, bayrağımız için yaşıyoruz. Hiç bir şey düşünmedim bayrağımızdan başka ve onun verdiği ilhamla bayrağımızı en iyi şekilde bütün dünyaya tanıttığımıza inanıyorum.”

Olimpiyatlardaki tecrübelerinden örneklerle konuşmasını sürdüren milli atlet, müsakabalarda yaşadığı Fair-Play örneklerini de aktardı. Milli sporcuya salondan da ilgi büyük oldu.

“Fair-Play her yerde ve her zaman olmak zorundadır”

Fair Play Komisyonu Üyesi Teoman Güray da Fair-Play’in önemine ilişkin açıklamalarda bulunarak şunları söyledi: “Önce insan olmak gerekir. Fair-Play, gün gelir sakatlanan rakibini kucaklamaktır, kardeşliktir, efendi olmaktır, rakibi alkışlamaktır, vefalı olmaktır, ezeli ve ebedi dostluktur. Fair-Play her yerde ve her zaman olmak zorundadır”

KARABÜK ÜNİVERSİTESİNDE FAİR-PLAY DERSLERİ VERİLECEK

Teoman Güray, panel öncesi Rektör Prof. Dr. Refik Polat’a gerçekleştirdikleri ziyarette Konya’da Fair-Play derslerinin verildiğini söylediklerinde Rektör Polat’ın Karabük Üniversitesinde de gerçekleşmesini istediğini ve bunun başlayacağı müjdesini de paylaştı.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin