KBÜ’de "Danışma Kurulu ve Paydaş” toplantısı - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Ekim, 2024 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ’de “Danışma Kurulu ve Paydaş” toplantısı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) İş Güvenliği ve Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından paydaşlarında katılımı ile “Danışma Kurulu ve Paydaş” toplantısı düzenledi.

“İş sağlığı ve güvenliği bir medeniyet inşası projesidir, insanlıktır ve insan hakkıdır” mottosuyla gerçekleştirilen toplantıya KBÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Sun, İş Güvenliği ve Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Prof. Dr. Bilge Demir, Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Mehmet Nuri Yıldırım ve Dr. Öğretim Üyesi Hasan Eker’in yanı sıra, Karabük’teki iş güvenliği alanında faaliyet gösteren Beyaz Baret ve Hayat OSGB temsilcileri, Karabük İŞKUR yetkilileri ve teknoloji transfer ofisinden yüksek mühendis Yılmaz Olcay katıldı.

Toplantıda kısa, orta ve uzun vadeli hedefler değerlendirildi. İş hayatının iş sağlığı ve güvenliği açısından problemlerini sanayi ve üniversiteler ile belirleyip, ortak projeler geliştirerek bu sorunları ortadan kaldırma adına yapılabilecek çalışmalar ve atılacak adımların görüşüldüğü toplantıda ulusal ve uluslararası proje hedefleri üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu.

Toplantı sonunda, KBÜ İş Güvenliği ve Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak bir ulusal ve bir uluslararası proje hedefi belirlendi. Merkezin internet sayfasının, kurumsal yapı ve AR-GE laboratuvarlarını içeren planlanan konseptle kurulması konusunda mutabakata varıldı. Karabük ilindeki ilk ve ortaokullara yönelik projeler geliştirileceği ve sektöre yönelik kapsamlı çalışmalar yapılacağı belirtildi. Karabük Üniversitesi ve ildeki İSG profesyonellerinden proje ekipleri oluşturulması kararlaştırıldı.

Toplantıya katılanlar, oluşturulan sinerjinin başarı için önemli bir başlangıç olacağını ifade etti. Bir ay sonra yapılacak ikinci toplantıda, ulusal bir proje ve bir Erasmus projesi hedefi belirlenerek Proje Danışmanı Yılmaz Olcay’ın sektöre yönelik proje hazırlama eğitimi vermesi planlandı. Ayrıca, ilerleyen süreçlerde Karabük ili kamu ve özel sektör temsilcileri ile daha geniş katılımlı toplantılarının düzenlenmesi planlandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ggg
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
28 Nisan, 2026 09:59 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞAMAR OĞLANI YUNANİSTAN’IN HAMİLİĞİNE SOYUNMUŞ !

Başlığı görünce kimden söz ettıliğimi anlamış olmalısınız. Hani şu karısından tokat yiyip dünyaya rezil olan sözde lider Emanuel Macron’dan söz ediyorum. Karısı Birigitte, Macron’un lisedeki edebiyat öğretmeni. Macron’dan tam 24 yaş büyük.
Yunanistan’ın hamiliğine soyunan bu artist kendisi bir hamiye ihtiyaç duymuş olmalı ki, anası yaşında bir kadınla evlenmiş. Neyse, özel hayatıdır bizi ilgilendirmez! Bizi ilgilendiren yanı Güney Kıbrıs ve Yunanistan’daki faaliyetleri.

“WE WILL BE HERE”

Emmanuel Macron, Atina’da Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile katıldığı açık oturumda, “Türkiye tehdit ederse ne yaparsınız?” sorusuna dikkat çeken bir yanıt vermiş. Türkiye’nin adını doğrudan anmayan Macron, Fransa-Yunanistan ittifakına vurgu yaparak, “Egemenliğiniz risk altındaysa yapmanız gerekeni yaparsınız, biz burada olacağız” demiş. Konuşmasının videosunu izledim. İngilizce “We Will be here” ( “Biz burada olacağız”) diyor.

Şamar oğlanının bu sözleri Yunanistan basınında geniş yankı uyandırdı. Macron’un açıklamaları, Yunan gazetelerinde manşetlere taşınırken, Fransa-Yunanistan savunma iş birliği yeniden gündemin merkezine oturdu.
Kendisine yeni bir hami bulan Yunanistan’daki sevinç Putin’in açıklamalarıyla kısa sürdü.
Rusya, “Fransız nükleer bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapan tüm Avrupa ülkeleri açık hedefimizdir” diyerek Yunanistan’ı doğrudan tehdit etti.
Eee, “çakalların sevinci arslan kükreyen kadardır” demişler.
Rusya’dan önce bizim kükrememiz gerekiyordu. Putin erken davrandı.

Macron’un “Türkiye, Yunanistan’ı tehdit ederse yanında olacağız” mesajını, diplomatik ve askeri temellere dayanması nedeniyle oldukça gerçekçi bir strateji olarak görmeliyiz. Bu mesajın arkasındaki somut unsurlar şunlardır:
1. Savunma İşbirliği Anlaşması

İki ülke arasında 2021 yılında imzalanan Savunma ve Güvenlik için Stratejik Ortaklık Anlaşması, Macron’un sözlerinin en güçlü hukuki dayanağıdır. Bu anlaşma, taraflardan birinin saldırıya uğraması durumunda diğerinin askeri yardım sağlamasını öngören bir “karşılıklı savunma” maddesi içerir.

2. Silah Satışları ve Modernizasyon

Fransa’nın Yunanistan’a yönelik desteği sadece sözde kalmamış, büyük çaplı askeri sevkiyatlarla perçinlenmiştir:
Rafale Savaş Uçakları: Yunanistan hava kuvvetlerini modernize etmek için Fransa’dan çok sayıda uçak satın almıştır.
Belharra Fırkateynleri: Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz gücünü artırmak amacıyla Fransız yapımı gelişmiş fırkateynler tedarik ettiler.

3. Doğu Akdeniz Stratejisi

Fransa, kendisini Avrupa Birliği’nin ana askeri gücü olarak konumlandırmakta ve Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ile deniz yetki alanları konusunda Yunanistan-Güney Kıbrıs eksenini destekleyerek bölgede Türkiye’nin etkisini sınırlamaya çalışmaktadır. Macron’un son Atina ziyareti, AB’nin “stratejik özerkliğini” vurgulama ve Fransa’nın bölgedeki garantör rolünü pekiştirme amacı taşımaktadır.

4. Diplomatik Riskler ve Eleştiriler

Bu mesajlar Yunan kamuoyunda büyük bir güven oluştururken, Türkiye tarafından “tansiyonu yükselten bir tutum” olarak eleştirilmektedir. Macron’un bu çıkışlarının nedeni;
☆ İç Politika ve AB Liderliği: Fransa’nın AB içindeki liderlik iddiasını güçlendirme çabası.
☆ Afrika’daki Kayıplar: Fransa’nın Afrika’daki etkisinin azalması üzerine Doğu Akdeniz’de daha görünür olma çabası içinde olduğunu görüyoruz.

Yunanistan ve Fransa arasındaki hukuki anlaşmalar, askeri satışlar ve jeopolitik çıkarlar bir araya geldiğinde, Macron’un bu mesajını basit bir “gaz verme” hamlesinden ziyade, Fransa’nın bölgesel stratejisinin bir parçası olarak, ciddi ve gerçekçi kabul etmeli ve buna göre gardımızı almalıyız.

04bf34c0 722e 468a 8fe4 67d117c8c369

İlyas Erbay