Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Nisan, 2019 14:27 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de “Çanakkale Parion Antik Kenti” anlatıldı

Karabük Üniversitesinde düzenlenen konferansta 19  Mayıs Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş, Çanakkale Parion Antik Kenti’nde yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları hakkında bilgiler verdi.

Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü tarafından “Çanakkale’nin Parlayan Değeri Parion Antik Kenti Kazı, Restorasyon ve Konservasyon Çalışmaları” adlı konferans düzenlendi. Hamit Çepni Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansta Ondokuz Mayıs Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş konuşmacı olarak yer aldı.

Çanakkale Parion Antik Kenti’nde yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Vedat Keleş, Çanakkale’nin Biga ilçesinde yer alan Parion’da yaklaşık 15 yıldır kazı çalışması yaptıklarını belirtti. Keleş, Parion Antik Kenti’ni farklı disiplinlerde çok sayıda bilim adamı yetiştiren bir arkeoloji okulu olarak nitelendirdi.

Konferansta, Helenistik dönemin en önemli antik liman kenti Parion’da yapılan çalışmaları tüm ayrıntılarıyla sunan Keleş, kazı çalışmaları sonucunda elde ettikleri meşe yapraklı altın taç, Eros figürlü altın küpe ve altın pulun da aralarında olduğu 260 adet envanterlik tarihi eser, Helenistik kültür öncesi Pers Dönemi’ne ait dört lahit, Artemis Heykeli, 5 bin kişilik olduğu tahmin edilen stadyum kazısı bulguları hakkında da bilgiler verdi.

Konuşmasının sonunda öğrencilere önemli tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Keleş, arkeoloji biliminin sabır gerektiren bir iş olduğunu vurgulayarak, “Arkeoloji okuyorsanız, arkeolojiyle ilgili bir gelecek düşünüyorsanız, bir kere sabredeceksiniz. Biraz sabırlı olursanız, kendinizi geliştirirseniz bu meslekte belli bir yere gelmeniz mümkündür.” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
cografi isaretli yemeklerin tarifleri yapay zeka destegiyle dijitale tasindi wS5BmA5x
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Mayıs, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Coğrafi işaretli yemeklerin tarifleri yapay zeka desteğiyle dijitale taşındı

Kastamonu Üniversitesi’nde hayata geçirilen proje ile coğrafi işaretli ve unutulmaya yüz tutmuş yemekler, yapay zeka destekli kurulan internet sitesinde bir araya getirildi. Sitede coğrafi işaretli yemeklerin orijinal tarifleri ve yapay zeka desteğiyle hazırlanan tarifleri vatandaşların hizmetine sunuluyor.

Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde yürütülen projeyle, Türkiye’nin tescilli lezzetleri ve unutulmaya yüz tutmuş geleneksel mutfak kültürü dijital çağın imkanlarıyla bir araya getirildi. TÜBİTAK 2209 öğrenci projesi kapsamında hayata geçirilen proje kapsamında, yapay zeka entegre edilerek kuruşan “Miras Sofrası” isimli internet sitesinde, Türkiye’deki illerin coğrafi işaretli yemeklerinin orijinal tarifleri ve reçeteleri vatandaşların hizmetine sunuldu. Sağlık problemleri ya da beslenme tercihleri farklı olan vatandaşlar ise siteye entegre eden yapay zeka sayesinde coğrafi işaretli yemeklerin alternatif tariflerini öğrenebilecek.

Her ilin coğrafi işaretli yemeği belirlendi

Projeyle ilgili bilgi veren Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serkan Çalışkan, “Kastamonu Üniversitesi olarak UNDES projeleri kapsamında gastronomiyle alakalı birkaç projemiz var. Bunlardan bir tanesi Kültürel Miras projemiz. Kültürel Miras projesi kapsamında her ilin coğrafi işaretli bir yemeğini belirledik ve bunlara ilişkin bir internet sitesi oluşturduk. Kastamonu gastronomik olarak çok köklü bir mirasa ve geçmişe sahip. Bu kapsamda da köyleri dolaşıp, kırsal alanları dolaşıp bu mirası ortaya çıkarmayı planlıyoruz. Bu kapsamda anneannelerden, babaannelerden bu mirasa ilişkin notlar alıp daha sonrasında da bu yemekleri literatüre kazandırmayı, bu yemekleri yapmayı planlıyoruz” dedi.

Kültürel Miras projesinin ilk aşamasında web sitesinde her ilin bir yemeğine yer verdiklerini dile getiren Doç. Dr. Serkan Çalışkan, “Bu yemeklerin sayısını ilerleyen safhalarda çoğaltacağız. Bu yemeklerin videolarını çekeceğiz. Bu yemekleri tattıracağız. İlerleyen aşamalarda internet sitesini daha geniş kapsamlı bir hale getirmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.

“Bunu insanlara farklı şekilde sunmayı planladık”

Yaklaşık bir yıllık süreçte tamamlanan projenin detaylarını paylaşan Araştırma Görevlisi Ahmet Tuğrul Karamustafa da, “Multidisipliner bir çalışma ele alarak aslında unutulmuş ve yüz tutulmuş yiyeceklerin ulaşamadığımız reçetelerine rahat bir şekilde ulaşmamız açısından, aynı zamanda günümüzde artık dijital çağda yapay zeka ile entegre ederek bunu insanlara farklı şekilde sunmayı planladık. Bu projemizdeki amaç yiyeceklerin hem normal kendi reçetelerini koymak hem de yemek farklı alerjisi olan insanlar için yapay zeka yemeklerin farklı formatta hazırlanmasına katkı sağlamaktır. Kastamonu banduması dediğimizde hindi etini kullanıyoruz. Bunun orijinal reçetesinde böyle var. Bunun hem hikayesini biz oraya yazıyoruz, yapay zekayı biz içine entegre ettiğimizde hindi eti ya da normal et yiyemeyen insanlar da yapay zekasında alternatif tarifleri öğrenebiliyor. Uygulamayla ilgili geri dönüşlerimizi de yavaş yavaş almaya başladık” diye konuştu.

“Kendi ülkemden baz alarak başlamak istedim”

Projeyi geliştiren öğrencilerden Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencisi Vesile İlhan da, Türkiye’nin lezzet mirasını temel alarak bu çalışmaya başladığını belirterek, “81 ildeki yemekleri araştırdım. Bunları nasıl değiştirebiliriz diye düşündüm. Daha sonra da arkadaşımla otururken böyle bir proje geliştirmek istedik ve bunu nasıl ortak yapabiliriz diye düşündük. Arkadaşım sitenin yazılım kısmıyla ilgilendi. Ben de tariflerin araştırılması ve bunları nasıl geliştirebileceğimiz üzerine çalıştım. Daha sonra yapay zekayı devreye soktuk. Bu üçünü birleştirip 3-4 aylık bir çalışma gerçekleştirdik. Sonucundan da memnun kaldığımız sitemiz ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin