Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
06 Mart, 2019 14:10 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de ‘Bilişim Günleri 19’ başladı 

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Bilişim Teknolojileri Kulübü tarafından düzenlenen ‘Bilişim Günleri 19’da, bilişim sektöründe yer alan firma yöneticileri ve uzmanlar bir araya geldi.
Karabük Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Kulübü tarafından düzenlenen “Bilişim Günleri 19”, Hamit Çepni Konferans Salonunda başladı. Bilişim sektörüne yönelik ilgi uyandırmayı hedefleyen programda üç gün boyunca bilişim sektöründe yer alan firma yöneticileri ve uzmanlar öğrencilere bilgiler verecek.
Programın ilk konuğu ASELSAN Kıdemli Tasarım Lideri Alper Gerçek tarafından dijital dönüşüm masaya yatırıldı. Gerçek, işini dijitale taşımak isteyen mühendis adaylarına dijital dönüşüm, yapay zeka, Big Data ve Endüstri 4.0 hakkında bilgiler verdi.
“Milli sisteme sahip olamadığınız bir alanda hiçbir zaman güç sahibi olamazsınız”
Programda ilk olarak ASELSAN hakkında bilgiler veren Gerçek, “Biz bir mühendislik firmasıyız. Sadece üretim yapan bir firma değiliz, kendi tasarımlarına da sahip olan firmayız. Yerli ve milli vurgusu en önemli olduğu noktalardan birisi. Milli sisteme sahip olamadığınız bir alanda hiçbir zaman güç sahibi olamazsınız, özellikle savunmada. Savunma alanında milli çözümlere sahip olmak inanılmaz bir şeydir” diye konuştu.
“Dijital dönüşümü her sektör kullanmak zorunda”
Gerçek dijital dönüşümün sadece teknoloji alanlarında değil her alanda dönüştüğünün altını çizerek, “Hukuk, sağlık, tarım, sosyal güvenlik gibi alanlarda da dönüşüm yaşıyoruz. Dijital dönüşümü her sektör kullanmak zorunda. Mesela hukukçular dijital dönüşümle çalışıyorlar. Çünkü hukukçular için önemli olan şey şu; geçmişte alınan emsali bir kararı bulmak. Bu kararı veriden buluyorlar” şeklinde konuştu.
Dijital dönüşümün ilk olarak cep telefonu ve internetle başladığını belirten Gerçek, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“2000 yılında dijital dönüşümün ilk sinyallerini almaya başladık. Sms ile bir noktadan bir noktaya aslında biz bir veri gönderdik. İlk veriyi göndermemizle birlikte aslında dijital dönüşüm başladı. İnternet hayatımıza girince her yere gönderir her yerden veri alabilir hale geldik. Hepimiz sürekli bağlantı halinde yaşıyoruz. Telefonumuz olmadan, internete bağlı olmadan bir dünya düşünemiyoruz. Yedi dakikada bir telefona bakma ihtiyacı içerisindeyiz. Dijital dönüşümün çok güzel kullandığı bir nokta aslında Sürekli bağlantıda olma noktası. Sürekli bağlantıda olmak sürekli veri paylaşmak, almak demek.”
“Dijital dönüşümün Dünya’da ve Türkiye’de en fazla dile getirildiği yer; akıllı şehirler”
Dijital dönüşümün Dünya’da ve Türkiye’de en fazla dile getirilen yerin akıllı şehirler olduğuna dikkat çeken Gerçek, “Önümüzdeki on yıl içerisinde şehirde yaşama oranı çok fazla olacak. Nüfusun yüzde 80’i şehirde yaşayacak. Dolayısıyla her şehir kendini akıllı şehir haline getirerek şehirde yaşayan insanların yaşamları daha da kolaylaşacak. İstanbul’da dijital dönüşüm uygulaması olarak evden dışarı çıkmadan önce trafik nasıl diye online bilgi alıyorlar. Akıllı park uygulamaları ile boş otopark bulabiliyorlar” ifadelerini kullandı.
“Yeni dünya ile iş yapış anlayışı tamamen değişiyor”
Konuşmasında Big Data, yapay zeka ve endüstri devrimlerinden de söz eden Gerçek, Endüstri 4.0’ı sanayinin dijital dönüşümü olarak tanımladı. Yeni dünya ile iş yapış anlayışının tamamen değiştiğini söyleyen Gerçek, “Dijital dönüşüm ile dünya ticaretinin tarzını değiştiriyorlar. Artık dünyada nerede olduğunuzun pek bir önemi kalmadı. Siz bir ürünü almak istediğinizde başka bir ülkeden hemen sipariş verebilirsiniz. Bu dönüşüm ile kişiye özel ürün yapabilme, aynı üretim hattında tek tek ürün çıkarabilme imkanı sağlıyor” dedi.
Türkiye’de ise Arçelik’in dijital dönüşümde önemli işler yaptığını ifade eden Gerçek, “Dijital dönüşümün bence Türkiye’deki lideri. Çünkü onlar tüketici elektroniğiyle ilgileniyorlar. Tüketici elektroniğinde daha müşteriye dokunan, yeni ürünü çıkartabilmek daha ucuz yapabilmek daha hızlı yapabilmek çok önemli. Akıllı sistemlerle ilgileniyorlar, robotlarla ilgileniyorlar. Romanya’da bir fabrika kuruyorlar tamamen akıllı fabrika” diye konuştu.
Gerçek, konuşmasının sonunda dijital dönüşümle birlikte “Endüstriyel Veri Bilimciliği”, “Robot Koordinatörlüğü”, “Endüstriyel Bilgisayar Mühendisliği”, “Bulut Hesaplama Uzmanlığı”, “3-D Yazıcı Mühendisliği” gibi yeni mesleklerin ortaya çıkacağını dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
unutulmaya yuz tutan ahsap oyma sanati bu kursla gelecek kusaklara aktariliyor wp4AhBD4
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Mayıs, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Unutulmaya yüz tutan ahşap oyma sanatı, bu kursla gelecek kuşaklara aktarılıyor

Selçuklu Devleti’nden günümüze kadar ulaşan ahşap oyma sanatı, Kastamonu’da açılan kurs ile gençlere öğretiliyor.

Kastamonu Üniversitesi Ahşap Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Kastamonu El Sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliğiyle, “Ahşap Şekillendirici Kursu” açıldı. “Ormancılık ve Tabiat Turizmi” alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi’nin bilimsel birikimini uygulamaya dönüştürme misyonu doğrultusunda yürütülen kursa 15 kursiyer katıldı.

412 saat sürecek kurs kapsamında katılımcılara, ağaç malzeme bilgisi, motif ve desen hazırlama, markalama teknikleri, oyma kalemlerinin tanıtımı ve kullanımı, temel yüzey oyma uygulamaları, perdah, boya ve vernik uygulama işlemlerine yönelik bilgi ve beceriler kazandırılacak.

Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yıldönümü kapsamında açılan kursta, kursiyerlerin, alçak ve yüksek yüzey oymacılığı tekniklerini uygulayabilme, motifleri simetrik ve tekrarlı biçimde yüzeye aktarabilme ve ahşap yüzeylerde estetik bütünlük oluşturabilme becerilerinin geliştirilmesi de hedefleniyor.

Selçuklu döneminden günümüze kadar ulaşan ahşap oyma sanatının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacak kursta verilen eğitimler, bölgenin ahşap üretim potansiyeline uygun nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlayacak.

“Kursiyerlere 412 saat boyunca kapsamlı eğitimler verilecek”

Kursla ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Ahşap Kültürünü Araştırma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim üyesi Mehmet Karamanoğlu, “Kursumuzda, katılımcılara geleneksel el işçiliği ile çağdaş uygulama becerilerini bir arada kazandırmayı hedefliyoruz. Kursiyerler ağaç malzeme bilgisi, motif ve desen hazırlama, markalama teknikleri, oyma kalemlerinin kullanımı, yüzey oyma uygulamaları, perdah, boya ve vernik işlemleri gibi birçok konuda hem teorik hem uygulamalı eğitim alacaklardır. Bunun yanında alçak ve yüksek yüzey oymacılığı, motiflerin simetrik ve tekrarlı uygulanması ve estetik yüzey oluşturma gibi alanlarda da teknik yetkinlik kazanmaları amaçlanmaktadır” dedi.

“Nitelikli iş gücü yetiştirilmesi açısından önemli”

Ahşabın Kastamonu’nun ekonomik ve kültürel yapısında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Karamanoğlu, Kastamonu Üniversitesi’nin ‘Ormancılık ve Tabiat Turizmi’ ihtisaslaşma alanındaki akademik birikimini sektörle buluşturduklarını belirterek, “Özellikle gençlerin ve üretime katılmak isteyen bireylerin geleneksel ahşap işleme tekniklerini öğrenerek yeni tasarım anlayışlarıyla birleştirmesi, gelecekte katma değerli ürünlerin ortaya çıkmasına da zemin hazırlayacaktır. Bu yönüyle kursumuzun, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi açısından da önemli bir işlev üstleneceğine inanıyoruz. Üniversite-kamu iş birliğiyle gerçekleştirilen bu eğitim programının, ilerleyen süreçte farklı ahşap işleme alanlarında yeni eğitim ve üretim modellerine de örnek olmasını hedefliyoruz. Ayrıca ahşap kültürünün yalnızca geçmişin bir mirası değil, aynı zamanda geleceğin sürdürülebilir üretim anlayışının da önemli bir parçası olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

“Bu mirası gelecek kuşaklara aktarma hedefi içerisindeyiz”

Ahşap oymacılığının tarihine değinen Karamanoğlu, “Ahşap oymacılığına baktığımızda, geçmiş dönemlerden çok farklı mimari ve mobilya süsleme sanatları söz konusudur. Bunlar Roma dönemi, Rönesans dönemi gibi çok farklı tarihi dönemler olmakla birlikte mobilya işçiliği ve oymacılığı çok farklı aşamalardan geçmiştir. Ahşap oymacılığını önemli kılan en önemli hususlardan bir tanesi Türk Osmanlı süslemesinin özellikle geometrik şekillerin aşırı derecede yaygın olması açısından kültürel bir mirasa sahibiz. Bu mirası kursumuz vasıtasıyla da gelecek kuşaklara aktarma hedefi içerisindeyiz” şeklinde konuştu.

“Kendi el emeğim, göz nurum bir sanat eseri ortaya çıkartacağım”

Kursta eğitim alan Gülçin Boz ise aldığı eğitimler sayesinde önemli bilgiler edindiğini kaydederek, “Bir ahşap ürünün şekillendirme aşamalarını öğrendim. İlerleyen zamanlarda yine öğrendiğimiz bilgileri kullanarak bir ahşap ürünü ortaya çıkaracağız. Yani kendi el emeğim, göz nurum bir sanat eseri ortaya çıkarmış olacağım. Bu da benim için manevi anlamda çok güzel bir duygu” ifadelerini kullandı.

“Her gün kursa gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum”

Uzun süredir ilgi duyduğu ahşap sanatlarında kurs sayesinde kendisini geliştirme fırsatı bulduğunu belirten Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Gülizar Cengiz de, “Ağacı sevdiğim için ahşabı da seviyorum. Bir de bu iş biraz sabır gerektiriyor. Ahşaba kibar davranmanız gerekiyormuş, onu öğrendim. Ahşaba daha usul yaklaşmanız gerekiyor. Eğer biraz fazla derine gitmeye çalışırsanız kırılıyor. Onun için yavaş yavaş, kibar kibar müdahale etmek gerektiğini öğrendim. Benim için güzel oldu. Her gün buraya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. İşim bitse de bir an önce kursa gitsem diyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin