Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Romanya’nın Cluj-Napoca Sanat ve Tasarım Üniversitesi iş birliğinde “ArtExChange” isimli uluslararası karma sergisinin açılışı yapıldı.
Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına; KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Cluj-Napoca Sanat ve Tasarım Üniversitesi Rektör Yardımcısı Andrei Budescu, Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Suat Altun, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Serginin açılışında konuşan Rektör Kırışık, Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinin önemli bir fakülte olduğunun altını çizerek, “Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültemiz bizim için çok kıymetli bir fakültemiz. Çok güzel eserler hayata geçiriliyor ve çok güzel projeler yürütülüyor. İnşallah bundan sonra çok daha güzel projelerle, çok daha iyi çalışmalarla yine yeniden bir araya gelmek istiyoruz. Serginin uluslararası iş birliği içerisinde olması bizim için çok sevindirici. İnşallah bu tür uluslararası iş birliklerimizi, projelerimizi daha da artırarak Güzel Sanatlar Fakültemizin gücüne güç katarak çalışmaya devam edeceğiz. Sanat, bir milletin duygularını, düşüncelerini ve hayallerini yansıtması açısından son derece önemli. Böyle güzel sanat eserlerini hayata geçirmemiz çok kıymetli. İnşallah bunu daha da toplumsal alana yayarak, uluslararası sahada genişleterek yapmaya devam etmenizi arzu ediyoruz. Hepinize çok teşekkür ediyorum, emekleriniz için sağ olun, var olun” ifadelerini kullandı.
Açılışın ardından Rektör Kırışık ve katılımcılar sergiyi gezerek, sanat eserlerini inceledi.
Romanya Cluj-Napoca Sanat ve Tasarım Üniversitesi ve Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinden 19 akademisyenin toplam 33 eserinin yer aldığı uluslararası sergi 18 Eylül’e kadar sanatseverlerin ziyaretine sunulacak.


KBÜ’de “ArtExChange” Uluslararası Karma Sergisi
Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”
Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.
Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.
Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.
Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.
“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”
Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.
“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”
Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.
Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları
Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

