Reklam
Reklam
ECE
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
14 Mart, 2025 16:05 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de  “Anayurttan Anadolu’ya Ramazanlar” Söyleşisi Düzenlendi

KBÜ’de  “Anayurttan Anadolu’ya Ramazanlar” Söyleşisi Düzenlendi. Karabük Üniversitesinde Kampüste Ramazan Etkinlikleri kapsamında, Kültür Sanat Çalışma Takımı tarafından “Anayurttan Anadolu’ya Ramazanlar” söyleşisi gerçekleştirildi.

Kurumsal İletişim Koordinatör Yardımcısı Fatih Sel’in moderatörlüğünde gerçekleşen etkinliğe; İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ersin Müezzinoğlu, Cengiz Aytmatov Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Saidbek Boltabayev, Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eda Öz Çelikbaş ve KBÜ Kültür Sanat Çalışma Takımı Başkanı Öğr. Gör. Mesut Doğan konuşmacı olarak katıldı.  Söyleşide Ramazan ayının kültürel ve manevi boyutları ele alındı. Doç. Dr. Saidbek Boltabayev, “oruç” kelimesinin kökeni ve Türk dünyasında Ramazan gelenekleri hakkında bilgiler verirken, Özbekistan’da Ramazan ayının nasıl geçtiğine dair deneyimlerini paylaştı. Doç. Dr. Eda Öz Çelikbaş, Ramazan’ın toplumda birlik duygusunu pekiştirdiğini ve kültürel mirasın sanatsal ifadelerle nasıl bütünleştiğini anlattı. Öğr. Gör. Mesut Doğan ise Ramazan ayının manevi atmosferine dikkat çekerek kandil ve bayramların toplum üzerindeki etkisini vurguladı. Çocukların Ramazan sevincinin önemine değinen Doğan, bu dönemin dini ve kültürel değerlerin aktarımı açısından taşıdığı önemi dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin