KBÜ’de 1. Ulusal Safranbolu Ekonomi Öğrencileri Kongresi - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Mart, 2017 15:24 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ’de 1. Ulusal Safranbolu Ekonomi Öğrencileri Kongresi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) İktisat Kulübü tarafından düzenlenen 1. Ulusal Safranbolu Ekonomi Öğrencileri Kongresi bugün sona erecek.

22 – 24 Mart tarihleri arasında Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Kongrede öğrenciler, iktisat ve sosyal bilimler alanında bilimsel, kültürel ve sosyal faaliyetlerin geliştirilmesi amacıyla “Türkiye’de Genç İşsizlik” ana başlığıyla bilgilerini paylaşıyor.

Etkinliğin açılışına TBMM eski Başkanı ve Ak Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, Karabük Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Dündar ile akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Kongrenin açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Karabük Üniversitesi’nin kuruluşundan bu yana öğrenci odaklı olarak faaliyetlerini sürdüren, yapılan programların tamamına yakınının öğrenciler tarafından gerçekleştirilen bir üniversite olduğunu ifade etti. Rektör Polat, üniversite öğrencileri tarafından yapılan bu organizasyonlar ile geleceğimizin sağlam ve aydınlık olduğunu da dile getirdi.

TMBB eski Başkanı Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin de konuşmasında Karabük Üniversitesinin 10 yılda hızlı bir gelişme kaydederek Türkiye’de parmakla gösterilen, yaptığı faaliyetleriyle dikkat çeken bir üniversite haline geldiğini söyledi.

Gençlere güvenilmesi gerektiğini ve onların omuzlarına çok önemli sorumluluklar yüklendiğinde görevlerini başarıyla yerine getireceklerini de ifade eden Şahin, “İstanbul’un 21 yaşında Fatih Sultan Mehmet tarafından alındığını hiçbir zaman unutmamalıyız. Gençlerimizin çok önemli işler başaracağı gerçeğini, bir kez daha vurgulamak istiyorum. Biz, gençlerimize güveniyoruz. Gençlerimize bir görev verildiğinde, başarıyla bu görevleri yerine getireceklerine inanıyoruz. Sadece ekonomik anlamda değil, sosyal anlamda da birçok konunun burada konuşulacağı çok önemli bir kongre olacak.” şeklinde konuştu.

İLK OTURUMDA SAFRAN ÇİÇEĞİ VE DERİCİLİK ELE ALINDI

Kongre, Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy’un oturum başkanlığında “Safranbolu Tartışmaları” konulu özel oturum programıyla başladı. Oturumun açılışında konuşan Dr. Necdet Aksoy, Safranbolu’nun Türkiye ve dünya açısından önemli bir kültür merkezi olduğunu söyledi. Dr. Aksoy, Safranbolu’nun dericilik, demircilik, bakırcılık alanlarındaki önemine değinerek Safranbolu’nun dünya kültür mirası içerisinde en geniş coğrafya alanına sahip olduğunu da ifade etti.

Oturum, Karabük Üniversitesi öğrencilerinden Dündar Aydın’ın “Safran Ekonomisi” konusundaki sunumu ve Musa Ümütlü’nün “Safranbolu’da Dericilik” konusu ile devam etti. Oturumda Safranbolu’da yetişen safran bitkisinin önemine yer verilerek Safranbolu’da yapılan dericilik, tabakhane ve kullanım alanları anlatıldı.

İKİNCİ OTURUM: KRİZLER VE EKONOMİ

Kongre İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Levent Aytemiz’in oturum başkanlığındaki “Krizler ve Ekonomi” konulu oturum ile devam etti. Oturumda Karabük Üniversitesi öğrencisi Sündüs Uzan tarafından “Türkiye’de Ekonomik Krizler”, Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi Gökçen Beyazıt tarafından “Global Ekonomik Krizler ve Türkiye’ye Etkisi” konusu ve Marmara Üniversitesi öğrencisi Deniz İstikbal tarafından “Küreselleşme Ekonomisi, Kazananlar ve Kaybedenler” konulu sunumlar ile ilk gün oturumu sona erdi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay