Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Ekim, 2018 10:47 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ öğrencilerinden Savunma Sanayisine yakın takip

Savunma sanayisi konusunda son yıllarda ülkemizde büyük teknolojik adımlar atılıyor. Bu önemli atılımları takip eden Karabük Üniversitesi öğrencileri de üniversitede bir ilk olan Savunma Teknolojileri Kulübü’nü (KARSAV) kurarak işe başladı. Henüz geçen yıl kurulan Kulüp, düzenlediği etkinliklerin yanı sıra ulusal ve uluslararası etkinliklerde de yer alarak savunma sanayisi alanındaki gelişmeleri yakından takip ediyor.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen 3. Azerbaycan Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda (ADEX-2018) Karabük Üniversitesi Savunma Teknolojileri Kulübü öğrencileri de yerini aldı.

Azerbaycan Savunma ve Savunma Sanayisi Bakanlıkları tarafından Bakü Expo Center’de gerçekleşen fuarda Türk savunma sanayisi firmalarının yanı sıra 29 farklı ülkeden 232 firma ürettikleri zırhlı araçları, insanlı – insansız hava araçları, deniz sistemleri, silah sistemleri, elektronik sistemler, mühimmatlar, simülatörler, askeri tekstil ürünleri, lojistik destek ürünleri ve savunma hizmetlerini tanıttı.

Karabük Üniversitesi Savunma Teknolojileri Kulübü öğrencileri fuarda Türk firmaları ile bire bir görüşmeler gerçekleştirerek üniversitede gelecek yıl yapmayı planladıkları “Savunma Sanayi ve İnovasyon Günleri Sempozyumu”na katılım için firmalardan söz aldı. Öğrenciler, Karabük Üniversitesi Savunma Teknolojileri Kulübü’ne sponsor olma konusunda firmalardan olumlu geri bildirimler aldıklarını da aktardı.

Kulüp Başkanı Dorum, Bakü’de düzenlenen 3. Azerbaycan Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı ile ilgili olarak “Beklediğimizin karşılığını fazlasıyla aldık. Savunma sanayinde üretilmiş en modern silahları ve teknolojileri yakından görme imkanı bulduk.” diye konuştu.

Karabük Üniversitesi Savunma Teknolojileri Kulübü geçen yıl Silah Sistemleri ve Askeri Doktrin Uzmanı Sami Atalan’nın konuşmacı olarak yer aldığı bir söyleşi düzenlemişti. Ardından Aselsan Akademi Lansmanı’na katılan Kulüp, bu yıl da çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin