blank
Mustafa Akgün tarafından
16 Aralık, 2025 12:18 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

KBÜ Kürsü’de Bilim Üretimi ve Türkiye Yüzyılı Vurgusu

Karabük Üniversitesinin konuğu olan Prof. Dr. Ömer Özyılmaz, üniversitelerin bilim üretme misyonu, düşünmenin önemi ve Türkiye Yüzyılı perspektifi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen KBÜ Kürsü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen söyleşide, bilim üretiminin önemi, üniversitelerin yapısal sorunları ve “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ele alındı.

Programın konuğu olan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Eski Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ömer Özyılmaz, akademisyenler ve öğrencilerle bir araya geldi.

“BİLİM ÜRETMİŞ BİR MEDENİYETİN MİRASÇISIYIZ”

Konuşmasında tarihsel bir perspektif sunan Prof. Dr. Özyılmaz, Türk milletinin geçmişte bilim, teknoloji ve medeniyet üretmiş güçlü bir birikime sahip olduğunu vurguladı. Avrupa’nın sosyolojik anlamda köy toplumu olduğu dönemlere işaret eden Özyılmaz, “Biz bilimleri ürettik, teknoloji geliştirdik ve medeniyet kurduk. Böyle bir milletiz” ifadelerini kullandı. Bu potansiyelin bugün de var olduğunu belirten Özyılmaz, geçmişte başarılmış olanın gelecekte de mümkün olduğuna dikkat çekti.

“TEMELDE DÜŞÜNME VAR”

Bilim üretiminin temelinde düşünme becerisinin yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Ömer Özyılmaz, düşünme ile öğrenme, bilgi ve bilim arasındaki ilişkiye dikkat çekti. “Düşünmeyi bilmeyen insan öğrenemez; öğrenmeyi öğrenmeyen insan bilgi üretemez” diyen Özyılmaz, bilim üretemeyen toplumların teknoloji geliştiremeyeceğini ve ilerleyemeyeceğini ifade etti. Düşünmenin insana verilmiş özel bir sorumluluk olduğunu belirten Özyılmaz, “Allahu Teâlâ boşuna vermedi bu düşünmeyi bize. Bakın sadece bize verdi. Ne meleklere, ne hayvanlara verdi. Sadece insana verdi. Çünkü bizden dünyayı imar etmemizi istiyor.” diye konuştu.

“BİLİM ÜRETMEK ESASTIR”

Bilim üretiminin süreklilik gerektirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Ömer Özyılmaz, bu durumu bisiklet sürmeye benzetti. “Pedallamazsanız düşersiniz. Hayatta bilim üretmezseniz işiniz zor” diyen Özyılmaz, bilim üretmenin hayatın tüm alanlarını yerli yerine oturttuğunu ifade etti. Özyılmaz, bu sürecin de bir ekosistem oluşturmayı gerektirdiğini belirterek, bilim üretmenin bir tercih değil zorunluluk olduğunun altını çizdi.

“YENİ BİR DÜNYA KURABİLİRİZ, KURMALIYIZ”

Konuşmasının son bölümünde “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna değinen Prof. Dr. Özyılmaz, Türkiye’nin yalnızca Anadolu ve Trakya ile sınırlı bir coğrafya olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Orta Asya’dan Ortadoğu ve Afrika’ya uzanan geniş bir medeniyet coğrafyasına işaret eden Özyılmaz, “Türk milleti başta olmak üzere Arapları da, Farsları da, Kürtleri da, onların geçmişteki ve bugünkü bilim insanlarını da alıp kol kola girerek yeni bir dünya kurabiliriz. Kurmalıyız.” diye konuştu.

Söyleşi, programın ardından KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın, Prof. Dr. Ömer Özyılmaz’a teşekkür belgesi ve Türk bayrağı takdim etmesiyle sona erdi.

ÖZYILMAZ’DAN REKTÖR KIRIŞIK’A MAKAM ZİYARETİ

KBÜ Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen program kapsamında Karabük Üniversitesine gelen Prof. Dr. Ömer Özyılmaz, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Bulut da hazır bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ocak, 2026 20:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Bakan Tunç: “Sanal tehlikelerden yavrularımızı korumak durumundayız”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketinde partisinin kadın kolları tarafından düzenlenen çalıştayda yaptığı konuşmada, "Sanal tehlikelerden yavrularımızı korumak durumundayız" dedi.
Bakan Yılmaz Tunç, AK Parti Kadın Kolları tarafından Bartın Öğretmenevi’nde düzenlenen "Köklerden Geleceğe Teşkilat Çalıştayı" programında yaptığı konuşmada, çalıştayın önemine dikkat çekerek, kadınların aileyle ilgili yöneltilen sorulara verdikleri cevapların mutlaka AK Parti Genel Merkezi tarafından titizlikle değerlendirileceğini ve dikkate alınacağını ifade etti.
Konuşmasında ailenin önemine de vurgu yapan Adalet Bakanı Tunç, "Aile politikaları önemli ailenin korunması çok önemli. Aile en güvenli limandır. Gençlerimizi aile kurmaya teşvik etmemiz lazım. Onları kötü alışkanlıklardan korumanın en önemli yolu aile kurmalarını sağlamak. Dolayısıyla ailelerin sayısını artırmamız lazım. Aileyi tehdit eden akımlara da hiç fırsat vermeyeceğiz. Özellikle bu konuda aldığımız tedbirler, yapacağımız yasal düzenlemeler var. Maalesef küresel bazı sapkınlıklar, bunların propagandası, ne medeniyet anlayışımıza ne dinimize ne geleneğimize uymayan birtakım sapkınlıklar var. Bu sapkınlıklardan ailelerimizi koruyacağız" diye konuştu.

"Çocuğumuz elinde telefon ne yaptığını bilmiyoruz"
Yılmaz Tunç, sanal alemin ve sanal suçların yaygınlaştığı günümüzde çocukların korunmasının önemine de dikkat çekerek, "Sanal alem, sanal dünya, internet. Elinde telefon ne yaptığını görmüyoruz, bilmiyoruz. Gencimiz, çocuğumuz odasına çekiliyor, her türlü riske açık, dolandırıcılığa açık, her türlü istismara da açık. Dolayısıyla bu tehditlerden özellikle bu tehlikelerden yavrularımızı korumak durumundayız. Bu konuda çalışmalar var. Özellikle çocukların ve gençlerin yasa dışı bahis, sanal kumar gibi tehlikelerden uzak tutulması yine gençlerimizin uyuşturucu illetinden uzak tutulması. Bugüne kadar yapılanlara ilaveten yapacağımız çalışmalarla bunları da tüm bakanlıklar olarak takip ediyoruz" şeklinde konuştu.

"Kadına şiddet konusunda Cumhurbaşkanımız çok kararlı"
Kadına şiddetin önlenmesi için büyük bir mücadele verildiğini de kaydeden Tunç, AK Parti iktidarının kadınlara verdiği önemler konusunda, "Kadına şiddet olaylarını ortadan kaldırmamız lazım. Bu konuda Cumhurbaşkanımız, çok kararlı. ’Kadına şiddet, insanlığa ihanettir diyor’ Cumhurbaşkanımız. Bugüne kadar yapılan yasal düzenlemeler var. Kadına şiddetle ilgili cezaları arttırdık. Kadına şiddet, kasten yaralama suçları ceza kanunumuzda tutuklama sebebi sayıldı. Kadına yönelik suçların cezalarını daha yüksek verilmesi ile ilgili düzenlemeler hayata geçti. Israrlı takip, müstakil bir suç haline getirildi. Kadınlarımızın iş hayatına katılması için bir takım teşvikler var. Kız çocuklarımızın eğitimi gibi konulara Cumhurbaşkanımızın eşi, hanımefendi çok önem veriyor" diye konuştu.
Bakan Tunç, çalıştay öncesinde ise katıldığı Bartın Şoförler ve Otomobilciler Odası Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, 41 yıldır devam eden terör belasından kurtulmanın mücadelesini verdiklerini, "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge"yi başaracaklarını kaydetti.

Bizi sosyal medyadan takip edin