Reklam
Reklam
6744351b02ab5
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
25 Kasım, 2024 11:28 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ,  Dünyanın En İyi Üniversiteleri Arasında

Karabük Üniversitesi (KBÜ), dünyanın en saygın üniversite derecelendirme organizasyonlarından biri olan Times Higher Education (THE) tarafından 2025 yılında ilk kez yapılan Disiplinler Arası Bilim Sıralamasında dünya genelinde 501 – 600 bandında yer alarak önemli bir başarıya imza attı.

Türkiye genelinde 16., son 20 yılda kurulan devlet üniversiteleri arasında ise 8. sırada yer alan KBÜ, uluslararası bilim dünyasında adından söz ettirmeye devam ediyor.

THE Disiplinler Arası Bilim Sıralaması, 2019 – 2023 yılları arasında en az 100 disiplinler arası araştırma yayını yapmış ve 2025 Dünya Üniversite Sıralamaları için veri paylaşımında bulunan üniversiteleri kapsıyor. Üniversiteler; girdiler (%19), süreçler (%16) ve çıktılar (%65) olmak üzere üç temel başlık ve 11 alt gösterge üzerinden değerlendirildi.

TÜRKİYE’DE İLK 20’DE YER ALDI

Karabük Üniversitesi, bu değerlendirmede girdiler alanında Türkiye’deki üniversiteler arasında 35., süreç alanında 34. ve çıktılar alanında 28. sırada yer alarak önemli bir başarıya ulaştı. Disiplinler arası bilimsel çalışmalarla adını duyuran KBÜ, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yükselen bir grafik çiziyor.

REKTÖR KIRIŞIK: “GURUR VERİCİ BİR DURUM” Karabük Üniversitesi’nin son aylardaki ulusal ve uluslararası başarılarına bir yenisinin daha eklendiğini belirten Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, “Son aylardaki başarılarıyla büyük bir yükseliş trendi yakalayan üniversitemiz uluslararası görünürlüğünü giderek artırmaktadır.  Bu yıl ilk defa yayınlanan THE Disiplinler arası Bilim Sıralaması 2025’te Karabük Üniversitesi, dünya çapında disiplinler arası araştırmalarda önde gelen üniversiteler arasında yer alarak, büyük bir başarı elde etmiştir. Üniversitemiz adına gurur verici bir durumdur. Bilim merkezli öğrenci dostu sloganıyla yola çıkan üniversitemiz; sosyal, sağlık, mühendislik ve doğa bilimleri alanlarında disiplinler arası çalışmalarına hız kesmeden devam etmektedir. Son 6 aydır elde edilen dünya ve Türkiye ölçeğindeki büyük başarılar, alınan ödüller, yarışmalardaki büyük başarılar gösterdiğimiz çalışmaların meyvelerini verdiğini göstermektedir. Bu gurur verici sonucun elde edilmesinde emeği geçen tüm personelimize teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin