blank
Haber Merkezi tarafından
20 Aralık, 2025 13:14 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

KBÜ Akademisyenleri Yazıköy’ün Kültürel Hafızasını Konuştu

Karabük Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) “bilimin toplumla buluşması” hedefi doğrultusunda yürütülen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında Yazıköy’de düzenlenen söyleşide, köyün tarihi, kültürel ve sanatsal mirası bilimsel bir bakış açısıyla ele alındı.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Bilim İletişimi Ofisinin “Bilim Kafe” etkinlikleri çerçevesinde; Yazıköy Muhtarlığı, Yazıköy Kültür ve Dayanışma Derneği, KBÜ Sesli Düşünme Kulübü ile KBÜ Kültür Sanat Çalışma Takımı iş birliğinde düzenlenen “Bilim Şehirle Buluşuyor: Tarihi ve Kültürel Mirasın Korunması – Yazıköy Söyleşisi”, Yazıköy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Akademisyenler ile yerel tarihçileri bölge halkıyla buluşturan program, bilginin üniversite sınırlarının dışına taşınarak toplumla paylaşılmasına yönelik önemli bir örnek olarak dikkat çekti.

Akademi ile Yerel Hafıza Aynı Masada

Moderatörlüğünü Öğr. Gör. Mesut Doğan’ın üstlendiği söyleşide; Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Sebahat Kılıç Bülbül, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Handan Yerli, Arkeoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Serkal Yıldırım ile yerel tarihçi Ahmet Karakaş konuşmacı olarak yer aldı.

Yazıköy halkının yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, köyün mimari dokusu, sanatsal unsurları, tarihsel derinliği ve yaşayan kültürel mirası bilimsel veriler ışığında değerlendirildi.

“Kültürel Değerler Kayıt Altına Alınmalı”

Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Moderatör Öğr. Gör. Mesut Doğan, şehirlerin ve kırsal yerleşimlerin kültürel ve tarihi değerlerinin kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekti.

Doğan, Karabük ve Türkiye genelini kapsayan bir kültür envanteri çalışması yürüttüklerini ifade ederek, “Bilim şehirle buluşuyor. Karabük Üniversitesi kısa sürede ciddi bir gelişme gösterdi ve bunu şehrimize de yansıtmaya çalışıyoruz.” dedi.

Sanatsal Miras Belgeleniyor

Dr. Öğr. Üyesi Sebahat Kılıç Bülbül, Safranbolu ve çevresindeki sanatsal mirasın belgelenmesine yönelik yürüttükleri akademik çalışmalara değinerek, bölgedeki kalem işleri, alçı revzenler ve nazarlıklar üzerine kapsamlı incelemeler yaptıklarını söyledi.

Bülbül ayrıca, Yazıköy Meydanı’nda bulunan İlyas Efendi Camii’ndeki ahşap besmele yazısının zamanla yıprandığını belirterek, izin verilmesi halinde yazının aslına uygun biçimde daha dayanıklı bir malzeme üzerine yeniden yazılarak camiye hediye edilmesini arzu ettiğini dile getirdi.

“Yazıköy, Kırsal Mimarinin Önemli Bir Devamı”

Dr. Öğr. Üyesi Handan Yerli ise Yazıköy’ün kültürel ve doğal miras açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, köydeki yapı dokusunun Safranbolu evlerinin kırsaldaki devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.

Yerli, Yazıköy’ün Safranbolu’ya yakınlığı nedeniyle sanıldığı kadar izole bir yerleşim olmadığını belirterek, camide yerel tarihçi Ahmet Karakaş tarafından yapılan kitabe ve bilgilendirme çalışmalarını da takdirle karşıladığını söyledi.

“Yazıköy, Bölgenin En Zengin Kültürel Miras Alanlarından Biri”

Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Serkal Yıldırım, Yazıköy’ün Batı Karadeniz bölgesi açısından özel bir kültürel miras alanı olduğunu belirterek, 2017 yılından bu yana Karabük’e bağlı yaklaşık 280 köyde yürüttükleri yüzey araştırmaları kapsamında Yazıköy’ün tarihsel sürekliliği ve yaşayan nüfusuyla öne çıktığını ifade etti.

Yıldırım, köy halkının yerleşime ve kültürel değerlere sahip çıkmasının bilimsel çalışmalar açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Yazıköy’ün Tarihsel Hafızası Gün Yüzüne Çıkarılıyor

Yerel tarihçi Ahmet Karakaş da Yazıköy’ün Batı Karadeniz’in en büyük ve tarihsel derinliği en fazla olan köylerinden biri olduğunu belirterek, köyün kendine özgü gelenek, görenek ve sosyal yaşam kültürüne sahip olduğunu söyledi.

Yazıköy’ün tarihsel geçmişine de değinen Karakaş, köyün mübadil bir yerleşim olduğunu ve Rumlar ile Türklerin birlikte yaşadığı bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Bölgenin fetih sürecini de anlatan Karakaş, “Selçuklular ilk önce Yazıköy’ü alıyorlar, ardından Bulak köyünü alıp Safranbolu’yu kuşatıyorlar” dedi. 1806 yılında Yazıköy’de yaşanan ve belgeleri bulunan bir savaşa da dikkat çeken Karakaş, bu konunun araştırılmasının önemine ise işaret etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
21 Şubat, 2026 13:53 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

KBÜ’de “Nübüvvetin İspatı” Söyleşisi Düzenlendi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda “Nübüvvetin İspatı” konulu söyleşi programı gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt katıldı.

Çok sayıda öğrencinin yanı sıra akademik ve idari personelin de ilgi gösterdiği programda, İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri farklı başlıklar altında ele alındı.

Açılış konuşmasında bu tür programların dini meseleleri anlama ve sorgulama açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Yeşilyurt, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatının tarihi ve ahlaki yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi olmadığını vurgulayan Yeşilyurt, bunun aynı zamanda insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına geldiğini söyledi.

Mağara hadisesine de değinen Yeşilyurt, zorlu şartlar altında gösterilen teslimiyet ve kararlılığa dikkat çekerek, “Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ.” sözünü hatırlattı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını belirten Yeşilyurt, toplum tarafından “El-Emin” olarak nitelendirildiğini dile getirdi. Hz. Aişe’nin “O’nun ahlakı Kur’an’dı.” sözünü paylaşan Yeşilyurt, peygamberlik anlayışının ahlaki temellerine vurgu yaptı.

Konuşmasında iman kavramına da değinen Yeşilyurt, “Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır.” ifadelerini kullandı.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin