Reklam
Reklam

Kazdıkça tarih fışkırıyor

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ekim, 2024 00:52 tarihinde yayınlandı
0

Düzce Belediyesi’nin desteği ile süren Konuralp Antik Tiyatrosu’nda kazı çalışmalarında künklerden oluşan alt yapı sistemi ile Kilise kalıntısı ortaya çıkarıldı.

Batı Karadeniz’in Efes’i olarak bilinen Konuralp Antik Kenti’nin günümüze kadar ulaşan en önemli eseri olan antik tiyatroda sürdürülen kazı çalışmalarında önemli bir aşama kaydedildi. Tiyatronun sahne binasının güney tarafında genişletilerek, tiyatronun giriş güzergahları ve etrafında sürdürülen çalışmalarda, pişirilmiş topraktan yapılmış künklerden oluşan altyapı sistemleri gün yüzüne çıkarıldı.

Konuralp Müze Müdürü İhsan Aslan, kazılar sırasında ortaya çıkan altyapı sisteminin, doğu-batı yönünde uzanan çok sayıda kanaldan oluştuğunun belirlendiğini, geniş ve kalın künklerin, daha büyük kamu yapıları için; ince künklerin ise küçük ev tipi yapılar için kullanıldığının düşünüldüğünü ifade ederek, tiyatronun milattan sonra 4. yüzyılda işlevini yitirdiği göz önünde bulundurulduğunda, künk sisteminin bu dönemde tiyatro çevresinde yeni yapılaşmalar için inşa edildiği değerlendirmesine vardıklarını belirtti.

Aslan, bulunan yapıyla alakalı yaptığı değerlendirmede, “Kazı alanında ayrıca, Bizans dönemine tarihlenen bir kilise kalıntısı da bulundu. Yapının güney kısmının tahrip olduğu gözlemlenirken, doğu-batı yönünde uzanan apsisli bir kilise yapısının varlığı ortaya çıkarıldı. Çalışmalar, yapının narteks (giriş holü) bölümünde devam ederken, tiyatronun orta kısmında daha önce yapılan çalışmalarda tespit edilen su kanalının, bu alanda da devam ettiği görülüyor. Halk arasında Kilise suyu olarak bilinen temiz suyun, tiyatronun yamacından gelen kaynak suyuyla bağlantılı olduğu ve tiyatronun yakınında yer alan çeşmeye aktarıldığı tespit edildi. Temiz suyun, geçmişte olduğu gibi tekrar mevcut çeşmeye bağlanması planlanıyor” dedi.

Konuralp Antik Kenti’ndeki bu önemli keşifler, bölgenin tarihi ve kültürel zenginliklerini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay