Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Haziran, 2022 13:18 tarihinde yayınlandı
0

Kayın Ara Tohum Yılı Tespit Çalışmaları Başladı

Kayın (Fagus orientalis Mill) ara tohum yılı tespit çalışmalarına başlandı. Yenice İşletme Müdürlüğü tensil (gençleştirme) sahalarında incelemelerde bulunan Orman Bölge Müdürü Faruk Bayraktaroğlu, koyu renk yapraklı kayın ağaçlarında çiçek kurullarında bol tohum tespit çalışmalarına katıldı.

Yenice İşletme Müdürü ve İşletme Şeflerinin hazır bulunduğu inceleme çalışmalarının ardından açıklama yapan Bölge Müdürü Faruk  Bayraktaroğlu “Ormanlarımızı geliştirmek ve sağlıklı olarak sürdürülebilirliğini sağlamak için tüm gayretimizle çalışıyoruz.

Baharla birlikte dağlarımızın yeşerdiğini, dallarımızın tomurcuklandığını, çalışmalarımızın ürünlerinin topraktan çıkıp filizlendiğini görmekten çok büyük mutluluk duyuyoruz.

Ormanlarımızda yürüttüğümüz her çalışma, geleceğe yaptığımız yatırım, çocuklarımıza bırakacağımız en önemli ve güzel mirastır” dedi.

ASLİ AĞAÇ TÜRLERİMİZİ KORUYORUZ

Asli ağaç türlerini koruduklarını ifade eden Bayraktaroğlu; ” Silvikültürden anlasın yada anlamasın herkesin ilk aklına gelen şey gençleştirmedir. Çünkü gençleştirme orman mühendislerinin sanatıdır. Gençleştirmeye bir nesil diyoruz, tensil diyoruz. Tensil demek yenilik demek gelecek demektir. Ormanlarımızın sürekliliği açısından gençleştirme çalışmalarına 2021’de olduğu gibi 2022 yılında da devam edeceğiz” dedi.

İncelemelerinin ardından Bölge Müdürü Bayraktaroğlu kayın tohumların gelişimlerinin gözlemlenerek Temmuz ayı sonu Ağustos ayı başındaki embriyo durumlarına göre tohumlama ile ilgili silvikültürel çalışmaların yapılması için talimat verdi. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin