Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Nisan, 2019 14:09 tarihinde yayınlandı
0

Kayan araca çarpmamak için menfeze uçtu

1’i Ağır 5 kişi yaralandı

Karabük’te kayan araca çarpmamak için sürücüsünün manevra yaptığı hafif ticari araç menfeze uçtu. Kazada 1’i ağır 5 kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Karabük-Ovacık karayolunda Ovacık istikametinden Karabük istikametine seyir halinde olan İlimdar Yıldırım (35) yönetimindeki 78 BD 291 plakalı otomobil yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolünü kaybederek kaymaya başlayarak yolda dönmeye başladı. Bu sırada karşı istikametten seyir halinde olan Hüseyin Bilgicü (61) yönetimindeki 78 AH 293 plakalı hafif ticari araç, İlimdar Yıldırım yönetimindeki otomobile çarpmamak için yoldan çıkarak menfeze uçtu. Kazada çarpmanın şiddetiyle 78 AH 293 plakalı hafif ticari araçta bulunan aynı aileden sürücü Hüseyin Bilgücü (61), Sezai Bilgücü (29), Yasemin Bilgücü (24), Zeynep Bilgücü (6) ve Zehra Bilgücü (6) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine UMKE, AFAD ve 112 ekipleri sevk edildi. Otomobilde sıkışan yaralılar AFAD ve UMKE ekipleri tarafından kurtarılırken, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Hastaneden tedavi altına alınan yaralılardan Hüseyin Bilgicü’nün hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenilirken, kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.
“KURTULDU GİTTİ ZANNETTİM”
Yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda frene basması sonucu aracının kaydığını belirten sürücü İlimdar Yıldırım, “Frene basayım derken araba kayınca dönmeye başladık. Karşıdan gelen arkadaşta korktu. O da ne yapacağını şaşırdı. O kurtuldu gitti zannettim bir baktım duman çıkıyor kendini çukura atmış” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin