Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde ahırda çıktığı iddia edilen yangında 3 mesken, 6 ahır, 9 samanlık ve 2 ambar yanarak kullanılamaz hale geldi. Çok sayıda itfaiye takımının müdahale ettiği yangın denetim altına alındı.
Olay, Taşköprü ilçesine bağlı Bozarmut köyü Bulak Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, ahırdan çıktığı varsayım edilen yangın kısa müddette büyüyerek çabucak bitişiğinde bulunan samanlık ve ahırlara sıçradı. Rüzgarın da tesiriyle alevler konutları de sardı. İhbar üzerine yangın yerine Taşköprü ve Hanönü ilçelerinden itfaiye grupları ile Kastamonu ve Taşköprü Orman İşletme Müdürlüğü arazözleri sevk edildi. Grupların ağır çalışmaları sonucu denetim altına alınan yangında Mehmet Tekin, Ziya Tekin ve Rasim Kaya’ya ilişkin 3 mesken, 6 ahır, 9 samanlık ve 2 ambar yanarak kullanılamaz hale geldi. Grupların yangın yerinde soğutma çalışmaları sürüyor.
Yangının sebebinin belirli olmadığını söyleyen Bozarmut Muhtarı Nuh Tekin, “Yangın ahırdan başladı. Biz yangın çıktığı esnada çarşıdaydık. Yangını duyup gelene kadar her yer yanmış. Yangının neden çıktığını bilemiyoruz. Makul bir sebebi yok. Şu anda 3 konut, 6 ahır, 9 samanlık ve 2 ambar yandı. Yangın denetim altına alındı, söndürüldü sayılır. Etrafa sirayet etme durumu yok. Yetkililerden yardım bekliyoruz. Ambarlar kış mevsimi olduğu için doluydu. Samanlıklarda saman vardı. Hayvanların yiyecekleri vardı, hepsi yandı” dedi.


Kastamonu’da yangında 3 ev, 6 ahır, 9 samanlık ve 2 ambar kullanılamaz hale geldi
Ünlü estetikçi açıkladı: “Yüz gençleştirme ameliyatları ile 30 yıl gençleşmek mümkün”
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, artan yaşam süresiyle birlikte yüz gençleştirme operasyonlarına ilginin yükseldiğini belirterek, “Günümüz estetik cerrahisiyle bazı hastalarda 20-30 yıl daha genç bir görünüm elde edilebiliyor. Ancak önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir; herkesin estetik ameliyat olması gerekmez” dedi.
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, günümüzde en sık uygulanan estetik operasyonlardan birinin yüz gençleştirme ameliyatları olduğunu söyledi. İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte yaşlanmanın etkilerinin daha görünür hale geldiğini ifade eden Akbaş, birçok kişinin kendisini daha genç ve dinamik hissetmek amacıyla cerrahi müdahalelere yöneldiğini belirtti. Yaşlılığın en belirgin şekilde yüzde görüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Akbaş, “Zaman içerisinde kaslar gevşiyor, göz kapakları düşüyor, göz altı torbaları oluşuyor. Yerçekiminin etkisiyle yanaklar aşağı doğru sarkıyor, boyun bölgesinde kırışıklıklar ve katlanmalar meydana geliyor. Bu değişiklikler kadın ya da erkek fark etmeksizin insanların moralini ve motivasyonunu olumsuz etkileyebiliyor” diye konuştu.
“10 ila 30 yıl gençleşme sağlayan sonuçlar elde edilebiliyor”
Plastik cerrahinin ulaştığı teknolojik ve bilimsel seviyenin yüz gençleştirme alanında başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu vurgulayan Akbaş, “Bazen kişileri 10, 20 hatta 30 yıl geriye götürebilecek sonuçlar alınabiliyor. Bu da insanların daha genç, daha enerjik, daha güzel ya da daha yakışıklı görünmelerini sağlayabiliyor. Evlilik hayatında, iş yaşamında ve sosyal çevrede kişinin motivasyonuna olumlu katkılar sunabiliyor” şeklinde konuştu.
“Yaşlanma izleriyle gurur duyanların ameliyata ihtiyacı yok”
Yüz gençleştirme ameliyatlarının herkes için gerekli olmadığının altını çizen Prof. Dr. Akbaş, bazı kişilerin yaşlanma belirtilerini hayat tecrübelerinin ve anılarının bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Akbaş, “Bazen öyle insanlarla karşılaşıyorum ki, ‘Hocam, yüzümdeki yaşlanma izleri benim yaşadığım hayatın bir parçası. Bunlarla gurur duyuyorum’ diyorlar. Eğer bir kişi bunu içtenlikle söyleyebiliyorsa buna saygı duymak gerekir ve ameliyat olmasına gerek yoktur” ifadelerini kullandı.
“İş hayatındaki rekabet estetik taleplerini artırıyor”
Özellikle iş yaşamında genç kuşaklarla birlikte çalışan bazı kişilerin görünüm nedeniyle dezavantaj yaşayabileceklerini düşündüklerini belirten Akbaş, “Yurt dışından gelen bazı hastalarım, genç çalışanlarla rekabet etmek zorunda kaldıklarını ve yaşlı görünmelerinin işlerini kaybetmelerine neden olabileceğinden endişe duyduklarını ifade ediyor. Kendilerini enerjik hissettikleri halde yüzlerindeki yaşlanma belirtileri nedeniyle estetik operasyon talep edebiliyorlar” açıklamasında bulundu.
“Önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiği”
Geç yaşta evlilik ve ebeveynlik gibi sosyal değişimlerin de estetik operasyonlara ilgiyi artırdığını kaydeden Akbaş, bazı anne ve babaların çocuklarının okul ortamında yaşadıkları olumsuz deneyimlerden etkilenerek daha genç görünme isteği duyabildiklerini söyledi. Akbaş şunları söyledi:
“Bir insan kendini seviyorsa, görünümünden memnunsa ve yaşlanma belirtileri onda özgüven eksikliği oluşturmuyorsa ameliyata ihtiyacı yoktur. Burada önemli olan kişinin kendi ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğru değerlendirmesidir. Herkes için geçerli tek bir doğru yoktur; önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir.”

