Kastamonu’da sokakta vatandaşlara ücretsiz sağlık testleri yapıldı - Karabük Haber Postası
kastamonuda sokakta vatandaslara ucretsiz saglik testleri yapildi 7VMFXYrX jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu’da sokakta vatandaşlara ücretsiz sağlık testleri yapıldı

Kastamonu’da, Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla oluşturulan “Halk Sağlığı Sokağı”nda vatandaşlara ücretsiz tansiyon, kan şekeri gibi testler yapıldı.

Kastamonu’da Halk Sağlığı Haftası etkinlikleri çerçevesinde, Nasrullah Meydanında “Halk Sağlığı Sokağı” oluşturuldu. Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kurulan stantlarda vatandaşların tansiyon, kan şekeri, nefes ve vücut kitle indeksi ölçümü yapıldı. Obezite, fiziksel aktivite, hastalıklarda beslenme, diyabet, hipertansiyon, kalp sağlığı, aile hekimliği sistemi, bağımlılıkla mücadele, bulaşıcı hastalıklar, sigarayı bırakma, kanser taramaları ve organ bağışı konularında da vatandaşlara bilgi verildi. Vatandaşlar ücretsiz olarak yapılan testlere yoğun ilgi gösterdi.

“Koruyucu hekimliğin ve halk sağlığının önemini insanlarımıza anlatmak istiyoruz”

Kurulan sokakla ilgili bilgi veren İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Çağdaş Derdiyok, “Halk sağlığının önemini ve koruyucu sağlık hizmetlerini anlatmak açısından bugün meydanda Halk Sağlığı Sokağını oluşturduk. Amacımız koruyucu hekimliğin ve halk sağlığının önemini insanlarımıza anlatmak. Sahada yaptığımız işlemleri bir bütün olarak halkımıza göstermek istedik. Stantlarımız bulunuyor, her stantta farklı bilgilendirmeler yapıyoruz. İlk standımız kanser standı. Kanser hastalığı hem ülkemizde hem dünyada ölümlerde ikinci sebep. ‘erken teşhis hayat kurtarır’ diye sloganımız var. Özellikle kadınlarda meme kanseri, rahim ağzı kanseri, erken ve kadınlarda kalın bağırsak kanseri için tarama programlarımız devam ediyor. Bu konuda hem ilçe belediyelerimiz hem Valiliğimizden aldığımız desteklerle ilçelerdeki hastalarımızı köylerimizden alıp kanser taramalarının olduğu uygun olan hastanelere taramaya getiriyoruz. İnsanlarımızın bu konuda bizlerden talepte bulunmalarını istiyoruz. Erken teşhis sayesinde hastalarımızı hastalığa yakalanmadan teşhiste bulunmak istiyoruz. İkinci standımız aile içi standımızdır. Halk sağlığı olarak bizler birinci basamak sağlık hizmetlerini şu anda bu hizmeti sokakta nasıl bizler verebiliyorsak her köyde bu hizmeti vermeye devam ediyoruz. Diğer standımız sağlıklı beslenmedir. Sağlıklı beslenme standımızda insanlarımıza bizler, kişilerin hasta olmadan önce doğru şekilde nasıl beslenmeleri gerektiğini, okullarda doğru nasıl beslenebilir, hastalarımızda diyabet, çölyak gibi kronik hastalıkları olup beslenme anlamında destek alacaklara hem diyetisyen hem de fizyoterapist desteğini halk sağlığı olarak sağlamaya devam ediyoruz. Diğer standımızda da insanlarımızın yağ ölçümlerini yapıp, gerekli gördüğümüz hastalarımızı diyetisyenlere randevularını burada oluşturuyoruz. Diğer standımız kronik hastalıklar ve yaşlı standıdır” dedi.

“Vatandaşlarımızı hastalık öncesinde bilgilendirerek bilinçlendirmek istiyoruz”

Vali Meftun Dallı ise vatandaşları hastalık öncesinde bilgilendirerek bilinçlendirmeyi amaçladıklarını belirterek, “Sağlıkta, uyuşturucuda, doğal afetlerde önemli olan önlem almak. Koruyucu hekimlikte bu açıdan son derece önemlidir. Bağımlılıkla mücadele ederken bizler de çocuklarımız bağımlı olmadan önce tedbir alalım, onları bu maddeden uzak tutmaya çalışalım diyoruz. Kıymetli ve değerli olan budur. Asıl amacımız burada insanları bilgilendirmek istiyoruz. Özellikle kadınlarımızın meme kanserine karşı, erkeklerin prostat kanserine karşı belli başlı konularda erken teşhis noktasında vatandaşlarımızı bilgilendirerek bilinçlendirebilirsek hastalıklara yakalanmadan onları kurtarmış oluyoruz. Amacımız sadece bilgilendirme de değil, aynı zamanda testlerde yapılıyor. İnsanlarımız hastanelerde yaptıramadıkları testleri belki de burada yaptırabiliyor. Varsa sıkıntısı farkına varıyor ya da daha üst tedavi yöntemlerine yönlendiriliyor. Asıl amacımız vatandaşlarımızı bilinçlendirerek onlara şuur kazandırmak istiyoruz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gw 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Nisan, 2026 13:19 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞİRKET İFLASLARINDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ

Dun & Bradstreet (D&B), işletmeler için ticari veri, analitik ve iş zekası çözümleri sunan küresel bir Amerikan şirketidir.
Şirketin açık ismi, Data Universal Numbering System (Veri Evrensel Numaralandırma Sistemi).
Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan bu şirket, dünya genelindeki yüz milyonlarca işletmeye dair devasa bir veri tabanını yönetiyor.
Dun & Bradstreet’in Türkiye’deki faaliyetleri CRIF grubu tarafından yürütülüyor.

Dun & Bradstreet geçtiğimiz hafta Küresel İflas Raporunu açıkladı. Rapor, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bir önceki yıla göre; küresel ölçekteki ortalama iflas yüzde 7 iken, bu oran Türkiye % 29

Türkiye’de 2024 yılında toplam 465 şirket iflas etmişti.
Şirket iflasları bir önceki yıla (2023) göre %23 oranında artış göstermişti. İflaslardaki artış artarak devam ediyor.

2025 yılında iflas sayısı biraz daha arttı, 573 şirkete ulaştı. Yıllık artış hızı ise %29 oldu
İflas kararlarının yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre 2025 yılında toplam 33 bin 270 şirket kapanmış, esnaf tarafında ise günde ortalama 330 iş yeri faaliyetlerini sonlandırmış.

Türkiye’de iflaslardaki artışın nedenleri; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı olarak görülüyor.

Sayıları az da olsa, şirket iflaslarında bizden daha kötü ülkeler de var.
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28’inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya çıktı. Rapora göre, 2025 yılında Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede, 627 bin 575 şirket iflas etti.
2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında,
Arjantin, yüzde 65 artışla ilk sırada.
Yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong’u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41’lik artışla İsviçre takip etti. 2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD’de ise, geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alması,
İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının artırdı
Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”, iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu. Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Türkiyede durum bunun tam tersi. Bizde gıda ve enerji fiyatları düşmediği için şirket iflasları daha da artacaktır

Raporda ayrıca, sektörel anlamda şu analize yer verildi: “Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor.

Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.

Jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edecektir.

Şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor.
Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.

Enerji fiyatlarındaki anormal artış, kontrolden çıkan ve artmaya devam eden enflasyon, dövizdeki dalgalanmalar ve piyasalardaki belirsizlik Türkiye’de şirket iflaslarının 2026 yılında da artmasına neden olacaktır.

İlyas Erbay