Karabük Postası tarafından
02 Ocak, 2015 09:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kastamonu’da “Mekke’nin Fethi ve SEYYİD AHMET ARVASİ” Anma Programı Düzenlendi

KASTAMONU Ülkü Ocakları, Mekke’nin fethi, Hz. Hasan’ın şehadeti, Sarıkamış şehitleri, eğitimci-sosyolog ve mütefekkir Seyyid Ahmet Arvasi için anma programı düzenledi. İl Başkanlığı binasında gerçek leştiren anma programında, Kastamonu Ülkü Ocakları İl Başkanı Resul Köprülü, Küre Belediye Başkanı Kamil Aydınlı, Türk Sağlık-Sen İl Başkanı Cen giz Büyükkapucu, Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Burhan Baltacı ve çok sayıda öğrencilerle vatandaşlar katıldı. Program öncesinde konuşan Kastamonu Ülkü Ocakları Başkanı Resul Köprülü, 31 Aralık’ta Hıristiyanların bayramı olan yılbaşını idrat etmek için burada bulunmadıklarını belirterek, “Allah’ın izniyle bunlar bizlerden uzaktır. Bizlerin, bugün bir araya gelme sebebimiz; Mekke’nin fethidir, Hz. Peygamberimizin gözünün nuru Hz. Hasan’ın şehadetidir, 100 yıl önce Sarıkamış’ta soğuğa, ayaza ve işgale karşı mücadele eden şehitlerimizdir. Bugün burada olmamızın sebebi, Ülkücü Hareket’in en önemli mütefekkirlerinden biri olan, ömrü çilerlerle, mücadeleyle geçen 21. yüzyılın Yesevisi Seyyid Ahmet Arvasi’dir” dedi. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de Noel’in kutlandığını hatırlatan Köprülü, “Bizde istedik ki, Kastamonu Ülkü Ocakları olarak yarınlarımızın teminatı olan siz gençlerimizi bu akşam günahlardan, haramlardan, kötü işlerden uzak tutalım ve manevi değer yargılarımıza sahip çıkalım. Mekke bizler Noel kutlayalım diye fetih edilmedi, Hz. Hasan bizler Hıristiyanlaşalım diye şehit olmadı, Sarıkamış’ta şehit olan kahramanlar bizler alkol, kumar, zina, sapkınlık edelim diye canlarını vermediler, Seyyid Ahmet Arvasi hazretleri bizler milli ve manevi değerlerden uzak yaşayalım diye bunca çileye talip olmadı. Arvasi Hoca o zindanları, o çileleri bizler bu kutlu davaya sahip çıkalım diye göze aldı. Müslüman Türk gençleri olarak bugün mukaddesatımıza, milli ve manevi değer yargılarımıza, davamıza sahip çıkacağız. Çağın Ebu Cehilleri, çağın Nemrutları, çağın Firavunları, çağın haram yiyicileri pusudadır. Bizleri tuzaklarına çekmek en büyük arzularıdır. Bunlara karşı uyanık ve dikkatli olmak zorundayız. Bizler dünyaya geldiğimiz zaman yalnız ve çıplak olarak dünyaya geliriz. İki metre kundak bezi ile beleniriz. Yüce Allah’ın bizlere takdir ettiği ömrü yaşar ve sonrada yalnız ve çıplak olarak ölürüz. Dört metre kefen bezi ile kefenleniriz. Önemli olan, kundak bezinden kefen bezine geçen zamanı Müslüman Türk gencine yakışır bir şekilde tamamlamaktır. İnanın ve iman edin zafer, Allah’a inanan ve Türklük için mücadele edenlerindir” diye konuştu. Köprülü, bu vesile ile Bedir şehitlerini, Uhut şehitlerini, Kerbela şehitlerini, Çanakkale, Sarıkamış şehitlerini, teröre kurban verilen şehitleri, ülkücü şehitleri ve Türk-İslam ülküsünün mütefekkiri, gönül, fikir ve dava insanı olarak tanınan rahmetli Seyyid Ahmet Arvasi hocayı rahmet ve şükranla andıklarını söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Kasım, 2025 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Dere yataklarına mesken atık ve moloz dökülüyor

Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Gümeli ile Geçmiş altı mevkileri ortasındaki dere yatakları, etraf kirliliğine sahne oluyor. Çam ve meşe ağaçlarıyla kaplı ormanlık alanın doğal hoşluğu, denetimsiz formda dökülen binlerce ton mesken atığı ve moloz nedeniyle her geçen gün tahrip ediliyor.
Gümeli-Geçmiş altı deresi boyunca inşaat hafriyatlarının gelişi hoş boşaltıldığı tez edilirken, bu durum hem vatandaşların hem de çevrecilerin büyük reaksiyonunu çekti. Geçmişaltı’nda yaşayan Hüseyin Kumuz, dere yatağının muhafaza alanı statüsünde olduğunu hatırlatarak sert sözlerle reaksiyon gösterdi:
"Bu alanın şahıslara yahut firmalara bu formda kullanım hakkını kim veriyor, bilmiyoruz. Dere yataklarına yığılan bu molozlar bilhassa yağışlı havalarda dereye akıyor, birikmelere ve ilerleyen süreçte taşkınlara sebep oluyor. Buna göz yumulması kabul edilemez."
Kumuz, yetkililerin kontrol zafiyetine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Türkiye’nin hiçbir yerinde dere ve çay yataklarına mesken atığı ve moloz dökülmez. Valilik ve ilgili kamu kurumları kontrollerini artırmalı, cezalar yükseltilmeli. Şayet caydırıcı yaptırımlar uygulanmazsa bunu yapanlar moloz döküm alanlarına gitmeyip atıklarını buraya taşımaya devam eder. Üstelik akşam saatlerinden sonra hiçbir yetkiliye ulaşamıyoruz."
Vatandaşlar, bölgenin süratle yok olmasına neden olan bu kirliliğin bir an evvel durdurulmasını ve sorumlular hakkında süreç yapılmasını istedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin