Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Ekim, 2024 20:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Kastamonu’da bandrolsüz 150 kilogram tereyağı ile 750 kilogram burgulu peynir ele geçirildi

Kastamonu’da Şehirlerarası Otobüs Terminali görevlilerince bandrolsüz şekilde kaçak olarak şehre getirilen bin 150 kilogram tereyağı ile 750 kilogram burgulu peynir ele geçirildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından ele geçirilen ürünlere el konuldu.
Kastamonu Şehirlerarası Otobüs Terminalinde görevli ekipler, otogar içerisinde denetim yaptıkları sırada siyah poşet içerisinde otobüsten indirildiği belirlenen tereyağı olduğunu fark etti. Ekipler, yaptıkları incelemede tereyağının bandrolsüz bir şekilde kaçak olarak otobüsle getirildiğini tespit etti. Ekipler daha sonra durumu Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Şehirlerarası Otobüs Terminaline gelerek bandrolsüz bir şekilde kaçak olarak getirilen ürünlere el koydu. Yapılan tartımda Osmaniye’den Kastamonu’ya otobüsle getirilen toplamda bin 150 kilogram tereyağı olduğu tespit edildi. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, kaçak ve soğuk zincirine uyulmadan getirilen tereyağlarına el koydu.
Öte yandan, Şehirlerarası Otobüs Terminali görevlilerince 2 gün önce de hijyen kurallarına uyulmadan bandrolsüz bir şekilde plastik kaplara konulmuş vaziyette burgulu peynir ele geçirdi. Tespit üzerine Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince peynirlere el konuldu. Bandrolsüz ve kaçak olarak Kastamonu’da üretilen 750 kilogram burgulu peynirin, otobüslerle İstanbul’a gönderileceği öğrenildi.
Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, tereyağı ve peynirleri pazarlayacak olan şahıslar hakkında Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Şubat, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

KBÜ’de “Nübüvvetin İspatı” söyleşisi gerçekleştirildi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Nübüvvetin İspatı" konulu programda konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt yer aldı.
Söyleşiye çok sayıda öğrenci ile akademik ve idari personel katılırken, programda İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri çeşitli başlıklar altında ele alındı.
Açılış konuşmasında Yeşilyurt, bu tür programların dini meseleleri anlamak ve sorgulamak adına önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti. Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatı ve ortaya koyduğu mesajın tarihi ve ahlaki yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yeşilyurt, peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi değil, insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına da geldiğini söyledi.
Mağara hadisesine değinen Yeşilyurt, zorlu şartlar altında gösterilen teslimiyet ve kararlılığa dikkat çekerek, "Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ." sözünü aktardı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını belirten Yeşilyurt, toplum tarafından "El-Emin" olarak nitelendirildiğini hatırlattı ve Hz. Aişe’nin "O’nun ahlakı Kur’an’dı." sözünü paylaştı.
Konuşmasında iman kavramına da değinen Yeşilyurt, "Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır." ifadelerini kullandı.
Söyleşi, katılımcıların sorularının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin