Kastamonu’da “4. Muhammed İhsan Oğuz Araştırma Ödülleri” sahiplerini buldu - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Ekim, 2023 12:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu’da “4. Muhammed İhsan Oğuz Araştırma Ödülleri” sahiplerini buldu

Kastamonu Üniversitesi Muhammed İhsan Oğuz Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinesinde Muhammed İhsan Oğuz IV. İlahiyat Araştırmaları Tez Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu.

Muhammed İhsan Oğuz Vakfı ile Kastamonu Üniversitesi Muhammed İhsan Oğuz Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Gerçekleştirilen ödül töreninin ilk bölümünde Prof. Dr. Metin Yurdagür’ün yönettiği “Muhammed İhsan Oğuz ve Tasavvuf İlmi” isimli panel, 23 Ekim 2023 tarihinde Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç salonunda gerçekleştirildi. Programda, 2023 yılında 52’si yüksek lisans 56’sı doktora tezi olmak üzere toplamda 108 tezin başvurduğu yarışmada, yüksek lisans ve doktora tezleriyle dereceye giren araştırmacılara ödülleri verildi.

Ödül törenine Vali Meftun Dallı, AK Parti Kastamonu Milletvekilleri Av. Halil Uluay ve Av. F. Serap Ekmekci ile AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcı, Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ve protokol üyeleri katıldı.

Zenginlerin oluşturduğu vakıfların, kimlerin bina yaptırdığını kimilerinin de bilim üretmek için destek verdiğini belirten Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Muhammed İhsan Oğuz’un hem bilim hem hayırlı evlat bırakarak topluma katkı sağladığını ifade ederek, yaptığı çalışmalar ile ödül alan, başvuru yapan, öğrencilere danışmanlık yapan herkese ve desteklerinden ötürü vakıf yöneticilerine teşekkür etti.

“Üniversitemizin akademik başarılarını onurlandırarak ve ödüllendirerek ilmi çalışmaları desteklemek ve yaygınlaştırmak istiyoruz”

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise, Kastamonu Üniversitesinin Türkiye’deki genç üniversiteler arasında yer aldığını belirtti.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, “İslam dini, insanı ilme, öğrenmeye, üretmeye teşvik etmede oldukça hassas davranıyor. Oku, Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak” dan yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir” ayetini hatırlattı.

Kastamonu Üniversitesi’nin, sahip olduğu güçlü ve idealist akademik kadrosu ile düşünen, araştıran ve sürekli daha iyisine ulaşmayı hedefleyen bir anlayışla bilimsel faaliyetlere devam ettiğini söyledi.

Kastamonu Üniversitesinin akademik başarıları onurlandırarak, ödüllendirerek ilmi çalışmaları desteklemek ve yaygınlaştırmak arzusunda olduğunu söyleyen Rektör Topal, Muhammed İhsan Oğuz İlahiyat Araştırma Ödülleri’ne layık görülen çalışmaları gerçekleştiren ilim adamları ve danışman öğretim üyelerini tebrik etti.

Rektör Topal, ödül alan bilim insanlarının heyecan, gayret, gurur ve başarılarının ülke geleceği adına ve tüm insanlığa faydalı olma isteğinin devam etmesi temennisinde bulundu.

Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Galip Vidinlioğlu da, Filistin’de şehit olan insanları andı.

Başkan Vidinlioğlu, Türkiye Cumhuriyet’in dünyada mazlum insanların yanında olduğunu hatırlatarak Filistin’e destek verilmesi gerektiğini hatırlattı.

AK Parti Kastamonu Milletvekili Av. Halil Uluay ise, insanların din adına öldürüldüğünü söyleyerek, bu ölümlerin ise dünya tarafından sessizce izlendiğine dikkat çekti.

Bilim adına yapılan tüm çalışmaların dünya barışına katkı sağlayacağını ifade eden Uluay, bilimsel çalışmaların devamlılığı temennilerinde bulundu.

“Kaza ve kader anlayışı, tam algılandığında toplumlar yükselir”

AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcı, üniversitelerin toplumla birleşmesi ve üniversitelerin toplumun sorunlarına çözüm üretmesinin gerektiğini kaydetti.

Günümüzde Gazze’den Yemen’e İslam coğrafyasında İslam anlayışının özüne ulaşılamadığından insan kanının aktığını hatırlatan Katırcı, kaza ve kader anlayışını tam algılandığında, kaza kader anlayışını kendi yaşantısında doğru uygulayan bireylerin ve toplumların yükseleceğini söyledi.

“Türkiye genelinde kabul edilen 79 projeden 24’ünün Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden olması ciddi bir başarı”

Vakıf adına konuşan Muhammed İhsan Oğuz Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet İhsan Oğuz ise, bu tür çalışmalara her zaman destek verdiklerini ifade ederek, İlahiyat fakültesinin, TÜBİTAK’ın 2209-A Lisans Öğrencilerini Destekleme Programı’nın 2023 ilk dönem sonuçlarına göre 24 proje ile 1. sırada yer aldığını kaydetti.

Oğuz, “Hitit üniversitesi ise 14 proje ile 2. sırada yer almıştır. TÜBİTAK’ın ilahiyat alanında Türkiye genelinde 79 projeyi kabul ettiği düşünülürse bunun 24’ünün Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden olması ciddi bir başarıdır. Bu büyük başarıyı da huzurlarınızda tebrik ediyoruz. Vakıf olarak “Muhammed İhsan Oğuz” konulu her türlü ilmi çalışmayı destekleyeceğiz” diye konuştu.

Konuşmaların ardından “Muhammed İhsan Oğuz IV. İlahiyat Araştırmaları Tez Yarışması”nda yüksek lisans ve doktora tezleriyle başarılı olan akademisyenlere ödülleri, etkinliğe katılan protokol üyeleri tarafından verildi.

Programın devamında, yarışmanın bilim kurulu üyelerine ile “Muhammed İhsan Oğuz ve Tasavvuf İlmi” isimli panelde yer alan tebliğcilere plaketleri verilirken, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne yüksek puanla giren 10 öğrenciye başarı belgeleri takdim edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
17 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 16.04.2026 15:54
0
0

KARABÜK’Ü KORKUTAN DEPREM RİSK ANALİZİ

Türkiye’nin aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya hattı üzerinde yer alması, birçok şehir gibi Karabük’ü de ciddi risk altında bırakıyor. Uzmanlara göre, 1. derece deprem bölgesinde bulunan Karabük’te yapı stokunun büyük bölümü olası bir deprem karşısında yetersiz

Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alırken, ülkenin büyük bölümü yüksek deprem riski altında bulunuyor. AFAD tarafından güncellenen deprem tehlike haritaları, bölgelerin yer ivmesi değerlerine göre risk seviyelerini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin sismik hareketliliğini başlıca üç ana fay hattı belirliyor: Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hatları. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Karadeniz Bölgesi’nin güney sınırını oluşturarak Düzce’den Erzincan’a kadar uzanan geniş bir hat boyunca etkisini gösteriyor. Ayrıca Karadeniz kıyı şeridinde yer alan Karadeniz Bindirme Fayı da bölge için dikkat çeken bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Karabük’ü doğrudan etkileyen en önemli sismik unsur, Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu fay hattı, Karabük’ün yakın çevresinden geçerek Düzce, Bolu ve Çankırı üzerinden uzanıyor ve Türkiye’nin en aktif kırıklarından biri olarak biliniyor. Özellikle Karabük Merkez, uzmanların dikkat çektiği riskli yerleşim alanları arasında öne çıkıyor.

TARİHSEL DEPREMLER UYARIYOR

Karabük’ün deprem gerçeği, geçmişte yaşanan büyük felaketlerle de sabit. 1 Şubat 1944’te meydana gelen 1944 Gerede–Çerkeş Depremi, bölge tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 7.4 büyüklüğündeki deprem; Gerede, Çerkeş ve Bolu’nun yanı sıra Karabük ve Eskipazar’da da büyük yıkıma yol açtı. Yüzlerce bina yıkılırken, çok sayıda insan hayatını kaybetti.

O dönemde genç bir yerleşim olan Karabük’te özellikle fabrika sahası, mahalleler ve köyler ağır hasar aldı. Eskipazar’da vadilerin çökmesi ve kerpiç yapıların büyük bölümünün yıkılması, depremin şiddetini gözler önüne serdi.

ESKİ YAPILAR BÜYÜK TEHDİT

Aradan geçen yıllara rağmen Karabük’teki yapı stokunun önemli bir kısmı hâlâ eski ve dayanıksız. Kentte özellikle 60-70 yıllık binaların yaygın olduğu, bu yapıların günümüz deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre mevcut binaların yaklaşık yüzde 70’i güçlü bir depremde ayakta kalamayabilir.

Karabük’ün il oluşundan bu yana geçen sürede hızlı bir büyüme yaşansa da, bu gelişimin yapı güvenliği açısından aynı ölçüde ilerlemediği ifade ediliyor. Bugün resmi olarak 1. derece deprem bölgesi olan kentte, eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapılar ciddi risk oluşturuyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART

Karabük’te hızlı kentleşmeye rağmen yapı güvenliğinin aynı ölçüde gelişmediğine işaret eden uzmanlar, acil ve kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Kullanım ömrünü tamamlamış binaların yenilenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden uzmanlar  geçmişte yaşanan acı tecrübelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, deprem gerçeğine karşı alınacak önlemlerin ertelenmemesi çağrısında bulundu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin