Reklam
Reklam
kastamonu universitesinden cezayir heyetine egitim 6lPneVsw
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Ocak, 2025 16:22 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu Üniversitesi’nden Cezayir heyetine eğitim

Kastamonu Üniversitesi, Cezayir’deki Kasdi Merbah University of Ouargla idari işçisine yönelik verilen eğitim muvaffakiyetle tamamlandı.

Kastamonu Üniversitesi ile Cezayir’deki Kasdi Merbah University of Ouargla (KMU) ortasında imzalanan ikili iş birliği protokolü çerçevesinde, KMU idari çalışanına yönelik hizmet içi eğitim programı düzenlendi. Eğitimde, yükseköğretimde eğitim sistemlerinin dijitalleşmesi, laboratuvar idaresi, kalite garanti sistemleri, idare sistemlerinin akreditasyonu ve gayeye dayalı idare üzere hususlar ele alındı. Eğitim programının birinci günü, Kastamonu Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı’ndan Doç. Dr. Funda Terzi ve İlahiyat Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Ihab Said İbrahim İbrahim tarafından gerçekleştirilen “Laboratuvar İdaresi, Bakımı ve Yapılan Bilimsel Faaliyetler” başlıklı sunumla başladı. Sunumda, laboratuvar aygıtlarının kullanımı, bakımı ve tahlil süreçleri üzere mevzular ele alındı.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yücel ve İlahiyat Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Ihab Said İbrahim İbrahim, “Hedefe Dayalı Yönetim” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. İştirakçiler, maksat odaklı idare sistemlerinin temel bileşenlerini ve faaliyetlerin amaçlarla bağını ayrıntılı formda öğrenme fırsatı buldu.

Bilgi Süreç Daire Başkanlığı’ndan Murat Yayla ve İlahiyat Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Ahmed Nureddin Kattan, “Eğitim Sistemlerinin Dijitalleşmesi” bahisli bir sunum yaptı. Sunumda, dijitalleşmenin tarihi, Kastamonu Üniversitesi’nde kullanılan sistemler ve dijitalleşmenin eğitim üzerindeki tesirleri ele alındı.

Eğitimin son gününde Kalite Koordinatörlüğü’nden Öğretim Vazifelisi Ayça Parıltı Aydoğan ve Dr. Öğretim Üyesi Ahmed Nureddin Kattan’ın “Üniversitemizdeki Kalite Süreçleri” başlıklı sunumuyla tamamlandı. Sunumda, kalite süreçlerinin uygulanması ve takibi ile ilgili bilgiler aktarıldı. İştirakçiler, Kastamonu Üniversitesi’nin kalite süreçlerinden etkilendiklerini ve bu alanda iş birliği yapmayı istek ettiklerini belirtti.

Orogramın son gününde iştirakçilere sertifikaları takdim edildi. Sertifika merasimine Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Dış Bağlantılar Genel Koordinatörü Doç. Dr. Mustafa Öztürk Akcaoğlu ile akademik ve idari işçi katıldı. İştirakçiler, varlıklı içerikli bu eğitim programından duydukları memnuniyeti lisana getirerek, iş birliğinin devam etmesi temennisinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
17 Mayıs, 2026 14:38 tarihinde yayınlandı
0

İDDİA EDİYORUM, TOPLAYIN BİR SALONDA, ÖNLERİNE KAĞIT KALEM KOYUN…

Ön seçim demokrasinin gereği iken, CHP ısrarla ve yıllarca, Millet Vekili ve Belediye Başkanı adaylarını Genel Merkezde (PM de) belirledi. Çoğunlukla da genel başkan bu isimlere, biraz da etki altında kalarak tek başına karar verdi.
Halkın tepkisine rağmen, CHP seçmeninde karşılığı olmayan isimler aday gösterildi.

2015 yılına kadar bazı illerde kısmen de olsa bir ön seçim yapılıyordu. 2015 tarihinden itibaren ön seçimi tamamen kaldıran Kılıçdaroğludur. Millet vekili ve belediye başkanlarını atama usulü ile aday gösteren ve seçtiren de bu zat’ı muhteremdir. O dönemlerde attığı tohumların buğün meyvesini verdiğini görmekten kimbilir nasıl da mutludur şimdi.

Mersin’de 5. Sıradan CHP den milletvekili olan, sonra AKP ye geçen tipi hatırlayın. TV lerde günlerce ben yörüğüm, şöyle yiğidim böyle yiğidim diye ortalığı inletiyordu. Bu yiğidi(!) , Topuklayan Efe Özlem Çerçioğlunu, Burcu Köksalı ve CHP ye ihanet eden daha bir çok ismi vekil yapan, belediye başkanı seçtiren Kılıçdaroğludur. Gerçek Kemalistleri, CHP nin öz evlatlarını partiden ihraç eden de bu beyefendidir.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana biri büyükşehir, biri il, 12’si ilçe, ikisi belde olmak üzere CHP’li 16 belediye başkanı AKP’ye geçti.

Yıllarca, belediye başkanı ve milletvekili adayları parti genel merkezinde değil, bölgelerinde ön seçimle belirlersin diye yırtındık. Önseçimler sadece delegelerin değil o ildeki bütün parti üyelerinin katılımıyla yapılmalıdır. CHP önseçim yapmadan bu tür atamalar yaparsa daha böyle çok ihanet yaşar.

CHP yönetimi yaşananlardan ders çıkartarak, gerekli tüzük değişikliğini ilk kurultayda yapmak zorunda.
Sırf partiye bağış yaptığı için ne idüğü belirsiz isimlerin garanti yerlerden aday gösterilmesi yanlışından da dönülmeli.
Bu uygulama CHP de yeni değil.
Önder Sav’ın partide hakim olduğu yıllarda da vardı.

Değerli dostum, yarım asırlık CHP li, emekli askeri hakim Mustafa Necati Nalıncı ne güzel hatırlatmış; “Genel seçimlerde ECEVİT liderliğindeki CHP’nin birinci parti olduğu iki seçim 1973 ve 1977 genel seçimleridir. Bunların ilkinde CHP, yüzde 33.3 oy ve 185 vekil, ikincisinde ise yüzde 41.4 oy ve 213 vekil çıkarmasına rağmen tek başına iktidar olamamış ve ikincisi AP’ den istifa eden 13 vekile bakanlık verilmesiyle oluşan kısa süreli iki kez koalisyon hükümeti kurmuştur.
1973 ve 1977 seçimlerinde CHP’den seçilen 398 vekil önseçimden gelmişti. Bunlardan biri bile maddi onca teklife rağmen başka bir partiye geçmedi. Oysa bu süreçte AP’den seçilen başta Hilmi İŞGÜZAR, Mete TAN ve Tuncay MATARACI olmak üzere 14-15 vekil partilerinden istifa etmişler ve bakan olup ECEVİT hükümetine destek vermişlerdi.
Önseçimden gelen bir vekilin parti değiştirmesi çok zordur. İstese de kolay kolay bunu yapamaz. Ona oy veren binlerce delegeden çekinir. Bunların oyuyla vekil olan biri partisinden ayrılıp hele tam karşıt bir partiye geçerse sokakta bile yürüyemez. Adamın yüzüne tükürürler. Dünyayı ona zindan ederler. Yani böyle seçilen birinin hem aidiyet duygusu çok yüksektır, hem de hesap vermek zorunda olduğu binlerce kişinin manevi baskısı vardır.
Ayrıca, ön seçim demokrasinin gereğidir.” diyor.

Bundan sonraki mahalli ve genel seçimlerde adaylar şimdiki gibi belirlenecekse, daha böyle çok ihanetler yaşanır. Özellikle kararsız seçmenin CHP’ ye güven konusunda ciddi tereddütleri olur. Bu şekilde de iktidar olunamaz. 31 Mart 2024 seçimlerinde alınan yüzde 37.7 oy şu an 30′ lar seviyesine bu yüzden inmiştir.

Siyaset mühendisliktir. Her detay ince ince hesaplanmak zorundadır. Siyasette hataya yer yoktur.

CHP’nin kurucu değerleri, Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlenen ve Altı Ok (Altı İlke) olarak ifade edilen Kemalizm ideolojisinin temel sütunlarına dayanır. Bu değerler; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık (reformizm) olarak sıralanır.
Bu değerler, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’e uzanan tarihsel mirasın ve çağdaşlaşma vizyonunun temel yapı taşları olarak kabul edilir.

İDDİA EDİYORUM !

CHP nin Milletvekillerini, Belediye Başkanlarını, hatta parti yönetimindekileri toplayın bir salonda. Girişte cep telefonlarını alın ellerinden. Önlerine kağıt kalem koyun. CHP nin kuruluş değerleri olan bu 6 ilkeyi yazmalarını isteyin.
Yarıdan çoğu doğru düzgün yazamaz.

CHP ülkenin kurucu partisidir tam 103 yıl önce Atatürk ve arkadaşları tarafından “Halk Fırkası” ismiyle kurulmuş, 1935 yılında “Cumhuriyet Halk Partisi” ismini almıştır.
1927 Kongresinde Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Laiklik ve Milliyetçilik ilkeleri kabul edildi.
1931 Kongresinde Devletçilik ve İnkılapçılık ilkelerinin eklenmesiyle ilkeler “altı ilke” halini aldı.
5 Şubat 1937 tarihinde yapılan değişiklikle bu 6 ilke resmî olarak Anayasa’ya girdi.

Partinin yol haritası, kılavuzu bu temel ilkelerde belirlenmiştir. CHP kurucu değerlerine sıkı sıkı sarılmak zorundadır, Kuvai milliye ruhunun partide tekrar hakim kılınması zorunludur. Bu partide bu ruhu taşımayan insanlara yer yoktur.

Benden söylemesi, menfaat arsızları temizlenmeden, parti özüne dönmeden iktidar mümkün değil!

İlyas Erbay