Ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan projeyle Kastamonu’da atmosferik polen ve sporları inceleyecek.
TÜBİTAK 1001 Programı çerçevesinde “Kastamonu İlinin Farklı İklim Bölgelerinde Yer Alan Merkez, İnebolu ve Tosya İlçelerine Ait Atmosferik Polen ve Sporların İncelenmesi” başlıklı proje kabul edilerek, 3 yıl süreyle 1 milyon 250 bin TL destek almaya hak kazandı.
Ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı ve Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Talip Çeter’in yürütücü olduğu projede, Kastamonu Üniversitesi Fen Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Barış Bani, Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney, Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Dr. Öğretim Üyesi Nazlı Erol ve Dr. Öğretim Üyesi Celal Demir araştırmacı olarak yer alıyor. Ayrıca biyoloji bölümünden doktora öğrencileri Serhat Karabıçak ve Oktay Bıyıklıoğlu ile bir yüksek lisans öğrencisi kursiyer, projede görev alacak.
Desteklenen proje ile Kastamonu’da farklı iklim bölgelerinde yer alan Merkez, İnebolu ve Tosya ilçelerinin atmosferik polen ve sporların incelenmesi, bunların meteorolojik faktörlere göre değişimlerinin belirlenmesi ve alerji hastaların yaşam kalitesine etkilerinin tespit edilmesi hedefleniyor. Çalışma ile İnebolu ve Tosya ilçelerinin atmosferik polen ve sporları ilk kez tespit edilmiş olacak. Ayrıca bu çalışma, Türkiye’de otomatik polen sayım cihazının kullanıldığı ilk çalışma olacak.
Kastamonu atmosferindeki alerjik etkilere sahip polen ve sporların yoğunluklarını gösterecek şekilde hazırlanacak polen ve spor takvimlerinin oluşturulması ile hassas bireylerin alerjik semptomlardan kaçınmalarına destek olacak bu çalışma ile ayrıca Kastamonu ormanlarındaki önemli türlerin polinasyon dönemleri belirlenerek Kastamonu Üniversitesi ihtisaslaşma çerçevesindeki çalışmalarına da katkı sağlanacak. Bunun yanı sıra, atmosferdeki bitki patojeni mantarların spor yoğunluklarının ve yıllık takvimlerinin belirlenmesi sayesinde hem orman zararlısı mantarlar ile mücadelede hem de zirai mücadele konusunda ilgili kuruluşlara önemli bir kaynak veri oluşturulmuş olacak.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, ihtisaslaşma sahası ile ilgili projede ve çalışmada yer alan akademisyenleri ve öğrencileri tebrik ederek, destekleri için Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve üyelerine teşekkür etti. Rektör Topal, proje çalışmalarında kurumlarını teşvik eden yaklaşımlarından dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’a da teşekkürlerini iletti.


Kastamonu Üniversitesi, atmosferik polen ve sporları inceleyecek
Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”
Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.
Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.
Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.
Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.
Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.
Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.”

